YAZILAR

cc

29 Nisan 2017 Cumartesi

ANALİZ
------------------
BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan,geçen gün yaptığı konuşmada söylediği "Bir gece ansızın

gelebiliriz" sözüyle ne demek istedi?..


Bu söz ne anlama gelmektedir?...


Barzani'ye söylenmiş gibi görünen bu sözün başka da anlamı veya anlamları olabilir mi?...


Acaba Erdoğan bu sözle aynı anda birkaç yere mesaj mı vermek istedi?...


Rusya,İran ve Irakla anlaştığımız,ibrenin bizim lehimize döndüğü bir sırada Erdoğan'ın söylediği bu sözü nasıl okumalıyız?...


İbrenin lehimize döndüğü, rüzgarın bizden yana estiği, yağmurun bize yağdığı, çiçeğin bize

açtığı, kuşların bize uçtuğu bu günlerde, Ankara kulislerinde konuşulanlardan edindiğim

izlenim, bu sözün birkaç şekilde okunması gerektiğini söylüyor..


1) Bir gece ansızın gelebiliriz..

2) Bir gece ansızın gelmeyebiliriz..

3) Bir gece ansızın gelebiliriz, sabah siz kalkmadan gidebiliriz..

4) Bir gece ansızın, bir gece haberli geliriz.Hep aynı şekilde gelmeyelim, sıkıcı olmasın..

5) Birge  Ceans  Izıngel  Ebiliriz..

6) Bir gece biz size ansızın gelelim, bir gece siz bize ansızın gelin.Hep biz geliyoruz, olmuyo

böyle..

7) Bir gece ansızın gelmek de ne demek?.Aşkolsun, her gece beklerim..

8) Bir olacağız..Gece olacağız..Ansız olacağız..Gelebilir olacağız..


Veya..


9) Bir gece ansızın herkese gelebiliriz, herkes ayağını denk alsın...


Erdoğan konuşmasını yaparken, kendinden emin bir duruşu, sesinin tonunda da kararlılık

vardı..

Peki bunu nasıl okumalıyız?..


Bu konuda İzmir kulislerinde konuşulanlardan edindiğim izlenime göre, ibrenin bize

döndüğü, zamların bize girdiği, dünyanın bize küstüğü,şu günlerde, Erdoğan'ın emin duruşunu ve sesindeki kararlılığı şu şekilde okumak mümkün :


"Duruşu emin, sesi kararlı, doğum yeri İstanbul, doğum tarihi 26 Şubat 1954..."


Erdoğan kürsüde konuşurken, salonda bulunanlar sık sık sözünü keserek

alkışladılar.Ama Erdoğan yine de konuşmaya devam etti...


Peki bu durumu nasıl okumalıyız?..


Eskişehir kulislerinde konuşulanlardan edindiğim izlenime göre, ibrenin bize döndüğü,

mevsimin yaza döndüğü, ateşin köze döndüğü, Amerika'nın öze döndüğü şu günlerde,

sık sık alkışlayan dinleyicilerin bu tavrını şu şekilde okumak mümkün :


"Bir alkış,bin ayıp örter..."

"Bugün işine yaramayan alkış, yarın iş'ine yarar.İki alkıştan birşey olmaz diye düşünmemeli.

Alkışa alkışa göl olur..."


Yalnız bu konuda dikkat edilmesi gereken husus, ne zaman ve ne kadar alkışlamalı?..

Doktorlar, açken daha çok alkışlamak gerektiği ve bir kez uzun uzun alkışlamak yerine,

daha sık ama azar azar alkışlamanın avuç sağlığı bakımından daha yararlı olacağı

konusunda hemfikirler..


(Yazan : Abdülkamil Seyfi )






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder