YAZILAR

cc

3 Eylül 2017 Pazar

SİYASİ AYRILIK

-- Hayrola Hasan bey,benimle konuşmak istemişsin?..

-- Evet sayın Genel Başkanım,özel bir konuda konuşmak istiyorum sizinle..

-- Nedir bu gizlilik?.Konu nedir?.

-- Sayın Genel Başkanım,biliyorsunuz benim size karşı saygım sonsuzdur..

-- Yok,bilmiyordum,öyle mi?

-- Öyle..Siz benim için çok değerlisiniz..Bugün siyasette biyere geldiysem,sizin sayenizdedir.Sizin desteğiniz olmasaydı takılır düşer,fikirlerimi incitebilirdim..

-- Estağfurullah..Sen de partimiz için çok değerli bir arkadaşımızsın.

-- Siz çok saygıdeğer birisiniz sayın genel başkanım.Tanıdığım en kibar,en nazik insansınız.

-- Sağol Hasan bey,sen de öylesin.Nedir konu?

-- Sayın genel başkanım...Ben partiden istifa ediyorum!..

-- Anlamadı?...Ne yapıyorsun??

-- Partiden ayrılıyorum..

-- Ayrılıyorsun?..

-- Evet..

-- Partimizden?..

-- Evet..

-- Bizi bırakıyorsun?

-- Evet..

-- Ne diyorsun sen Hasan bey?..Şaka mı yapıyorsun,ne ayrılması?

-- Şaka yapmıyorum sayın genel başkanım,ben partimizden istifa ediyorum!.

-- TABİİİ YAAA.....

Anlamıştım zaten!...

Telefonda "Konuşmamız gerekiyor" dediğinde anlamıştım ayrılacağını...

Neden Hasan?...

Neden ayrılıyorsun partiden?.Neden bırakıyorsun bizi?..

-- Olmuyor,yürümüyor..Ben hiç mutlu değilim..

-- Seni kıracak bişey mi yaptım?

-- Hayır..Hata sizde değil,bende...

Siz çok iyi bir genel başkansınız,benden daha iyi milletvekillerine layıksınız..

-- Bırak bu palavraları Hasan!..Neden ayrılıyorsun partiden?.Neden bırakıyorsun bizi?..

Hayatında başka bi parti mi var?.

-- ...........

-- Cevap ver Hasan,bana arkanı dönme!..

Sana soruyorum,hayatında başka bir parti mi var??..

-- Evet...

-- BİLİYORDUM!!!..

Biliyordum başka bir partiyle ilişkin olduğunu!...

Son zamanlarda çok tuhaf davranmaya başlamıştın zaten...

Grup toplantılarında ben kürsüde konuşurken yüzüme bakmıyorsun,alkışlamıyorsun,sürekli cep telefonunla biyerlere mesaj yazıyorsun...

Hangi partiyle ilişkin var?..

Bilmek istiyorum,kim o parti?..

Bana adını söyle!.Ben tanıyor muyum?..

-- İktidardaki parti..

-- İktidardaki partiyle mi ilişkin var?

-- Evet..

-- Neden?.İktidarsız mısın?..

-- Lütfen sayın genel başkanım,kibarlığımızı bozmayalım..

-- Ne zamandır görüşüyorsun onunla?

-- Kiminle?

-- İktidardaki partiyle?

-- Üç aydır.

-- Üç aydır başka bir partiyle görüşüyorsun ve benim bundan haberim yok öylemi?...

NE KADAR APTAL MIŞIM!!...

-- Özür dilerim...Böyle olmasını istemezdim..

-- Niye böyle yapıyorsun Hasan?..

Ne istediysen yaptım..Seni her seçimde seçilecek yerlerden liste başına koydum.Parti içinde önemli görevlere getirdim.Daha ne yapayım?..

Neden ayrılıyorsun?.Neden bırakıyorsun partimizi?.O parti sana benim veremediğim ne verebilir ki?.

-- Bana "Bakanlık" teklif ettiler..

-- Bakanlık??..

-- Evet...

-- Yapma Hasan,gitme,bırakma partiyi..Söz veriyorum,iktidar gelirsek ben de sana bakanlık vereceğim..

-- Artık çok geç...

-- İstersen iki tane bakanlık vereyim,değiştire değiştire bakarsın.

-- Hayır!..Artık inanmıyorum sana!..Hep böyle diyorsun,oyalıyorsun beni.Senin iktidara falan geleceğin yok.

-- Yapma Hasan!..Biz bir söz verdik!..Halkımızın mutluluğu için sonuna kadar birlikte mücadele edecektik..

-- Ben mücadele etmekten yoruldum sayın genel başkanım..Halkımız mutlu olmak istemiyor.İsteselerdi,bize oy verirlerdi.

-- Seni kararından vazgeçirebilmek için yapabileceğim bişey yok mu?

-- Yok.

-- Genel başkan yardımcısı yapayım seni?

-- Hayır.İstemiyorum.

-- Genel başkan ol..Koltuğumu vereyim?

-- Hayır.

-- Koltuğun yanında iki tane de sehpa vereyim?

-- Hayır,istemiyorum...Genç değilim artık.Kendimi de düşünmek zorundayım..Ben de artık herkes gibi siyasetin nimetlerinden faydalanmak istiyorum.Bir ailem var,hırslarım var..

-- Sen bizi sattığın gibi,o aileni de satar başka bir aileye gidersin!

-- Ayıp oluyor ama sayın genel başkanım!!..

-- Ne ayıp olacak ulan!..Bizi satmıyor musun?..Yalnız bizi değil,sana oy verenleri de satıyorsun.Hain!..

-- O ZAMAN SEN DE İKTİDARA GELSEYDİN DE,BANA BAKANLIK VERSEYDİN!!!...

-- Bakanlık...(Burası çok ayıp)

-- OOOO!.OOOOO!..KÜFÜR ETMEEE!..

-- Ne etmeyecem lan?..Yarı yolda bıraktın bizi,hainsin işte!

-- Bak,lanlı manlı konuşma,genel başkan dinlemem,dalarım!

-- Hadi dal da görelim..Dalarsın da,çıkamazsın!.Seni..(Burası da çok ayıp)

-- ULAN KÜFÜR ETME DEMEDİM Mİ BEN SANA!..

(Milletvekili ve Genel başkan birbirlerine girerler.Mücadele iki dakka bile sürmez,nefes nefese ayrılırlar.)

-- Ulan göya memleketi kurtaracağız diye öne çıktık,iki dakka kavgaya bile nefesimiz yetmedi.

Bu nefesle,siyasi hayatımız da uzun sürmez bizim..

-- Bu memleket çok büyük sayın genel başkanım...Şöyle,Lihteynştayn,Malta,Andorra gibi küçük bir memleket olsaydı,kurtarması daha kolay olurdu..

-- Tamam o zaman...Sen git,yeni partine katıl.Ben de gideyim,birazdan grup toplantısı başlayacak,konuşma yapacağım..

Konuşmaktan başka bişey yaptığımız yok zaten.

-- Ben yeni partime gidip yerleştikten sonra,isterseniz sizi de yanıma aldırabilirim.

-- Hadi lan,olur mu öyle şey,ben parti başkanıyım.

-- Olmaz mı?

-- Olur mu?

-- Bilmem ki..

-- Hadi git,geç kalma,merak etmesinler..

Gidince,geldim diye beni ara..

-- Ararım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder