YAZILAR

cc

2 Nisan 2019 Salı

SELVİ BOYLUM,AL YAZMALIM


"Selvi boylum al yazmalım" filminin senaristi Ali Özgentürk,anılarını yazdığı kitabında,40 yıl önce çekilen filmin finalinde Türkan Şoray'ın,filmdekinin aksine,Ahmet Mekin yerine Kadir İnanır'ı seçmek istediğini yazdı...

Yönetmen Atıf Yılmaz da buna onay vermiş ama Ali Özgentürk senaryosunun aslına sadık kalınmasında ısrar etmiş,Türkan Şoray ikna edilmiş,(Rüçhan Adlı ikna etmiş) Final aslına uygun olarak,bizim seyrettiğimiz gibi,Cemşit'i yani Ahmet Mekin'i seçecek şekilde çekilmiş...

Bence de iyi ki değiştirmemişler finali de,Türkan Şoray,İlyas'ı,yani Kadir İnanır'ı değil de,Cemşit'i seçmiş..

Çünkü biz o film sayesinde birgün güzel bir kadının,yakışıklı bir herif yerine bizi tercih edeceği umuduyla yaşıyoruz...

Bunun gerçekleşmemiş olması,gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez..

Filmde de söylendiği gibi : Sevgi,emektir..

Emek vermeye devam edelim..Elbet birgün emeğin değerini bilen bir Türkan Şoray bizi seçecektir,hiç kuşkumuz olmasın..

Yalnız...

Filmde Türkan Şoray,Cemşit'i seçmesine rağmen İlyas'a öyle bir bakar ki..

İç sesiyle de öyle bir "Seninim işte.Alıp götürsene beni" der ki..

İnsanın içine hiç çıkaramayacağı bir kurt düşürür...

O sahne olmasaymış keşke..

Birgün güzel bir kadın,bir Kadir İnanır yerine beni seçerse,aklıma o laf gelir..Sevişirken "Niye gözlerini kapatıyo?..Benimle sevişirken Kadir'i mi hayal ediyor?.." diye huzursuz olurum,kendimi sevişmeye veremem...

Türkan Şoray'ı ikna eden Sevgilisi Rüçhan Adlı,o zamandan bu günleri görmüş demek ki..

Türkan'a demiştir ki,

"Bak kızım.Benim bu Kadir İnanır'ı gözüm hiç tutmadı..Delikanlı,halkçı,malkçı ayakları yapıyo ama hiç güvenmiyorum.Bu ilerde Akp diye bi parti iktidara gelir,o partiye yanaşır,akil adam,makil adam olur,tepki çeker,kariyeri çizilir,ona dönmüş olman senin kariyerine de zarar verebilir.Filme de 'Selvi boylum,Al yazmalım' değil 'Selvi boylum,AK yazmalım' derler." demiştir...

Emeğe saygım var.. "Sevgi emektir" lafı güzel bir laf..

Ama benim için daha ziyade Sevgi : Yemektir..

Çünkü Boğa burcuyum,boğazıma düşkünüm,boğazımı üşütmeyeyim de yememe engel olmasın diye yaz kış boğazlı kazak giyerim..Bu yüzden,güzel yemek yapan bir kadına,yapar yapmaz aşık olabilirim...

Bu filmin çok beğenilmesi,sağlam senaryosundan,Atıf Yılmaz'ından,Kadir ile Türkan'ın güzel oyunculuklarından falan ama asıl gücünü bence,esas kızın,filmin sonunda esas oğlanı değil,esas olmayan oğlanı seçmesinden alıyor..

Yani bizi hayattaki acı esas'tan bir nebze uzaklaştırmasından..

Yani ezber bozmasından..

Filmi anlat desen,söyleyebileceğim tek şey, "Filmin sonunda Türkan Şoray,başroldeki Kadir İnanır'ı değil de,başaltındaki Ahmet Mekin'i seçiyor" derim...

Kötü bişey mi?..

Değil..

Hepimiz Ahmet Mekin'den yanayız..

Hepimiz Ahmet'iz,hepimiz Mekin'iz!

Lakin hayat,Kadir İnanır!..

Filmde Türkan Şoray,Ahmet Mekin'i seçiyor ama gerçek hayatta Türkan'ları hep Kadir'ler götürüyor...

.........

(Ahmet Mekin çocukken seyrettiğim yeşilçam filmlerindeki en sevdiğim karakterdi..

"Keşke amcam olsaydı" demişimdir zaman zaman..

Güvenilir tipiyle bana hep o hissi vermiştir..

Babandan dayak yediğin zaman seni teselli eden,gidip babanla senin için konuşan, "Sinirine hakim ol Sadri!.Başarısızlıklarının acısını çocuklardan çıkarma" falan diyen,her bize geldiğinde harçlık vermeden gitmeyen,bu yüzden de ekstra sevilen,her gelişi iple çekilen bir amca...

Kadir İnanır'da "Dayı" tipi vardı..

Annenin bi büyük abisi..

Yaşı geçtiği halde hala evlenmemiş,beş parasız ama cakasından geçilmeyen,karı-kız peşinde koşan,sana hiç bi faydası olmayan dayı..

Türkan Şoray ise ablam olsaydı hoşuma giderdi..

Büyük ablam..

Hepimiz evlenip gitmişizdir,o hala evdedir..Soranları "Aşık olmadan evlenmem" diye kandırır..Sürekli aynanın karşısında saçını tarar..Kendi güzelliğine aşıktır...

Yönetmen Atıf Yılmaz,Eniştem olabilirdi..Teyzemin kocası.."Atıf Enişte yeni bi filme başlıyormuş.." muhabbeti gurur verirdi...)








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder