YAZILAR

cc

3 Eylül 2017 Pazar

SİVİLCE

-- Hoşgeldin Hayri..

-- Hoşbulduk karıcığım..

-- Yemek hazır,çok acıktıysan otur hemen masaya,hazırlayayım..

-- Masaya mı oturayım?

-- Hayır,sandalyeye otur.

-- Hiç zahmet etme,yemek yemeyeceğim.

-- Ne oldu,bişeye mi canın sıkıldı?.Suratın da bir karış?..

-- Bir karış mı?

-- İşte yaklaşık..

-- Çok üzgünüm de ondan.

-- Ne oldu?

-- Emin vardı ya?

-- Nerde?

-- Yok,biyerde değil...Emin diye bir arkadaşım vardı ya,karısıyla birlikte bize oturmaya gelirlerdi bazan?.

-- Ben Emin diye birini hatırlamıyorum.

-- Nasıl hatırlamıyorsun?.Matbaacı Emin..Bizim aramızı o yapmıştı,bizi tanıştırmıştı?..

-- Yok Hayri,yanılıyorsun,bizi kimse tanıştırmadı,ben geldim sana kendimi tanıttım,biz öyle tanıştık.

-- Sen benim kaçıncı karımdın?

-- Üçüncü.

-- Neydi senin adın?

-- Selma..

-- Haklısın,karıştırdım.Emin,ikinci karım Ayten'le aramızı yapmıştı.

-- Eee,ne olmuş Emin'e?

-- Epeydir hastaydı,hastanede yatıyordu.

-- Nesi vardı?

--Böbreklerinden rahatsızdı..

-- Hayır,nesi vardı derken,evi var mıydı,parası var mıydı onu sordum.Eğer öldüyse geride kalanlar mağdur olmasın.

-- Adam öldü,malın mülkün ne önemi var Ayten?..

-- Ayten değil,Selma..Benim adım Selma...Sekiz senedir karınım,hala adımı ezberleyemedin,ikide bir eski karının adını söyleyip duruyorsun!.

-- İkide bir,kötü bir oran değil ki..

-- Yakın arkadaşın mıydı Emin?

-- Çok yakındık.

-- Başın sağolsun o zaman.

-- Ne zaman?

-- Sen niye hep lafların yanlış yerine takılıyorsun Hayri?.Arkadaşın ölmüş,sana başsağlığı diliyorum!.

-- Sağol sağol,dostlar sağolsun..

-- Sadece dostlar değil,düşmanlar da sağolsun.

-- Niye?

-- Çünkü,düşmanlar olmazsa dostların kıymetini bilmeyiz..Haydi üzme kendini,patlıcan musakka yaptım,ye de kendine gel.

-- Patlıcan musakka üzüntüye iyi mi geliyor?

-- Hayır,onun için demedim..

-- Bütün arkadaşlarım patır patır ölüyorlar Ayten!.

-- Ayten değil,Selma!.

-- Yaşlılık çok kötü bişey..Kala kala birkaç tane arkadaşım kaldı,onlar da ölürlerse ben ne yapacağım?

-- Sen de kendinle arkadaş olursun.

-- Peki ya ben de ölürsem?...O zaman ne yapacağım?...

-- Saçmalama Hayri..

-- Ben miyim saçmalayan?...Asıl saçmalayan hayat...

İnsan,bir yakını ölünce anlıyor hayatın ne kadar saçma,ne kadar anlamsız olduğunu..

Herşey boş,herşey yalan,gel biraz da sen oyalan.

-- Yok ben iyiyim böyle.

-- Emin'le çocukluğumuz birlikte geçti..Aynı okullara gittik,askerliğimizi aynı yerde yaptık,uzun zaman aynı işyerlerinde çalıştık.Benim en iyi arkadaşımdı.O öldü,ben hayattayım,benim ondan neyim eksik?..

-- Saçmalama Hayri.

-- Yaşamanın hiçbir anlamı yok.Ben de ölmek istiyorum..Bu yaştan sonra daha fazla yaşayacağım da ne olacak?.Aynı acıları,aynı mutsuzlukları tekrar tekrar yaşayacağım..

İstemiyorum yaşamak..Öleyim de bitsin bu hayat denen acı..

-- Aaa Hayri?.Ağzından yel alsın!.

-- Almasın!..Küstüm ben hayata.İçimde yaşamaya dair en ufak bir heyecan kalmadı..

-- Yapma böyle Hayri,üzüyorsun beni..

-- Nasıl olsa ölmeyecek miyiz Ayten?

-- Ayten değil,Selma.

-- Ha bugün olmuş,ha yarın,ha on sene sonra,ne farkeder?..

Hayattan zevk alamadıktan sonra neye yarar yaşamak?.Bıktım artık yaşamaktan..

Ben ölürsem,sen ayakta kalabilir misin,tek başına idare edebilir misin?

-- Ederim.

-- İyi o zaman.Ben öleyim..

Ama ben beceremem kendimi öldürmeyi..

Beni sen öldür..

İntihar süsü ver..

Haydi,gözlerimi yumdum,arkamı döndüm bekliyorum,öldür beni!

-- Ensene ne oldu?

-- Hangi enseme?

-- Ne demek hangi enseme?.Kaç tane ensen var?.Ensende bi şişlik var.

-- Ne şişliği,nerde?.Bu mu?..

-- Evet.

-- Allah Allah,nedir bu?..Eyvah!

-- Ne oldu?

-- Kanser oldum!.

-- Saçmalama.Küçük bi şişlik.Biraz da kızarmış..

-- Yok yok,küçük bi şişlik değil bu..Şey bu..Ur bu ur..Kanser oldum!

-- Saçmalama Hayri,sivilce bu..Biraz büyükçe ama sivilce..

-- Yok yok,kanser bu!..Kanser oldum Selma!..Ambulansı ara!..

(Paniğe kapılır)

-- Hayri,sakin ol,bişeyin yok!.Dur bakayım şuna yakından..

-- İmdaat,kanser oldum!..

Selma yardım et!..

Kötü oluyorum Selma,taksi çağır,hastaneye götür beni!.

Komşular imdaaat!..

-- Hayri dur,panik yapma!..Önemli bişey değildir..

-- Yok yok,önemli bişey bu..Bi arkadaşımın oğluna oldu aynısı.Sırtında bi şişlik çıktı,önemsemedi,sonra kansere döndü.İmdaaat!..

-- Hayri,bağırma..Dur bakayım şuna..Hayri titreme!..

-- Ölmek istemiyorum Selma,yardım et bana,elim ayağım kesildi,bayılacağım şimdi!..Allahım noolur...

-- Hani biraz önce öleyim,möleyim,bıktım yaşamaktan diyordun?...

Sağlığın yerindeyken sallamak kolay tabi...

Rahat dur,bakayım şuna..

Hayri ağlama!..

-- Ölmek istemiyoruuum..Daha yapacak çok işim vaaar..Yaşamak istiyoruuum...

Allahım lütfen!.Lütfen kanser olmasın!

-- Sivilce bu Hayri..

-- Emin misin?

-- Eminim..Sen sabahları yüzünü yıkarken,enseni yıkamıyor musun?

-- Bazan yıkamadığım oluyo.Ensem arkada kalıyor,kimse görmüyor,su ziyan olmasın diye.

-- Kirden,sivilce çıkmış..Patlatayım mı?

-- Emin misin,sivilce mi?

-- Sivilce.

-- Patlat!.

-- Patlatıyorum....Dur,kolonyayla temizleyeyim..Haydi geçmiş olsun.

-- Sağol.Allah razı olsun....

Niye böyle şeyler bizim başımıza geliyor Ayten?

-- Bak yine Ayten'e döndün.Ayten değil,Selma..

-- Ama bu sivilce niye benim ensemde çıkıyor?..

Niye hergün böyle üzüntüler,sıkıntılar yaşıyoruz?..

Bizim bir günümüz de iyi geçmeyecek mi?..Bir gün mutlu olamayacak mıyız biz?..

Eğer her günümüz böyle geçecekse yaşamanın ne anlamı var?..

Acı çekmeye mi geldik biz bu dünyaya?..Ölelim de bitsin bu acı o zaman...

-- Sağlığına kavuşunca yine sallamaya başladı.. Gözüne ne oldu senin?

-- Ne gözü? Hangi gözüm? Nerde? İmdaat,kör oldum!..

-- Hayri şaka yaptım,yok bişeyin,koşma,kapıya çarpacak.....

Allah canına almasın,iyi misin Hayri?....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder