YAZILAR

cc

5 Mayıs 2018 Cumartesi

TELEVİZYON



Televizyon,evimizden dünyaya açılan bir pencere...


Nasıl ki evde pencereyi açıp içeriyi havalandırıyorsak,televizyonu da açıp kendimizi havalandırır,havaya sokarız..


Miskin miskin otururken "Bakalım televizyonda ne varmış" diyerek televizyonu açarız,Kibariye bir programda konuktur, "Eller kadir kıymet bilmiyor annn-neeee!.." diye bağırarak şarkı söylemektedir.


Etkilenirsin...


"Hakkaten doğru söylüyo" dersin,annen aklına gelir,epeydir aramadıysan,ararsın,annenle hasret giderirsin..


Kibariye aracılığıyla televizyon,aile bağlarımızı güçlendirir...


Dünyada su kaynaklarının tükenmekte olduğunu anlatan bir belgesel seyredersin,o an aklına gelir,kalkar,evdeki muslukları kontrol edersin..


Diş macunu tüplerini ortasından değil,dibinden dibinden sıkmamız gerektiğini öğreniriz televizyon sayesinde..


Sebzeleri meyveleri bol suyla yıkamamız gerektiğini hatırlatır televizyon..


Reklamlardan,memleketin en güçlü şirketlerinin hangileri olduğunu anlayabiliriz..


Diziler seyrederiz...Bazılarına güler,bazılarına ağlarız.Bazı karakterlere kızar,öfkeleniriz..Bazılarının hallerine onlar adına seviniriz veya üzülürüz,acırız..


Yani duygularımız sürekli hareket halinde olduğu için paslanmazlar,canlı kalırlar..


Aynı filmler televizyonda senede 250 kere yayınlanır...


İlk seyredişte iyi adamı tutmuşsak,sıkılmamak için beşinci seyredişte kötü adamı tutarız..


Yedincide arabayı tutarız..Onuncuda yol kenarındaki tabelayı tutarız...


Onbeşte dekora,kostüme..Yirmincide filmin müziğine dikkat kesiliriz,film hakkında bilmediğimiz hiçbişey kalmaz..


Mesela bana "Örümcek adam..Geleceğe dönüş Batman..Godfather.."serileri hakkında neresinden sorarsan sor,şak diye cevaplarım..


"Ocean's 11-12-13 "

hakkında ise,herşeyi bilmekle kalmam, 14-15-16'ları çekilse neler olup biteceğini noktasına kadar tahmin edebilirim.


Öte yandan sinemaya,tiyatroya,edebiyata da büyük katkısı vardır televizyonun.


Son derece kalitesiz ve birbirinin benzeri programlar yayınlayarak,çoğumuzu sinemaya,tiyatroya,kitap okumaya yönlendirir..


İsviçre çakısı gibi çok amaçlıdır televizyon..


Saymakla biter birçok faydası vardır...


Ben televizyonun yeni bir faydasını keşfettim..


Televizyon eğer doğru kullanılırsa,çok güçlü bir uyarıcı,aynı zamanda da çok etkili bir sakinleştirici olabilir...


Bilirsiniz,her zaman televizyon kanallarının çoğu işbaşındaki siyasi iktidarları desteklerler..


Bunu niye yaparlar?.


Maddi bir çıkarları olduğu için mi?


Aslaa!..


İktidarın şerrinden korktukları için mi?


Kat'aa!..


Sadece ve sadece vatan millet aşkına yaparlar..


Tamamen vatanperver,milletperver duygularla hareket ederler..


(Bir perver bir pervere gel beraber bir kanal satın alıp hükümeti destekleyelim,ihale alalım,keyfimize bakalım demiş...)


Ama öte yandan her dönem olduğu gibi,vatanını,milletini,hükümetini sevmeyen,son derece komünist kanallar da vardır..


Bunların sayısı ikiyi üçü geçmez.


Aslında o kadar da olmaması gerekir ama ileri demokrasilerde bu kadarına izin vermek ileri demokrasinin gereğidir..


Bu komünist kanallar hiçbişeyi beğenmezler..


Haberlerinde,sanki hatasız kul olurmuş gibi,sürekli iktidarın yaptığı hatalara yer verirler..


Tartışma programlarında ateşli bir şekilde hükümeti eleştirirler..


Onları seyrederken etkilenirsin,kızarsın,öfkelenirsin...


Ama iktidar yanlısı kanallar öyle midir?


Değildir..


Onlar doğrusuyla-yanlısıyla insanın içini açan haberler verirler..


Amerikadaki bir polis kovalamacası..


Çin'de yeni bir Panda yavrusunun şirinlikleri..


Yiyerek kilo vermenin yolları..


İnternete düşmüş çok tıklanan komik bir video gibi ilham verici haberleriyle halkın moralini yüksek tutarlar.


Mavi balina,kırmızı penguen,lacivert papağan gibi,son derece elzem hayvanların,bizi yakından ilgilendiren enteresan yaşamlarının anlatıldığı belgesellerle dağarcığımızı geliştirirler...


Onlar sayesinde dağarcık büyür gelişir dağar haline gelir...


Bu kanallar insanı yormaz...


Kedi yavrusu gibi,elektriğini alır.


Akvaryum gibi dinlendirir..


İşte keşfettiğim şey bu...


İşten yorgun geldiğim zaman veya sinirli olduğum zaman,açıyorum bir iktidar yanlısı kanalı,oturuyorum karşısına,sanki bir akvaryumun karşısına oturur gibi,yarım saat seyredip sakinleşiyorum...


Bütün sinirim geçiyor,bütün yorgunluğum gidiyor..


Yalnız,iktidar yanlısı kanalı seyrederken uyuyup kalmamak lazım..


Bi akşam iktidar yanlısı bir kanalın karşısında uyuyup kalmışım,sabah uyandım,pelte gibiyim..Koltuktan kalkamıyorum..Ayaklarım tutmuyor,sanki bütün kemiklerim erimiş..


Eğer kendimi iktidar yanlısı kanallara fazla kaptırır da,çok gevşersem,hemen bir muhalefet kanalını açıp kendime geliyorum...


Beni silkeleyip kendime getiriyorlar...


Ne yapayım yani?.


İktidarın iktidarı da,muhalefetin muhalefeti hiç bi işime yaramıyor ki..


Bari böyle işe yarasınlar...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder