YAZILAR

cc

5 Ocak 2018 Cuma

ÇOCUK ERCAN



ÇOCUK ERCAN..

-- Adın ne senin bakayım?..

-- Ercan..

-- Ercan,kaç yaşındasın?.

-- Sekiz...  

-- Söyle bakalım,büyüyünce ne olacaksın?.

-- Sanane!..

-- Oğlum ne biçim cevap veriyon lan amcaya?? (Çaaat!..)

-- Baba ne vuruyon yaaa?..Ğeeeeeeeeeee...

-- Ağlama...çarım suratına!...

-- Seyit,boşver..

-- Ğeeeeeeeeeeeeee!..

-- Oğlum sus,kırmıyim bi tarafını!..

-- O da o zaman aptal aptal soru sormasın.. Ben nerden bileyim büyüyünce ne olucağmı?.O büyüyünce istediği şeyi olmuş mu?.Büyüyünce istediğimiz şeyi olmak bizim elimizde mi?.              
-- Ulan!..(Çaaat!..)
                                                       
-- Ğeeeeeeeeeeeeeee....

-- Vurma çocuğa Seyit?..Boşver..Zamane çocuğu işte..Ağlama Ercan..

-- Ğeeeeeeeeeeeeeee....

-- Sus lan!.

-- ..........

-- Terbiye edemedim itoğluiti..Yürü eve!..Söyle annene,yemeği hazırlasın,babam da birazdan gelecek de!.

-- Taağaaam...

-- Burnunu siil!...Koluna silme şoğleşşek,koluna silme!..Yürü git!.
                                         
-- Kerata..Kaça gidiyo?

-- Kaça gitmiyo ki...Evde görecen sen bunu..Hergün dövüyorum,bana mısın demiyo,aklına geleni söylüyo...

-- Üzüldüm şimdi yaaa..Keşke sormasaydım,büyüyünce ne olacaksın,diye.Benim yüzümden dövdün çocuğu..

-- Yok yok iyi oldu,ben de gergindim,rahatladım...ÇOCUK ERCAN

-- Ercan??..

-- He?..

-- Gel bakayım buraya!..

-- Buyur baba?

-- (Çaaat!..)

-- Baba ne vuruyon yaaa?...ğeeeeeeeeeeeee.....

-- Babaya "He?" denmez!."Efendim?" denir..Git şimdi oraya!

-- ...ĞEEEEEEEEEEEE......

-- Ağlama,yersin terliği kafana!....Otur oraya!..

-- Ğıııııı....

-- Ercan!.

-- Hee?..

-- Gel lan buraya!...

-- Neee?..

-- (Çaaat!..)

-- Ne vuruyon yaaa?..ĞEEEEEEEEEEE...

-- Ulan biraz önce ben sana he demiyceksin,efendim diyceksin demedim mi??

-- Sen benim babamsın,efendim değilsin!..

-- (Çaaaat!..) İte bak ite..Nası cevap veriyo babasına...

-- ğeeeeeeeeeeee.....

-- Bela mısın ulan sen benim başıma?.Vallahi gebertirim seni!.

-- Gebert...Ne yaşattın ki zaten?.

-- (Çaaat!..)

-- ğeeeeeeeeeeeeee.....

-- Seyit yeter!.Vurma çocuğa!..Elinde kalacak..

-- Sen karışma Necmiye..

-- Sen karışma anne,bırak dövsün,sekiz yaşındaki bi çocuğu dövüp ne kadar güçlü bir adam olduğunu kanıtlasın kendine..

-- (Çaaat!..)

-- ...ğeeeeeeeeeeeee....

-- Ulan çocuk!.Seni gebertirim!.Elimde kalırsın!..Nerden öğreniyo lan bu lafları bu?..

-- Senin gibi aptal olsaydım hoşuna giderdi di mi?.

-- ( Çaaaat!)

-- ğeeeeeeeeeeeee....

-- Oğlum cevap verme babana!..Seyit yeter,kan geliyo çocuğun burnundan..Gel oğlum yüzünü yıkayalım..

-- Yok anne,dursun..Belki kana susamıştır,kan görürse rahatlar..

-- Ulan!..(Çaaaat!)
     
-- ğeeeeeeeeeeee...

-- Necmiye bi bez getir,şunun ağzını bağlayalım,deli edecek bu çocuk beni!

-- Sıçtın di mi?..Bacak kadar çocuğu susturamadın..Sen o bezle altını bağla.

-- Al-laaaaah!...Kesecem lan ben bu çocuğu!..Nerde lan bıçak!.

-- Seyit saçmalama,bırak o bıçağı!.

-- Boşver anne,blöf yapıyo,kolay mı katil olmak.O cesaret nerde onda?..
                                                           
-- Oğlum sus bee!..Vallahi alırım babanın elinden bıçağı,ben keserim seni...

-- Tabi yakışır..Katil ruhlu karı-koca.Tam bulmuşsunuz birbirinizi..

-- Necmiye napıcaz bu çocukla biz?

-- Onu,beni yapmadan önce düşünecektiniz...

-- Allahım sen benim aklıma mukayyet ol!..

-- Akıl mı var ki sende?..

-- Ulan çocuk!!..

-- Seyit,Allahaşkına sus,cevap verme...

Oğlum tamam,yok bişey,sen çık dışarı,dışarda oyna biraz.Yemek hazır olunca ben seni çağırırım...

-- Heee..Şöyle yola gelin...Topum nerde benim?

-- Ulan..

-- Seyit cevap verme...ÇOCUK ERCAN...

-- Ercan!...

-- Efendim baba?..

-- Gel bakayım buraya...

-- Ne var?

-- Bi gıdık ver bakayım....Ooooohhh...

-- Isırma baba yaaa...

-- Söyle bakalım lan,diyelim ki ben şimdi pat diye düşüp öldüm,n'aparsın?.Üzülür müsün?.

-- Üzülürüm..

-- Niye üzülürsün?

-- Bana attığın dayakların intikamını alamadan öldün diye üzülürüm.

-- (Çaaaat!.)

-- Ne vuruyon yaaaa?..ğeeeeeeeeee...
                                                 
-- Kinci pezemenk!..Söylediği lafa bak!..Babasından intikam alacakmış..Siptir git!..Kırk yılın başı keyiflendim...Evlat değil bu,yılan yılan!..                                                  
                                             
-- Yalan mı söyleseydim??.Vur vur!..Büyüyim,görürsün sen!?..

-- (Çaaaat!..)

--- Ğeeeeeeeeeeee...ĞEEEEEEEEEE.....ÇOCUK ERCAN...

-- Ercaan!?..

-- Efendim baba?...

-- Gel bakayım buraya...

-- Efendim...

-- Aferim..Efendim demesini öğrenmişsin...Babalar seslenince "He?" denmez, "Ha?" denmez."Efendim" denir...Bu,babaya saygıdır oğlum...Sen beni sayacaksın,ben seni seveceğim,bu işler böyle yürüyecek...Ki zaten ben seni seviyorum...Sevmez olur muyum?..Sen bizim oğlumuzsun,yavrumuzsun...Bakma arasıra seni dövdüğüme...Ders alasın diye dövüyorum...İlerde faydasını göreceksin bu dayakların..

-- Arasıra dövmüyorsun çok dövüyorsun..

-- Tamam işte,çok dövüyorum ki,çok faydasını gör diye...Senin iyiliğin için..Yoksa ben sana kıyabilir miyim?..Sen benim tek oğlumsun,canımsın,ciğerimsin,kıyamam sana...

-- ...........

-- Tamam mı oğlum?..Ben ne yapıyosam,senin iyiliğin için yapıyorum...

-- Tamam...

-- Küslük yok di mi?

-- Yok...

-- Afferim..Hadi şimdi bi sarıl bakayım boynuma...
                                                     
-- Tamam...

-- Daha sıkı,daha sıkı...Ohhhhh!... Tamam yeter...Sıkma artık...Yeter dedim..Sıkma...Ercan,sıkma!..Öhö!..Sıkma diyorum Ercan!..Ercan napıyosun?. NECMİYEEE!...Ercan bırak boynumu!..

-- Nooldu Seyit??

-- Al şunu üstümdeeen!..Ercan bırak!..Lan bırak!...Boğuyo beni!..

-- Oğlum bıraksana babanın boynunu!..

-- ĞIIIIIIIIIIIIIIIIII!!...

-- Kafasına vur!...Kafasına bişeyle vur!...Ercan bıraaak!...Bırak laaaan!..

-- ĞIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII!...

--Ayaklarından tut çek!...  

-- Oğlum delirdin mi,bıraksana babanı!...Karnına tekme at,karnına tekme at!.Oğlum bırak babanı!..

--- ĞIIIIIIIIIIIIIIIIII!..

-- Defol!...Çık dışarı!..

-- Necmiye çocuk beni boğmaya kalktı???..

Boynuma sarıl dedim boynumu sıkıp beni öldürmeye kalktı...

Sekiz yaşında velet,beni boğmaya kalktı....Bu nasıl bi kuvvet Necmiye?..

Sen buna ne yediriyosun?..

Gizli gizli et mi yediriyosun sen buna?..Nerden buluyo bu kuvveti?.

-- Yok valla,habire kurufasülye yiyoruz biliyosun..

-- Onu da yedirme!...Kurufasülye de yemesin..Onda da protein var..Sebze yesin..Ot yedir buna...

İtoğluitteki kuvvete bak...Boğuyodu beni az kaldı...Sekiz yaşında böyleyse,onbeş yaşına gelince ikimizi de öldürür bu kuran çarpsın..

-- O kuvvet yediğinden içtiğinden değil.Hergün bi bahane bulup dövüyosun çocuğu,hınçlandı sana,o da kuvvete dönüştü..  

-- Nerde itoğlu it?

-- Dışarı çıktı.

-- Kapıyı kitle içerden,öfkesi geçene kadar girmesin içeri.....ÇOCUK ERCAN...

-- Ercan?..

-- Efendim baba..

-- Gel bakayım buraya..

-- Efendim...

-- Sen benim cebimden para mı çalıyorsun?

-- Yok baba,ne parası?..

-- Ercan yalan söyleme,cebimde para eksik...

-- Valla çalmıyorum baba..Annem çalmıştır..

-- Ercan,yersin şimdi terliği kafana!..Suçu bana atma..

-- Valla ben çalmadım,düşmüştür..

-- Ercan?...Benim canımı sıkma..Ben sana istediğin zaman harçlık vermiyor muyum?

-- Vermiyorsun..

-- Yok ki vermiyorum..Olsa vermez miyim?

-- Olunca da vermiyorsun...                

-- Olunca herkes verir..Önemli olan,olmayınca bi imkan yaratıp da vermek..Sen mi çaldın cebimden para?

-- Vallayi ben çalmadım..

-- Ercan doğruyu söyle...Doğruyu söylersen bişey yapmıycam..

-- Söz mü?

-- Söz..

-- Ben çaldım..

-- (ÇAAAT!..)

-- Ne vuruyon yaaa?...Hani doğruyu söylersem bişey yapmayacaktın?...Ğeeeeeeeeee...  

-- Doğruyu söylediğin için değil,cebimden para çaldığın için vurdum...Kaç para çaldın?

-- Çalmadım...

-- Ercaan??

-- Bi lira çaldım...

-- Ercaan...

-- İki lira çaldım...

-- Yalan söyleme,bozuklardan değil,kağıtlardan gitmiş..

-- Beş lira çaldım..

-- Ercan doğruyu söyle..Doğruyu söylersen bişey yapmıycam.

-- Söz mü?

-- Söz..

-- Yirmi lira çaldım.

-- (ÇAAAT!..)

-- Ne vuruyon yaaa?..Hani doğruyu söylersem bişey yapmayacaktın?...Ğeeeeeeeeeee.....

-- Doğruyu söylediğin için değil,çok çaldığın için..

Nerde para?

-- Harcadım..

-- Ercan,doğruyu söyle,bişey yapmıycam.

-- Söyleme oğlum,yine yiyeceksin tokadı.

-- Yok anne,doğruyu söylersem bişey yapmıycak...Harcamadım,para cebimde..Al!..

-- (ÇAAAT!..)

-- Ne vuruyon yaaa?..Hani doğruyu söylersem...

-- Doğruyu söylediğin için değil,bidaha yapma diye vurdum....Git şimdi yüzünü gözünü yıka,burnun kanıyo,bi pamuk tıka burnuna..

-- Tağaam...

-- Doğrudan şaşma,her zaman doğruyu söyle,tamam mı?

-- Tağaam...

-- Necmiye nooldu bu çocuğa,bu tuzaklara düşmezdi bu?..

-- E döve döve aptallaştırdın çocuğu...

-- Ondan demek...

-- Nasıl zevkli bişey mi?

-- Ne zevkli bişey mi?

-- Çocuğa tokat atıyorsun ya?...Zevkli bişey mi?...İçim gidiyo valla sen tokat atarken..İki tokat da ben atsam diyorum,rahatlardım...

-- Ben döverken gel sen de at iki tokat?.

-- Yok ben yapamam..Ana yüreği,kıyamam oğluma...

Ama içim gidiyo,ne biliyim...TİP
-----------------
ÇOCUK ERCAN...

-- Ercaaann!

-- Efendim babaa?

-- Gel lan buraya!...

-- Ne var?...

-- Ne o lan,ikide bir annene sorular sorup duruyo muşsun?                                                                          
-- Ne sorusu?

-- "Ben nasıl dünyaya geldim" diye sorup duruyo muşun annene?...

N'apıcan nasıl geldiğini?...Geldiğin yoldan geri mi döncen?..Geldiysen geldin,neyini merak ediyon?...

-- Yok,merak etmiyom artık..Annem söyledi nasıl geldiğimi.

-- Ne söyledi?

-- Beni Leylek getirmiş...

-- Leylek mi?..Ne leyleği?

-- Ne bileyim,leyleğin biri işte...Pazara gittiği bigün,getirmiş anneme bırakmış "Şu bebeği beş dakka tutar mısın,tuvalete girip çıkıcam" demiş,gidiş o gidiş...

-- Lan oğlum manyaklaşma,olur mu öyle şey?..Annen kafa bulmuş senle..

-- Peki ben nasıl dünyaya geldim?

-- Seni biz yaptık..

-- Biz derken?..Kaç kişi?

-- Sekiz kişi!...Lan oğlum,kaç kişi olacak,iki kişi,annenle ben..

-- Çok mu zordum ben?.Sen tek başına yapamadın mı?

-- Oğlum,manyaklaşma,çocuk iki kişiyle olur..
 
-- En az iki kişi mi?

-- En az iki kişi..

-- Annemle niye yaptın?...Amcamla yapsaydın daha çabuk olmaz mıydım?

-- Oğğlum!..Amcanla olmaz lan...Çocuğu bi kadınla bi erkek yapar.

-- İki erkekle olmuyo yani?

-- Olmaz!

-- Yok ben,erkekler daha güçlü ya,çabuk biter diye dedim..

-- Çabuk biter diye bişey yok.Çocuk dokuz ay,on günde oluyo.

-- Üfff...Dokuz ayda mı oldum ben?

-- Evet.

-- Amma zor muşum...En çok nerem zorladı sizi?.

-- Pipin...Ben,biraz daha büyük yapalım,büyüyünce de kullanır dedim ama annen,önemli olan o değil,dedi...

-- Peki dokuz ayı anladım,fazladan on gün niye?

-- Yaptıktan sonra on gün de kurusun diye güneşte bekletiyoruz...

-- Yani beni annemle beraber yaptınız?

-- Evet..

-- Nasıl yaptınız?.

-- Ulan amma meraklı çocuksun..Herşeyi bilmek mi istiyosun?

-- Evet.

-- Peki lan!..Anlatayım anasını satayım...

-- Anlat..

-- İlkevela,annenle biraraya geldik..

-- Beni yapmak için?

-- Yook,aslında seni yapmak için gelmemiştik ama iyi oldu,seni de aradan çıkarmış olduk..

-- Soora?

-- Soora annenle odaya kapandık..

-- Kimse görmesin diye mi?

-- Evet..

-- Niye?..Çocuk yapmak ayıp mı?

-- Ondan değil...Biri seyrederken çocuk yapamıyorum...Oğlum lan çocuk öyle uluorta herkesin önünde yapılmaz..

-- Anladım...Yok hani siz çocuk yaparken birileri seyretse,daha iyi olur diye dedim..Biz okulda teneffüslerde maç yapıyoruz,birileri seyrettiği zaman ben daha iyi oynuyorum..

-- İyi,sen öyle yaparsın...Evlenip çocuk yaparken toplarsın mahalleliyi eve,herkesin önünde yaparsın..

-- Tamam.Ben öyle yapıcam...Sonra?

-- Sonraa..Annenle ikimiz elbiselerimizi çıkardık..

-- Niye?.

-- Seni yaparken üzerimize sıçrayıp,elbiselerimizi kirletme diye!..Tövbe tövbee..
             
-- Anladım...Sonra?                    

-- Sonra annenle yatağa girdik..

-- Beni yapmayı unuttunuz??

-- Yoo,niye unutalım?

-- Çocuk yapmak için odaya girdiniz ama soyunup yattınız??

-- Oğlum uyumak için yatağa girmedik..Çocuk yapmak için yatağa girdik..

-- Tamam...

-- Sonra ben annenin üzerine çıktım.
               
-- Nereye üzerine?.Omuzlarına mı?

-- Ooğlum ne işim var lan benim annenin omuzlarında?...Perde takmıyoruz,çocuk yapıyoruz...

-- Soora?..

-- Annenin üzerine çıktıktan sonra...

-- Evet?

-- Sen oldun işte!...Daha neyini merak ediyon,hepsi bu kadar..O kısmı büyüyünce öğrenirsin..

-- Yani çocuklar,annelerin üzerine çıkınca oluyo?

-- Evet...

-- Peki bişey sorucam..

-- Ne sorucan?

-- Beni niye yaptınız??

-- Ne demek lan o şimdi?

-- Beni niye yaptınız?

-- Yapmasa mıydık?...Ne demek istiyon lan sen?...Olmaktan memnun değil misin?...Herkesin çocuğu vardı,bizim de olsun dedik...Çocuk evin neşe kaynağıdır..

-- Yani beni eğlence olsun diye yaptınız?

-- Ne diyon lan sen?. Ne demek istiyon?

-- Hayır yani,beni yapmadan önce hiç oturup da beş dakka düşündünüz mü,biz nasıl bir dünyaya çocuk getiriyoruz diye?...Bu çocuğun geleceği nolucak?...Mutlu olabilecek mi?...Hayallerini gerçekleştirebilecek mi?...Ona istediği hayatı verebilecek miyiz?...Onun bütün isteklerini karşılayabilecek miyiz?..

-- (ÇAAATT!..)

-- ĞEEEEEEEEEE.....NE VURUYON YAA???...Ğeeeeeeeeeeeee.........

-- N'oldu Seyit?..Niye dövdün yine çocuğu?

-- Çoraplarımı versene ordan.....TİP
-------------------------
ÇOCUK ERCAN
 
(Çocuk Ercan ve maalleden aşkı Güzelim Arzu)

-- Arzu nasılsın?..

-- İyiyim Ercan..Sen nasılsın?

-- Ben de iyiyim..Sen nasılsın?

-- Ben de iyiyim...Sen nasılsın?

-- Demin de dediğim gibi...ben de iyiyim,sen nasılsın?..

-- Ercan sana bi soru sorabilir miyim?..

-- Tamam ama önce ben sana bi soru sorucam.

-- Ne sorucan?

-- Bana ne sorucaksın diye sorucam.

-- Sana şeyi sorucam...Siz fakir misiniz?..

-- Biz mi?

-- Evet siz..

-- Niye sordun ki?

-- Fakir misiniz?

-- Niye sordun ki?

-- Fakir misiniz?

-- Niye bunu sordun ki?.

-- Fakir misiniz?

-- Niye başka bişey sormadın da bunu sordun ki?

-- Annem bizi oynarken görmüş,o çocukla oynama,onlar fakir dedi...

-- Senin annen bizim fakir olduğumuzu nerden biliyomuş ki?

-- Fakir misiniz?

-- Evet fakiriz...Ama gururluyuz.
   
-- Gurur ne demek?

-- Bilmiyom ki...Babam öyle diyo..Biz fakiriz ama gururluyuz diyo...Bazan evde yemek olmuyo,karnım çok acıkıyo,karnımdan "Gurur gurur" diye sesler çıkıyo..

-- Gurur o, o zaman.

-- Odur o zaman..

-- Fakir ne demek peki?

-- Fakir demek...Zenginin tersi demek..

-- Anladım..

-- Yani biz zenginin tersiyiz.Zenginlik bize ters..
Senin canın bişeye mi sıkıldı?

-- Annemle babam boşanıyolar.

-- Birbirlerinden mi?

-- Birbirlerinden tabi aptal.

-- Peki annenle baban senden de mi boşanıyorlar?

-- Hayır aptal..Benden boşanmıyorlar,birbirlerinden boşanıyorlar..Ben ikisini de seviyorum,ayrılmalarını istemiyorum.

-- Boşver,ayrılsınlar..Birbirlerinden ayrıldıktan sonra başkalarıyla evlenirler,iki tane baban,iki tane annen olur...Sonra onlar da boşanırlar,başkalarıyla evlenirler,dört tane baban,dört tane annen olur..Soora onlar da ayrılırlar,sekiz tane baban...

-- Annemle babam kavga ederlerken duydum,babamın hayatında başka bi kadın varmış.

-- Başka bi kadın mı?...Hani şu annelerle babaları birbirinden ayıran başka kadın mı?

-- Evet o.

-- Ben biliyom o kadını..Benim amcamı da yengemden o kadın ayırdı.

-- Aynı kadın mı?

-- Aynı kadın..Annem anlatırken duydum,"başka bi kadın" dedi.

-- Neden babalar,anneleri bırakıp o kadına gidiyolar ki?..Ne özelliği var ki o kadının?

-- Dört tane memesi varmış.

-- Sahi mi?

-- Tabi.Öyle olmasa babalar niye anneleri bırakıp da onlara gitsinler?

-- ARZUUU!..

-- Eyvah annem geliyo...Sen kaç Ercan,seni benimle görmesin.

-- Görsün,n'olucak ki?..Erkek çocuk kaçmaz..Görürse görsün..
Merhaba Çiğdem teyze.

-- Arzu ben sana bu çocukla oynamayacaksın demedim mi?..Şuna bak,üstü başı leş gibi.Hastalık kapacaksın,yürü eve..

-- Ayıpoluyo ama Çiğdem teyze..

-- Ne diyosun oğlum sen?..Yürü git evine!..Bi daha kızımın yanında görmiyim seni.

--- Görürsen naaparsın???

-- A-a-a-a-a...Şuna bak şuna..Bacak kadar boyuyla bana kafa tutuyo..Peki o zaman...
Kızımdan uzak durmak için kaç para istiyosun?

-- Ne parası??

-- Al sana 5 lira..Bi daha kızımın yanında görmiycem seni..

-- Beni paranla satın alamazsın Çiğdem teyze..

-- Ay aman al,iki lira daha vereyim.Kızımdan uzak dur.

-- Paranız sizin olsun Çiğdem teyze..

-- Ay ne kadar gururlu çıktın sen?..Al tamam,on lira veriyorum..Gazoz içersin,dondurma yersin,sinemaya gidersin.

-- Hepsine yetiyo mu ki..                    

-- Ay tamam al,beş lira daha veriyorum..

-- Paranız sizin olsun Çiğdem teyze..Ben kızınızı seviyorum..

-- Ne dedin sen?...Bana bak çocuk,şimdi çakarım sana elimin tersiyle..Seviyomuş..Senin yaşın ne,başın ne,velet...Yürü kız,eve gidiyoruz,bi daha oynamayacaksın bu çocukla..Zaten taşınıcaz buralardan..

-- Benim cesedimi çiğnemeden Arzuyu şurdan şuraya götüremezsin Çiğdem teyze...

-- Oğlum sen manyak mısın?..Defol git evine,bırak kızımın elini.

-- Bırakmam..Kızınızı seviyorum,büyüyünce evlenicez..

-- Ercan ben seni sevmiyorum kii..Biz sadece arkadaşız.Lütfen bırak elimi..

-- Seversin..Ben sana sevdiririm kendimi..

-- Çocuğum bırak kızımın elini dedim..

-- Çiğdem teyze valla taş atarım kafanıza..Defolun gidin.Nereye taşınırsanız taşının.Arzu
burda benimle kalacak...

-- Oğlum delirdin mi sen?..Kaç yaşındasın sen?

-- Sekiz...Adam olana yeter..Zaten şimdi değil,okulu bitiricez,ben çok zengin olucam,sonra
evlenicez.Merak etmeyin kızınızın elini sıcak sudan soğuk suya sokmam..

-- Ne yapacaksın da kızımın elini sıcak sudan,soğuk suya sokmayacaksın?

-- Uzay mühendisi olucam..Kızınızı alıp uzaya gitcem.Bu dünya sizin olsun.

-- Tövbe tövbeee...Oğlum?...Nereye gidiyosun?..Nereye götürüyosun kızımı?..A-aaa..Bacak
kadar piç,kızımı kaçırıyo..Bırak kızımı!

-- Çiğdem teyze,valla indiririm taşı kafanıza,yaklaşmayın!

-- A-aaa..Sekiz yaşındaki velet,sekiz yaşındaki kızımı kaçırıyo..

-- Yürü Arzu...Bundan sonra benim babam,senin baban..Benim annem,senin annen..

-- Ercan istemiyoruum..Lütfen elimi bırak,elimi acıtıyosun..

-- Çok mutlu olucaz...
.

*****
.

-- Anneee!..Ben geldim....

-- Nerdesin Ercan,yemek hazır,seni....Bu kız kim?

-- Bu Arzu...Bundan sonra büyüyene kadar bizde kalacak....

-- Ne diyosun oğlum sen?..Kızım sen kimsin,kimin kızısın?

-- Annemin adı Çiğdem efendim.Yolun başındaki apartmanda oturuyoruz..

-- Arzuyla birbirimizi seviyoruz,ikimiz de büyüyüp evlenene kadar Arzu bizimle kalacak..

-- Necmiye nooluyo?

-- Ay hiç güleceğim yoktu..Senin oğlan kız kaçırmış.

-- Ne kaçırmış?...Ercan?..Kim oğlum yanındaki kız?

-- Sizi tanıştırayım..Bu babam Seyit..Baba,bu da Arzu...Büyüyünce evlenicez.

-- (ÇAAAAT!...)

-- Ne vuruyon yaaa?...Ğeeeeeeeeeee....

-- Lan sen kafayı mı yedin lan?..Kimin kızı bu??

-- Seviyorum işte..Büyüyünce evlenicez..

-- (ÇAAAT!..)

-- Ne vuruyon yaaa?..Kızın yanında?...Ğeeeeeeee...

-- Kızım kimsin sen?

-- Annemin adı Çiğdem efendim..Babamın adı Arif..Yolun başındaki apartmanda
oturuyoruz.

-- Ulan sen elalemin kızını mı kaçırıp getirdin eve?

-- Evet...Büyüyünce evle...

-- (ÇAAAT!..)

-- Ne vuruyon yaaa?..ĞEEEEEEEEEEE....

-- Necmiye götür şu kızı ver ailesine,başımızı belaya sokacak it..

-- Cesedimi çiğnemeden Arzuyu hiçbiyere...

-- (ÇAAAT!...)

-- Ne vuruyon yaaa?...ĞEEEEEEEE...

-- Gel kızım ben seni evine götüreyim,tut elimi..

-- Peki efendim..

-- Arzu gitme..

-- (ÇAAAT!..)

-- Ne vuruyon yaaa?...ĞEEEEEEEEEEEEEEEEE......

-- İtoğlu it..Bela açacak başımıza...Zengin herif polisle dayanacak kapımıza,kızımı
kaçırdılar diyecek,uğraş dur...

-- Sen aşktan ne anlarsın?..

-- (ÇAAAT!...)

-- Ne vuruyon yaaa?...Ağlamıycam işte.ĞEEEEE...Ağlamı..ĞEEEEEEEE....Ağl..ĞEEEEEEEEEEE....
.

*****
.

-- Necmiye,uyudu mu it?

-- Uyudu..

-- Bi defter buldum Necmiye..

-- Ne defteri?

-- Çocuk defter tutmuş..

-- Kim?.Ercan mı?

-- Evet..İtoğlu it defter tutmuş yediği bütün dayakları deftere yazmış..Gün gün,tarih tarih,
Ne zaman,ne kadar dayak yediyse,tokat tokat deftere yazmış...Bu çocuk büyüyünce
bizden çok fena intikam alacak,büyümeden kurtulmamız lazım itten...

-- Yapamam Seyit.Ayrılamam çocuğumdan.Ana yüreğim dayanmaz.

-- Lan bırak ana yüreği ayaklarını.Sen de sevmiyon çocuğu biliyorum..Leğende yıkarken
kaynar suyla haşlıyosun çocuğu,bilmiyom mu sanıyon?

-- Sevilecek gibi değil ki Seyit,ben n'apıyim.Hiç ısınamadım,hiç..

-- N'apıcaz peki?.Nasıl kurtulucaz?..Ben sana söyliyim,bu bizi onbeş yaşından itibaren
günde üç kere döver.

-- Sen de olur olmaz çok dövüyosun çocuğu...

-- Terbiye ediyorum,terbiye..Biz babamızdan böyle gördük..

Ben bunu götürüp Caminin önüne bıraksam?

-- Saçmalama.Sekiz yaşındaki çocuk Caminin önüne bırakılır mı?.Bıraksan kim alır?

-- Evlatlık da almazlar ki bunu.Kim uğraşacak bunla?..Ben sabah akşam dövüyorum,terbiye
edemiyorum...

-- Sen bu hafta Tekirdağ'a gideceksin ya iş için.

-- Evet?

-- Götür yanında Ercan'ı da..Gece karanlığında boş bi araziye bırakır kaçarsın...Oralarda boş
arazi çoktur...

-- Bakalım..Aklımıza başka bişey gelmezse öyle yaparız...İtoğlu it,bela oldu başımıza..Ben dayak atmaktan bıktım,ellerim nasır bağladı,o bıkmadı...
Büyümeden bundan kurtulmamız lazım Necmiye,yoksa bu çocuk ilerde ikimizi de fena oyacak...

Bi su ısıt da sevişelim senle..

-- Daha iki saat önce yaptık Seyit?

-- O zaman niye?....Neyse...Ben yatıyorum..Hadi iyi geceler...

-- Ben de Ercan'a bakayım ne yapıyo,ağlaması geçti mi?

-- Ağlıyo mu?..Sesini niye duymuyoruz?

-- Sessiz sessiz ağlıyo.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder