KARAKTER
------------------------
ÇOCUK ERCAN - (9)
----------------------------------"KAŞINTI"
-- Babaa?
-- Efendim oğlum?
-- Efendin kalem adasında!...
-- Ne dedin,anlamadım??
-- Zzzt Erenköy!..
-- Ne diyosun oğlum?.
-- Attırıbıttın mı?
-- Nee?
-- Zzzt Kozyatağı!..
-- Ne diyosun oğlum sen?..
-- Sen asıl diyemediklerimi duysan,kulakların patlar!.Aynaya bakmaya utanırsın!..Tipe bak!.Allah iğrene-tiksine yaratmış!...
-- Bana mı diyosun??
-- Sana diyorum tabi.Burda senden başka tipsiz var mı?!
-- Ne biçim konuşuyon lan sen babanla?!
-- Tabi tabi...Baba görmesek,baba diye yutturacaksın kendini!..İskele babası olsan,kayık bile bağlamam sana!..
-- Ercan,çarparım bak?
-- Tamam,çarp : Altı kere dokuz?
-- Hasta mısın oğlum sen!?
-- Evet hastayım!..Hasta ediyosun beni!..Pislik yuvası!..Mikrop Kral!..Virüslerin efendisi!..
-- Bunları bana söylüyosun??..Babana???
-- Hem de abana abana!..
-- Ercan sen öldün oğlum!..
-- Beni öldüremezsin..
-- Niye?
-- Senin oğlun olduğumu öğrendiğim gün öldüm zaten!..Konuşmayı öğrenip,sana ilk "Baba" dediğim güne lanet olsun!..
-- Oğlum senin tansiyonun mu düştü?.Ateşin mi var?..Bakıyim ateşine..
-- Çek elini,çek elinii!..İndir o elinii!...
-- Ercaaaaann??
-- Adımı mı ezberliyon?!...İyi ezberle!..."Ercan" diye yazılır, "Delikanlı" diye okunur..
-- Ercan bak,keyfim yerinde,epeydir dövmedim,başlamıyim yine dayağa!.
-- Keyfine bir,sana iki!
-- Oğlum bak git!..
-- Oğluna bir,sana iki!.
-- Ercan döverim bak!
-- Dövmezsen şerefsizsin!..
-- Ercaaan!!
-- Ercana bir,sana iki!
-- (ÇAAAATT!)
-- NE VURUYON YAA?..ELİN KIRILSIN!.
-- (ÇAAAATT!.)
-- NE VURUYON YAA?..HAYVAAN!.
-- (ÇAAAAAATTT!.)
-- NE VURUYON YAAA?...ĞEEEEEEEEE....ĞEEEEEEEEEE...ĞEEEEE...ĞEEEEE...ĞEEEEEEEEEEEEEE....
-- Nooldu oğlum?...Seyit nooldu?..Niye dövdün yine çocuğu?
-- Deli midir nedir?..Durup dururken geldi tahrik etti beni..
-- Nasıl tahrik etti?
-- Şerefsiz dedi,hayvan dedi..Mikrop dedi..Tipsiz dedi..
-- Sana?
-- Evet...Zorla kaşındı velet..Hiç döveceğim yoktu..Kafayı mı yedi bu?
-- Sen bunu en son ne zaman dövdün?
-- Bilmiyorum ki..Bi hafta olmuştur..İşler iyi gidince keyfim iyi oluyo,durduk yere dövmüyorum çocuğu..
-- O zaman ondandır..
-- Neydendir?
-- Çocuğu hergün bi bahaneyle dövüp,her gün dayak yemeye alıştırdın..Bünye ona göre şekillendi.Ruhunu ona göre ayarladı..Dayağa ara verince dengesi bozuldu çocuğun.
-- Yani benden zorla dayak istedi?
-- Evet..İnsan alıştığı şeyi,istiyo...Naapsın çocuk?..Senin dövmeni bekleyecek hali yok ya?..Seni kışkırtıp,ihtiyacını giderdi..
-- Güzellikle söylese ya?...Baba ben dayak istiyorum dese,ben yine döverdim onu?.İki tokat atsam elime mi yapışır?
-- Ne bileyim aklına gelmemiştir..
-- Ben de diyorum bana o lafları nasıl söylüyo..
-- Yok canım mümkün mü sana onları söylemesi...Demek ki çok acıkmış dayağa..
-- Ama bu pek sağlıklı bi durum değil gibi..
-- O zaman sen de ya hiç dövmeyeceksin,ya da düzenli olarak döveceksin...
-- Ama canım her zaman da dövmek istemiyor ki..
-- O zaman dövdüğünde,bi hafta yetecek kadar döv..
-- Öyle yapayım o zaman..Şimdi üç tokat attım sağlam..Üç gün yeter mi ona?.
-- Yeter yeter..Gerekirse ben de bi bahane bulup takviye yaparım..Benimkiler seninkilerin yerini tutmaz ama açlığını giderir...
-- Gömleğimi ütüledin mi?
-- Ütüledim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder