YAZILAR

cc

28 Kasım 2017 Salı

AŞKIN İLE TAŞKIN

(4.Bölüm)
.

-- Benim evliliğim mi?

-- Evet..Sizin evliliğiniz nasıl gidiyor?

-- ŞAHANE!...SÜPER!...Bundan daha iyi gidemez!..35 senedir evliyim..Benim evliliğim,karımla ilişkim,örnek olacak,örnek alınacak bir ilişkidir...Otuzbeş senedir karımla bir kez olsun bile kavga etmedik...Birbirimizi kıracak,incitecek tek bir kötü söz söylemedik..Karşılıklı anlayış içinde yürütüyoruz evliliğimizi..Birbirimize aşığız,birbirimize ilham veriyoruz..

-- Görüyo musun Taşkın?..Biz daha ondört senelik evliyiz,birbirimize girdik,doktor bey otuzbeş senedir halakarısına aşık...

-- Sadece ben değil,o da bana aşık...Bakın ne yapacağım?..Bunu size şimdi göstereceğim...Şimdi karımı arayacağım,sevgili karımla,ruh eşimle,otuzbeş senelik hayat arkadaşımla,sizin önünüzde örnek olacak küçük bir sohbet yapacağız..Bunu da tedavinin bir parçası olarak görün,bundan ders çıkarın,örnek alın...

-- Tamam doktor bey,çok seviniriz...

-- Allah Allah,merak ettim şimdi...

(Doktor,telefonla karısını arar..)

-- Arıyorum sevgili karımı....Sesini mikrofona veriyorum....İyi dinleyin.Örnek alın...

"Alooo!..Karıcığıım?...(Telefondan gelen karısının sesi sert ve öfkelidir)

-- NE VAR HAYRİ!?

-- Karıcığım,nasılsın?..

-- Bana mı soruyosun Hayri???

-- Tabii ki sana soruyorum karıcığım...İşyerimdeyim hayatım...Şu anda evliliklerinde sorun yaşayan genç bir çiftle terapi seansındayım...Onlara bizden ve evliliğimizden sözettim,örnek olması için,seninle küçük tatlı bir sohbet yapmak istiyorum..

-- KÜÇÜK TATLI BİR SOHBET??

-- Evet..

-- BENİMLE??

-- Evet..

-- HAYRİ SEN KAFANI BİYERE Mİ VURDUN??

-- Niye karıcığım??

-- ALLAH SENİN BELANI VERSİN HAYRİ!.

-- Niye karıcığım?..

-- ULAN PEZEVENK!...DAHA İKİ GÜN ÖNCE KAVGA ETMEDİK Mİ??..BENİM KAFAMA SANDALYE FIRLATMADIN MI??..BOŞAYACAĞIM ULAN SENİ DİYE BAĞIRIP,KAPIYI ÇARPIP GİTMEDİN Mİ?!.

-- Karıcığım..."Küçük tatlı bir sohbet..." Arkadaşlar bizi dinliyor,sesini mikrofona verdim...

-- GELİRSEM ORAYA,O MİKROFONU SOKARIM Bİ TARAFINA!!..SEN BENİMLE DALGA MI GEÇİYORSUN??..ALLAH BELANIVERSİN SENİN!..NEFRET EDİYORUM SENDEN!..

-- Karıcığım sesin gelmiyor,tünele giriyoruz,kapatıyorum...(Kapatır)

(Bir süre sessizlik olur..Aşkın'la Taşkın,şaşkın...)

(Sonra Taşkın...)

-- Doktor bey...Afedersiniz ama...Ben mi yanlış anladım?...Yoksa karınız size "Pezevenk" mi dedi?..

-- Yok canım,olur mu öyle şey?..Siz yanlış anlamışsınız...Benim karım Azeri kökenli...Azeri dilinde Pezevenk, "Önemli insan,değerli insan" demek...Yani karım bana "Sen benim için önemlisin,değerlisin" demek istedi..Biz evde birbirimize hep "Pezevenk" deriz...

-- Ama doktor bey,bize hiç öyle gelmedi..Sanki karınızla aranızda ciddi bir sorun varmış gibi geldi,öyle değil mi Taşkın?

-- Evet,bence de...Sorun ne doktor bey?

-- Önemli bişey değil...Bu kadar uzun süren evliliklerde arada bir küçük anlaşmazlıkların yaşanması doğaldır...Önemli olan,sorunlardan kaçmamak,konuşarak,anlaşarak,birlikte bir çözüm bulmak...

(Doktorun sekreteri girer)

-- Doktor bey,karınız telefonda...

-- Ne istiyor yine?...Buraya bağla kızım...

-- Peki doktor bey...

(Karısının sesi duyulur..)

-- ALOOO?..HAYRİİİ!..NİYE İKİ GÜNDÜR EVE GELMİYORSUN??..SOKAKLARDA MI YATIP KALKIYORSUN,NERDE KALIYORSUN?..İNŞALLAH GEBERİP KALIRSIN BİYERDE!..UMURUMDAYDI SANKİ?..BOŞANMAK İSTİYORSAN,BENİM İÇİN HİÇ FARKETMEZ!...KONUŞSANA ALLAHIN BELASI,CEVAP VERSENE,DİLİNİ Mİ YUTTUN??!..

-- GELMEYECEĞİM EVE HAYRİYE!..ŞEYTAN GÖRSÜN SENİN YÜZÜNÜ!..CANIN NE İSTİYORSA ONU YAP!..ANNENİN EVİNE Mİ GİDECEKSİN,DEFOL GİT NEREYE GİDECEKSEN,ANANIN EVİNE KADAR YOLUN VAR!!..

(Telefonu sertçe,kızgın kapatır,sonra hiçbişey olmamış gibi hastalarının karşısına oturur,onları tedaviye devam eder)Ne diyordum?..Evlilik kutsal bir müessesedir..Eşlerin birbirlerine sevgiyle,saygıyla,anlayışla yaklaşmaları gerekir...Birbirlerini incitecek,kıracak sözler söylememeleri,aralarında sevgi diliyle bir köprü kurmaları gerekir...

(Yerinden hızla kalkar,kapıya gider,sekreterine...)

BANA BAK,Bİ DAHA KARIM ARARSA,TELEFONU BAĞLAMA!..SKTİRSİN GİTSİN NEREYE GİDECEKSE!.AVUKATA MI GİDECEK,MAHKEMEYE Mİ GİDECEK,ÇOK UMURUMDAYDI SANKİ!.

(Yeniden,hiçbişey olmamış gibi hastalarının karşısına geçer,sakince tedaviye devam eder)
                                     
Ne diyordum?..Sevgi herşeydir...Eşler,bizim varlığımızın bir parçasıdır...Hayat,onlarla anlam kazanır..Biz onlarsız yapamayız...

(Yine,hızla,kızgın kalkar,kapıya gider,sekreterine..)

BENİM AVUKATI ARA,BOŞANMA İŞLEMLERİNE BAŞLASIN!.UĞRAŞAMAM ARTIK, BURAMA KADAR GELDİ!...

O BLUZUNU DA YUKARI ÇEK BAKAYIM!...ÇEK ÇEK ÇEK,İYİCE ÇEK,MEMELERİNİ KAPAT,ÇATALIN GÖRÜNMESİN!..

(Hastalarının yanına gider,sakince devam eder)

İlişkide özgürlük esastır...Kimse kimsenin kıyafetine,üstüne başına,kaşına gözüne karışmamalı...Ortak hayatın dışında,her iki tarafın da,kendilerine ait özgürlük alanları olmalı.Her iki taraf da birbirlerinin özgürlük alanlarına saygı göstermeli...

-- Sorun nedir doktor bey?

-- Sorun,sizin aranızda bir sevgi dili olmayışı..Herşeyden önce aynı dili konuşmanız,ortak bir sevgi dili belirlemeniz gerekiyor..

-- Hayır doktor bey,ben sizi sormuştum..Eşinizle ciddi bir sorun yaşıyorsunuz galiba..

-- Yok Taşkın bey,ciddi bir sorun değil..Aşılmayacak bir sorun değil..Önemli olan,karşılıklı konuşarak,anlaşarak,sorunların üstesinden gelmek.Avukatı arattım zaten,karşılıklı anlaşır,tek celsede çözeriz sorunu..

-- Boşanacak mısınız karınızdan?

-- Evet.

-- Sebep ne?

-- Çünkü deli!..Delirmiş,kafayı yemiş!..Boşanmazsam,sonunda beni de delirtecek!...

Beni boşverin,sizin aranızdaki şu iletişim sorununu çözelim.

-- Çözeriz onu,acelesi yok,kaç senedir evliydiniz?

-- 35 senedir evliyiz ama bana 70 sene gibi geliyor.

-- Niye?

-- Çünkü ruh hastası benim karım!..İki tane kişiliği var.Her biri 35 seneden,70 sene yapar..

-- Çok mu kötü bi kadın doktor bey?

-- Valla ben de anlamadım ki Aşkın hanım,iyi mi kötü mü?...Bi bakıyorsun melek,bir bakıyorsun şeytan..

Bi melek,bi şeytan..Bi melek,bi şeytan..Bi melek,bi şeytan...Cumartesi-Pazar dinleniyo,pazartesi yine şeytan..

Melek dediğim de,Cebrail değil,Azrail..

-- Nasıl evlendiniz,nasıl buldunuz birbirinizi?

-- Ben bunu Bursa'dan aldım..Bursa'da bizim..

-- Aşkolsun size doktor bey,ne demek "Ben bunu Bursa'dan aldım?.." Toptancıdan elbiselik kumaş mı alıyorsunuz?.Hiç yakıştıramadım size..

-- Ben de yakıştıramadım zaten...Biz Bursa'ya aslında bunun ablasını almaya gittik..Ben ablasını beğenmiştim,ablası daha güzeldi ama biz gittiğimizde ablası evde yoktu,kardeşini aldık geldik..

-- Nasıl yani?..Almaya gittiğin kız evde yoktu,sen de kardeşini aldın geldin??

-- Evet Taşkın bey,öyle oldu..

-- Peki nereye gitmiş ablası?

-- Başkasına kaçmış...Aile çok mahcup oldu tabi..Kalkmışız,Bursa'ya kadar gitmişiz...Boş göndermek istemediler, "Kardeşi var,kardeşini verelim" dediler..Ama o zaman bu daha reşit olmamış,onyedi yaşında..

-- Bi sene beklediniz?

-- Yok,beklemedim,yaşını büyüttük,evlendim..

-- Sevdiniz mi birbirinizi?

-- Sevmez olur muyuz?..İkimiz de genciz,taş gibiyiz,ben yakışıklıyım,o güzel..Açlıktan yeni çıkmışız,köpekler gibi saldırıyoruz birbirimize...Balayımız altı ay sürdü..Balayından döndük,ikimiz de çöp gibiyiz..Ben otuz kilo vermişim,o yirmi kilo vermiş.Uçaktan indik,hafif bi rüzgar esti,ikimiz de yere düştük..

-- Peki nasıl bu hale geldiniz?.Cinsellik bitince,evlilik de mi bitti?

-- Cinsellik bitmez Aşkın hanım..Cinsel hayatımız ölene kadar devam eder..Kaç yaşına gelmiş olursa olsun,her erkek,her kadın,arzulamak,arzulanmak ister..Ama tabi benim yaşlarımda,arzuyu eyleme dökmek kolay olmuyor..

-- Neden?

-- Çünkü artık vücudumun performansı düştü...Tesisler tam kapasite çalışmıyor...Üretim düştü...Ayda bir sefer görüşürsen,öp de başına koy..Sağlık sorunları bi yandan...Sabah kalkıyorum,kolum ağrıyor,akşam yatıyorum,belim ağrıyor..En son,ayıptır söylemesi,karımla sevişirken belim tutuldu..

-- Yapmayın?!

-- Çok afedersiniz,karımın üzerindeyken,aniden belim tutuldu,kitlendim kaldım...Kıpırdayamıyorum...Karım,altımdan sıyrılıp yataktan çıkmak isterken ters bi hareket yaptı,onun da beli tutuldu mu??

-- A-AAA!..

-- Kaldık böyle yatakta üstüste,tost gibi...Kımıldayamıyoruz...Güçlükle uzandım komidinin üzerindeki telefona,oğlanı aradım,iki saat sonra bi çilingir,bi ambulans aldı geldi,rezil olduk...İkimiz de çıplağız..Allahtan ben üstteyim,bitek benim kıçımı gördüler...

-- Artık sevmiyor musunuz birbirinizi?

-- SEVMİYORUM!...NEFRET EDİYORUM!..(Kızgın) ELİMDEN GELSE Bİ KAŞIK SUDA BOĞARIM!...ONUN İÇİN SUYU DA ZİYAN ETMEM,YARIM KAŞIK SUDA BİLE BOĞARIM!!...

-- Ay Taşkııın...Biz de mi böyle olucaz?...Baksana,otuzbeş senede ne hale gelmişler?...Bi de bize evlilik dersi veriyo..Kelin ilacı olsa,başına sürer,başka bi doktora mı gitsek?..

-- Yok yok,endişe etmenize gerek yok..Bunlar herkesin başına gelen şeyler değil..Bu sadece bizim başımıza gelen bişey.Merak etmeyin size bişey olmaz..

-- Kaç çocuğunuz var doktor?..Çocuklarınızla aranız nasıl?...
.

(Devam edecek...)

(Yarın : Doktorun,çocuklarıyla arası nasıl?..)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder