DÜRÜST ROMAN
4.KISIM
"NECMİ..."
Necmi,Fahri bey ile Nazlı hanımın,yukardan aşağı üçüncü,soldan sağa birinci çocuklarıdır...
Sayısal olarak,en büyük oğul Feyyaz'dan yedi yaş,Nermin'den dört yaş küçüktür ama sözel olarak,en çok onun sözü geçer.Üçüncü çocuk olmasına rağmen,babasıyla birlikte erken yaşta çalışmaya başlayıp,ailenin yükünü paylaştığı için,Fahri beyle,Nazlı hanımın gözünde,birincidir...
Necmi,ailedeki üç erkeğin en yakışıklısıdır..Bu yakışıklılık ona nereden geçmiş ben de bilmiyorum.Baba yakışıklı değildi,anne de dünya güzeli sayılmazdı.Belki de Necmi,gelişimini henüz tamamlamadığı çocukluk yıllarında birgün,babasına ve annesine bakmış,bakmış, "Bunlardan bana bişey geçeceği yok,ben en iyisi spor yapayım,iyi besleneyim,kendime özen göstereyim de,çok geç olmadan yakışıklılığın temelini şimdiden atayım" demiştir,bilemiyorum...
Okumanın ileride hiçbir işe yaramayacağını çocuk yaşta anlamış,orta birinci sınıfın,ikinci yarısında okula gitmeyi bırakmıştır..Buna aklıyla,fikriyle,bilgiyle değil,hisleriyle karar vermiş,daha sonra da,okulu bırakıp erken yaşta hayata atılmakla,kendisi için doğru olanı yaptığını görmüştür.İş hayatında da hep,bilgiyle değil,hisleriyle hareket etmiş,hiç yanılmamıştır.Bu bağlamda Necmi'ye "İleri görüşlü" değil,olsa olsa "İleri hisli" biri diyebiliriz...
Romantik biri değildir Necmi.Evlendikten sonra bir kez olsun akşam evine giderken karısına çiçek alıp götürmemiştir.Bunun saçma olduğunu düşünür ama bunu telafi eder.İki ayda bir,almadığı çiçeklerin parasını karısına nakit olarak verir.."Kokuysa,koku.." der.."Hangi çiçeğin kokusu,paranın kokusu kadar insanı heyecanlandırır?.." Karısı da bundan hiç şikayetçi olmamıştır,çiçeklerin parasını biriktirip kendisine,çanta,ayakkabı falan alır...
Ekmeğinin,namusunun,gururunun,onurunun kabadayısıdır.Bunun için gözü karadır.Kavgacıdır.Yanlış bir sözde,yanlış bir harekette,çıkar mıyım,çıkamaz mıyım diye düşünmeden,on kişiye balıklama dalar..Ama vicdanlıdır..Adamı döver,haketmişse hastanelik eder,sonra da taksi tutup hastaneye götürür,tedavi ettirir,bütün tedavi ve ilaç masraflarını kendi cebinden karşılar,hastaneye yatacaksa,yatırır,sık sık ziyaretine gider,yanına oturur,elini tutup teselli eder..Ailesinden görmediği ilgiyi Necmi'den gören adam da,çok duygulanır,etkilenir,beni dövdü diye şikayetçi olmaz..Efsane olmuştur.Tanıyanlar, "Yiyeceksen,Necmi'den dayak yiyeceksin.."derler..
4.KISIM
"NECMİ..."
Necmi,Fahri bey ile Nazlı hanımın,yukardan aşağı üçüncü,soldan sağa birinci çocuklarıdır...
Sayısal olarak,en büyük oğul Feyyaz'dan yedi yaş,Nermin'den dört yaş küçüktür ama sözel olarak,en çok onun sözü geçer.Üçüncü çocuk olmasına rağmen,babasıyla birlikte erken yaşta çalışmaya başlayıp,ailenin yükünü paylaştığı için,Fahri beyle,Nazlı hanımın gözünde,birincidir...
Necmi,ailedeki üç erkeğin en yakışıklısıdır..Bu yakışıklılık ona nereden geçmiş ben de bilmiyorum.Baba yakışıklı değildi,anne de dünya güzeli sayılmazdı.Belki de Necmi,gelişimini henüz tamamlamadığı çocukluk yıllarında birgün,babasına ve annesine bakmış,bakmış, "Bunlardan bana bişey geçeceği yok,ben en iyisi spor yapayım,iyi besleneyim,kendime özen göstereyim de,çok geç olmadan yakışıklılığın temelini şimdiden atayım" demiştir,bilemiyorum...
Okumanın ileride hiçbir işe yaramayacağını çocuk yaşta anlamış,orta birinci sınıfın,ikinci yarısında okula gitmeyi bırakmıştır..Buna aklıyla,fikriyle,bilgiyle değil,hisleriyle karar vermiş,daha sonra da,okulu bırakıp erken yaşta hayata atılmakla,kendisi için doğru olanı yaptığını görmüştür.İş hayatında da hep,bilgiyle değil,hisleriyle hareket etmiş,hiç yanılmamıştır.Bu bağlamda Necmi'ye "İleri görüşlü" değil,olsa olsa "İleri hisli" biri diyebiliriz...
Romantik biri değildir Necmi.Evlendikten sonra bir kez olsun akşam evine giderken karısına çiçek alıp götürmemiştir.Bunun saçma olduğunu düşünür ama bunu telafi eder.İki ayda bir,almadığı çiçeklerin parasını karısına nakit olarak verir.."Kokuysa,koku.." der.."Hangi çiçeğin kokusu,paranın kokusu kadar insanı heyecanlandırır?.." Karısı da bundan hiç şikayetçi olmamıştır,çiçeklerin parasını biriktirip kendisine,çanta,ayakkabı falan alır...
Ekmeğinin,namusunun,gururunun,onurunun kabadayısıdır.Bunun için gözü karadır.Kavgacıdır.Yanlış bir sözde,yanlış bir harekette,çıkar mıyım,çıkamaz mıyım diye düşünmeden,on kişiye balıklama dalar..Ama vicdanlıdır..Adamı döver,haketmişse hastanelik eder,sonra da taksi tutup hastaneye götürür,tedavi ettirir,bütün tedavi ve ilaç masraflarını kendi cebinden karşılar,hastaneye yatacaksa,yatırır,sık sık ziyaretine gider,yanına oturur,elini tutup teselli eder..Ailesinden görmediği ilgiyi Necmi'den gören adam da,çok duygulanır,etkilenir,beni dövdü diye şikayetçi olmaz..Efsane olmuştur.Tanıyanlar, "Yiyeceksen,Necmi'den dayak yiyeceksin.."derler..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder