YAZILAR

cc

29 Kasım 2017 Çarşamba

AŞKIN İLE TAŞKIN

(5.Bölüm)

TAŞKIN - Kaç çocuğunuz var doktor bey?

DOKTOR - Hiç çocuğumuz yok..Bi tanesi İzmit'te makina mühendisi..Bi tanesi Ankara'da mimar..Bi tanesi İzmir'de üniversitede okuyor,hepsi kanatlanıp,birer birer uçup gittiler yuvadan,hiç çocuğumuz kalmadı..

AŞKIN - Sizi arayıp sormuyorlar mı?

DOKTOR - Aramıyorlar...Eskiden,bayramdan bayrama gelirlerdi,şimdi iki bayramda bir telefon ediyorlar.."Annecim nasılsın?..Babacım nasılsın?..."
Telefon fazla yazmasın diye,beş dakka konuşup,kapatıyorlar...

Hayırsız pezemenkler!..Telefonda elimden öpüyor..Görüntülü telefon..Elimi telefona tutuyorum,o da ağzını telefona yaklaştırıp,telefonu öpüyor..

AŞKIN - Hepsi erkek mi çocuklarınızın?

DOKTOR - Hepsi erkek olsa ne olur?..İnsan olacaksın,insan!..Erkeklik dediğin,sadece cinsiyettir..İnsanlıktır bizim ırkımız..Irksız bunlar,ırksız..Irksız herifler!...

Bayram demeseniz,seyran demeseniz,babamdır deseniz,annemdir deseniz,ayda bir çıkıp gelseniz,yalandan da olsa,özledik sizi deseniz,sarılsak,kucaklaşsak,şakır şakır ağlasak...

Biz sizin bkunuzu temizledik nankörler!..Sabahlara kadar uyutmadınız bizi!..Şimdi mühendisoldunuz,mimar oldunuz,müdür oldunuz,genel müdür oldunuz diye gtünüz mü kalktı?...

Gt dediğim için kusura bakmayın.

AŞKIN - Rica ederiz..Neyse,o.

DOKTOR - Çocuklarımdır neticede,hepsini çok seviyorum,onlar hakkında kötü şeyler de söylemek istemiyorum ama ne bileyim...

(Durur..Gözleri dolar..Parmaklarıyla kurular..)

AŞKIN - Böyle gelsenize doktor bey...

(Doktorun haline üzülmüşlerdir)

DOKTOR - Yok,iyiyim böyle..

AŞKIN - Lütfen ama..Burda daha rahat edersiniz..(Doktorun yanına gider,kolundan tutar) Üzdünüz bizi şimdi..Lütfen,bizim yerimize,koltuğa geçin,orası daha rahat,bi soluklanın,kendinize gelin..

DOKTOR - Orası sizin yeriniz ama..

TAŞKIN - Ne farkeder doktor bey,biz böyle otururuz,gelin böyle..Bizim acelemiz yok..Doktor iyi olmadan,hasta iyi olur mu?.Bi kendinize gelin önce..

DOKTOR - Sağolun çocuklar..Madem öyle bi beş dakka uzanayım sizin koltuğunuza...

(Doktor,hastalarının uzun koltuğuna uzanır..Aşkın'la,Taşkın da,onun tekli koltuğuna geçerler..Aşkın koltuğa,Taşkın da koltuğun kenarlığına oturur..Taşkın,koltuğun kenarlığındaki,doktorun seans sırasında notlar aldığı bloknotu alır,koyacak bir yer arıyormuş gibi bakınır,masaya gitmeye üşenir,bloknot elinde kalır..
Yerler değişmiştir..Doktor,hasta koltuğunda..Hastalar da,doktor koltuğundadır...)

(Doktor,uzandığı koltukta anlatmaya devam eder..)

DOKTOR - Ama kızım başka...Tekne kazıntısı,en küçükleri kızım..En son onu yaptık..Ama iyi oldu..Ötekiler acemiliğimize geldi ama kız,ustalık dönemimize denk geldi,iyi yaptık..Çok güzel,çok iyi kalpli bi kız..

AŞKIN - O nerde?

DOKTOR - İzmir'de..Üniversitede diş hekimliğinde okuyor..

TAŞKIN - Doktor bey?.

DOKTOR - Efendim?.

TAŞKIN - Çocuklarınız yanınızda olsaydı?...Veya en azından bi tanesi sizinle birlikte kalıyor olsaydı..Karınızla yine boşanma noktasına gelir miydiniz?..

DOKTOR - Ne alakası var Taşkın bey,sebep çocuklar değil ki..

TAŞKIN - Evet ama çocuklarınızla birlikte oturuyor olsaydınız daha iyi olmaz mıydı?..Aynı apartmanda altlı,üstlü?..

DOKTOR - Bak,doğru söylüyorsun..Zaten karımla kavgalarımız,çocukların evden gitmeleriyle başladı..

TAŞKIN - Çocuklar evden birer birer gidince,her seferinde karınızla biraz daha fazla başbaşa kaldınız,bütün ilginizi,bütün enerjinizi birbirinize yönelttiniz..

DOKTOR - Çok doğru,bravo!..Tabi bu ilginin içinde,sevgi olduğu kadar,başka sebeplerden birikmiş öfke de vardı..Belki çocuklarımıza yöneltmek istediğimiz bir öfkeyi,onlar olmadığı için,birbirimize yönelttik..

TAŞKIN - Aynen!..Kesinlikle!..Çocuklarınızın sizi ihmal etmelerinin yarattığı hayal kırıklığını örtmek için,suçlu aradınız,kendinize toz kondurmamak için,birbirinizi başka sebeplerle suçladınız..

DOKTOR - Olabilir..Ben hiç öyle düşünmemiştim..

(Taşkın,elindeki doktorun bloknotuna konuşarak not alır..)

TAŞKIN - "ÇOCUKLAR OLSAYDI,BÖYLE OLMAZDI..."

AŞKIN - N'apıyosun Taşkın?

TAŞKIN - Not alıyorum..

AŞKIN - Niye?

TAŞKIN - Ne biliyim,içimden geldi..

DOKTOR - Ama Taşkın bey doğruyu söylüyor,çok iyi bir tespit yaptı..

AŞKIN - Peki doktor bey...Çocuklarımız gelmiyorlar diye şikayet ediyorsunuz...Madem onları çok seviyorsunuz,görmek istiyorsunuz,neden siz onların yanına gitmiyorsunuz?..

DOKTOR - BEN?

AŞKIN - Evet..

DOKTOR - DOKTOR?

AŞKIN - Evet..

DOKTOR - DOKTOR HAYRİ?

AŞKIN - Evet.

DOKTOR - İLİŞKİ UZMANI,PSİKİYATRİST HAYRİ UZMAN?..Ben kalkacağım,çocuklarımın ayağına gideceğim??..Olmaz öyle şey!..Ben onların babasıyım,onlar benim ayağıma gelecekler!.

(Taşkın,elindeki bloknot'a konuşarak not alır)

TAŞKIN - "KİBİR..BENCİLLİK..KENDİNİ BEĞENMİŞLİK..."

AŞKIN - N'apıyosun Taşkın?

TAŞKIN - Hiiiç...Bana bakmayın siz,devam edin..

AŞKIN - Neden olmasın doktor bey?..Atlayın karınızla birlikte bi otobüse,önce İzmit'teki oğlunuzun yanına gidin..Onun yanında bikaç gün kalın..Sonra ordan Ankara'ya...Ankarada mıydı öbür oğlunuz?

DOKTOR - Ankara'da..

AŞKIN - Birkaç gün de onun yanında kalın..Eşinizle birlikte,turist gibi geze geze gidersiniz,hem birlikte vakit geçirmiş olursunuz,alışveriş edersiniz..Hem ziyaret,hem ticaret..

DOKTOR - Olmaz!..Karımla yola çıkmam ben..Yolda kavga ederiz,ya giderken,ya gelirken öldürürüz birbirimizi..O dediğin "hem ziyaret,hem ticaret" olmaz, "Hem ziyaret,hem cinayet" olur..

TAŞKIN - "KORKU...ÖNYARGI...KENDİNE GÜVENSİZLİK..."

AŞKIN - Taşkın n'apıyosun?

TAŞKIN - Yalan mı?

AŞKIN - Doğru valla..

DOKTOR - Ayrıca,gitmek istesem bile gidemem.Programım çok dolu,bisürü hastam var,onları bırakıp biyere gidemem.

TAŞKIN - "TEMBELLİK...BOŞVERMİŞLİK..BAHANE ÜRETME..ERTELEME..."

DOKTOR - Karımla aramız düzelmez bizim..Bitti artık,koptuk birbirimizden,dönüşü olmayan bi noktaya geldik.

TAŞKIN - "VAZGEÇME..MÜCADELEDEN KAÇMA..UMUTSUZLUK..."

AŞKIN - Peki karınızdan ayrılınca ne olacak?.Başka biriyle mi evleneceksiniz?

DOKTOR - Bir daha evlilik mi?.Tövbe..

AŞKIN - Ama doktor bey,siz boşanınca sadece eşinizden ayrılmayacaksınız,otuzbeş senedir alıştığınız bir hayattan da ayrılacaksınız..Nasıl bakacaksınız kendinize?..Kadınsız bir hayat zor olmayacak mı?

DOKTOR - Anamızdan kadınla mı doğduk?..Yaparız bişeyler..Bu kadına katlanmaktansa,her türlü sıkıntıyı,çileyi,cefayı,acıyı çekmeye razıyım.

TAŞKIN - "APTALLIK..İLERİYİ GÖREMEME..MUTSUZLUKTAN ZEVK ALMA..MAZOŞİZM..."

DOKTOR - N'APIYOSUN SEN!?..VER ŞUNU!..(Taşkın'ın elindeki bloknot'u alır) DOKTOR KESİLDİN BAŞIMIZA!..BURDA DOKTOR OLAN BENİM..

TAŞKIN - Ama hiç öyle görünmüyorsunuz..

DOKTOR - Nasıl görünmüyorum?.

AŞKIN - Sizin durumunuz bizden daha kötü valla..Sizin halinizi görünce,ne yalan söyleyeyim,ben kendimi daha iyi hissetmeye başladım..

TAŞKIN - Karınızla aranızda hiçbişey kalmadı mı?..Tamamen bitti mi herşey?

DOKTOR - Tamamen bitti...Allah tamamına erdirdi...Artık birbirimize karşı hiçbişey hissetmiyoruz..Nefret ediyoruz birbirimizden...

Sizin yaşlarınızdayken,çok severdik,çok bağlıydık birbirimize..Aramızdaki bağ,hiç kopmayacak kadar kuvvetliydi..Ama biz o bağı,başka duygularla besleyip,daha da kuvvetlendirmek yerine,zayıflamasına izin verdik..Birbirimize karşı hoşgörülü olamadık..Bencilliğimizin,hırslarımızın kurbanı olduk..Paylaşmasını bilemedik..İlişki dediğin,paylaşmaktır..İlişkinin amacı budur..Paylaşarak çoğalırsın..Acıyı da,sevinci de paylaşacaksın..Biz öyle yapmadık..Birbirimizi hep dışladık kendimizden..Birbirimizle alay ettik,küçük düşürmeye çalıştık..O beni ikide bir "Elalem profesör oldu,sen hala doktorsun" diyerek aşağıladı..Ben de onun yemekleriyle dalga geçtim...

AŞKIN - Aynı şeyi sen de yapıyorsun Taşkın..Sen de benim yemeklerimle alay ediyorsun..

TAŞKIN - Sen de benim işimle dalga geçiyorsun.

DOKTOR - Siz ne iş yapıyorsunuz Taşkın bey?

TAŞKIN - Toptancıyım.

DOKTOR - Ne satıyorsun?

TAŞKIN - Plastik bardak.

AŞKIN - (Kendini tutamaz,sırıtır)

TAŞKIN - Bak yine yapıyosun Aşkın?!..Benim işim seni niye güldürüyor,plastik bardağın neresi komik anlamıyorum ki!..

AŞKIN - Tamam,afedersin,özür dilerim..

DOKTOR - Mesleklerimiz bizim kişiliğimizin yarısıdır...Bizler,mesleklerimizden güç alarak yürütürüz ilişkilerimizi..Ev kadınlığı da meslektir..Hem de en zor mesleklerden biridir...Mesleklerimize saygı,kişiliğimize saygı demektir..

AŞKIN - Çok doğru söylüyorsunuz..

DOKTOR - Evet ama gel de bunu benim karıma anlat...Bana en son ne dedi biliyor musunuz?.."Elalemin doktorları Nobel ödülü alıyor,ben senden yüzkırk ekran televizyon istedim,onu bile alamadın" dedi..

Bizim Aziz Sancar,Nobel ödülü aldı ya?..Onu bile kafama kaktı..Sanki nobel ödülleri bakkalda satılıyor...

AŞKIN - Yüzkırk ekran televizyonu ne yapacakmış?..Evde yok mu televizyon?.

DOKTOR - Var..Olmaz mı?..Ama kırıyor.

TAŞKIN - Neyi kırıyor?.Televizyonu mu kırıyor?

DOKTOR - Eveet...Dizi seyrediyor,kaptırıyo kendini,dizidekikarakterlerden birine kızıyor,o hırsla televizyona tekme atıyor,devirip kırıyo...Geçen hafta Fenerbahçe maçından sonra,Fenerbahçe berabere kaldı diye,koca plazma televizyonu beşinci kat balkonundan aşağı attı...Düşünün yani,berabere kaldı diye...Fenerbahçe yenildiği zaman neler yapıyo,hiç anlatmayayım..

Şimdi de kurtlar vadisine taktı kafayı..Var ya televizyonda Kurtlar Vadisi diye bi dizi?

TAŞKIN - Biliyorum..Çocukluğumdan beri seyrediyorum ben de..

DOKTOR - Sabah akşam kurtlar vadisini seyrediyor..Videocudan eski bölümleri de almış,gündüzleri de eski bölümleri seyrediyor..Akşam eve gidiyorum,karnım aç,bakıyorum,televizyonun karşısına oturmuş kurtlar vadisini seyrediyor..""Karnım aç,yemek hazır mı?" diye soruyorum,başını kurtlar vadisinden bana doğru ağır ağır çeviriyor,bana bi bakış atıyo,korkudan dizlerimin bağı çözülüyor...

TAŞKIN - Allah Allaaah...Bu nasıl bi kadın doktor bey?..

DOKTOR - Hiç sorma,hiç sorma..Ne çektiğimi bi ben bilirim..

AŞKIN - Ay Taşkııın...Ben,böyle olmamızı istemiyorum...Ben bu hale gelmemizi istemiyoruum...

DOKTOR - Yok yok,siz böyle olmayacaksınız..Ben sizin bütün sorunlarınızı çözeceğim..Siz bizim gibi olmayacaksınız,size güveniyorum,sizde potansiyel var,on seans sonra hiçbişeyiniz kalmayacak..

AŞKIN - Aman aman!..Ben seans means istemem,bu yetti bana.Ben dersimi aldım,terapi merapi istemiyorum..

DOKTOR - Yok yok,bi altı seans şey yapayım ben size..

AŞKIN - Aman,istemem..O seansları siz kendinize yapın..Taşkın kalk gidiyoruz..O not yazdığın kağıdı da al,gerekirse o notlara bakarız.Bi de doktor beyin durumunu hiç aklımızdan çıkarmayız,bi yolunu buluruz,çok teşekkür ederiz doktor bey...

DOKTOR - Hiç olmazsa bi üç seans şey yapsaydım??

TAŞKIN - Karım ne diyorsa o,doktor bey,kusura bakmayın..İnşallah siz de,evliliğinizi kurtarmanın bi yolunu bulursunuz..

DOKTOR - Madem öyle diyorsunuz...Buyrun,kapıya kadar geçireyim..

TAŞKIN - Yok,siz rahatsız olmayın,gideriz biz...(Çıkarlarken) Zaten peşin peşin geçirdi geçireceği kadar,bi de kapıya kadar geçireyim diyo...

AŞKIN - Hoşçakalın doktor bey..

DOKTOR - Güle güle...Güle güle...Kendinize iyi bakın..Mutlu olmayı unutmayın!...

(Aşkın'la Taşkın giderler..Doktor,bir süre bekler...Sonra telefonunu çıkarır,evini,karısını arar...)

DOKTOR - Alooooo?...Hayriyeeee?...(Tatlı ve yumuşak bir sesle) Nasılsın benim güzel
karıcığım?...Benim tatlı meleğim...Can yoldaşım..Hayat arkadaşım...

KARISI - Bitti mi terapi Hayri?..Tedavi ettin mi hastalarını?..

DOKTOR - Ettim ettim,etmez miyim?...Senin de yardımınla,bunları da iyileştirip gönderdim..

KARISI - İyi oynadım ama değil mi Hayri?.

DOKTOR - Şaahaane oynadın...Herşeyi konuştuğumuz gibi yaptın da..O pezevenk lafı nerden çıktı,onu anlamadım..

KARISI - Hayri'ciğim,biliyorsun ben Azeri kökenliyim.Bizde pezevenk,iyi insan,değerli insan
demektir..Sen benim için dünyanın en büyük pezevengisin..

DOKTOR - Teşekkür ederim karıcığım.Sen de az pezevenk değilsin..

KARISI - Sence ders almışlar mıdır hastaların?

DOKTOR - Aldılar aldılar...Kadının gözlerinde gördüm o korkuyu..Öyle bir ders aldılar ki,bunlar ölene kadar evli kalırlar..Bundan sonra böyle Hayriye'ciğim..Bundan sonra
evliliklerinde sorun yaşayan genç çiftlere "KORKU TERAPİSİ" uygulayacağım..Seninle birlikte onlara öyle bir ibretlik tablo göstereceğiz ki,ilerde bizim gibi olmamak için evliliklerine,birbirlerine sahip çıkacaklar...

Haydi kapatıyorum..Birazdan evdeyim..Ne yemek yaptın bana bakayım?

KARISI - Sevdiğin herşeyi yaptım..

DOKTOR - Benim sevdiğim tek şey,sensin...Hadi kapat..

KARISI - Hayır,önce sen kapat.

DOKTOR - Hayır,önce sen!.Lütfen lütfen...

KARISI - Hayri yaşımız yetmişe yaklaştı,,böyle çocukluk yakışıyo mu bize?

DOKTOR - İnsana en çok yakışan şey çocukluktur Hayriye,sen ne diyosun?...Baksana..

KARISI - Efendim?

DOKTOR - Sana bi gecelik almıştım hani...Kırmızı...Onu bu gece benim için giyer misin?

KARISI - Hayri ben onu giymem..

DOKTOR - Lütfen ama..Bikere bikere lütfen..

KARISI - Ay tamam tamam...Hadi gel eve,yemekler soğuyacak..

DOKTOR - UÇARAK GELİYORUUM.....

(Sekreterine seslenir)

KIZIM BEN ÇIKIYORUM!...BAK YİNE BLUZUN AŞAĞI KAYMIŞ...Çek kızım şu bluzunu
yukarı!..Nerdeyse dışarı fırlayacak şeyler...

Dur sen beceremiyorsun,en iyisi ben çekeyim.......
.
--SON--















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder