YAZILAR

cc

8 Aralık 2017 Cuma

DÜRÜST ROMAN...
--------------------------------
(5.KISIM)

"YEŞİLŞEHİR'DE..."

-- Uyuyor musun Feyyaz?..

-- Uyuyorum..

-- Uyuyorsan beni nasıl duyuyorsun?

-- Ben "Uyur-duyar"ım..
                                                   
-- O ne öyle,uyur-duyar?..

-- Uyur-gezer gibi bişey...Gerizekalı mısın sen?..Uyuyor olsam,sana nasıl cevap veririm?

-- Veremezsin.

-- O halde?

-- Ne halde?

-- Uyumuyorum Selma!...Gözlerimi dinlendiriyorum...

-- Gözlerine ne oldu?

-- Bişey olmadı...Yatmadan önce yarım saat uzanıp gözlerimi dinlendiriyorum..Yorgun gözlerle uyursam,rüya göremiyorum..

-- Gerçekten mi?

-- Saçmalama Selma..Söyle,ne istiyorsun?

-- Şükran hala İstanbul'dan telefon etti bugün..

-- Ödemeli mi aradı?

-- Yoo,hayır..

-- İyi o zaman...Ne dedi Şükran hala?
                                               
-- Necmettin eniştenin Adaşehir'de oturan bir yeğeni varmış..

-- Necmettin kim?

-- Enişten?..Şükran hala'nın kocası..

-- Biliyorum da,sen biliyor musun diye sordum...Ben senin akrabalarının isimlerini biliyorum,sen benimkileri biliyor musun?.

-- Biliyorum tabi...

-- Peki söyle bakalım..Benim Kamil amcamın,karısının,kayınbiraderinin,teyzesinin kocasının adı ne?

-- Akif..

-- Bravo...İşte böyle olması lazım..Biz evlendiğimiz zaman,sadece biz evlenmiş olmuyoruz.Akrabalarımız da,birbirleriyle evlenmiş gibi oluyorlar..Yani bizimki aynı zamanda "Akraba evliliği..."

-- Bakıyorum keyfin yerinde..

-- Noolmuş Necmettin eniştenin yeğenine?.

-- Adı Recep..

-- Adı başka bişeymiş de,Recep mi olmuş?.

-- Ay Feyyaz,saçmalama da dinle...Necmettin enişte,Şükran hala'ya,Recep'e kız baktıklarından bahsetmiş..Şükran hala da,Nermin'i tavsiye etmiş..

-- Nermin kim?

-- Ay Feyyaaz,bırak dalga geçmeyi..Nermin?.Kızkardeşin...Senin kardeşin..

-- Peki Şükran hala'nın bundan çıkarı ne?..Başlık parasından komisyon mu alacak?.

-- Feyyaz saçmalama,başlık parası mı kaldı?...Ne diyorsun?..

-- Bundan bana ne!..Bunu bana niye söylüyorsun?..Ben kızkardeşimin babası mıyım?...Babama söylesinler,gelsinler babamdan istesinler..

--Babamın zaten haberi var..Anneme söyledim,o babama söylemiş..

-- Senin babanla,annenin bu işle ne ilgisi var?

-- Benim babamla,annem değil,senin babanla annen...Ben senin babana da baba diyorum ya..Annene de,anne diyorum..

-- Ben de o konuyu konuşacaktım seninle...Tamam..Adettir..Biz evlendik,birbirimizin babasına,baba,annesine anne diyoruz,iyi güzel de,ben bundan rahatsız oluyorum..

-- Niye?

-- Sen benim babama baba deyince,anneme anne deyince,ben sanki kızkardeşimle evlenmişim gibi tuhaf oluyor..Bundan sonra birbirimizin babalarına,annelerine,baba demeyelim,anne demeyelim...

-- Ne diyeceğiz?

-- "Kayınbaba" diyelim, "Kayınanne" diyelim...Kayın dememiz de şart değil..Kayın olmaz da,ceviz olur..Gürgen olur...Ben senin babana "Ceviz baba" diyeyim,sen de benimkine "Gürgen baba" de!..

-- Saçmalama..

-- "Kayın" saçma olmuyor da,ceviz mi saçma oluyor?..

-- Bu işi senin çekip çevirmen lazım..

-- Hangi işi?

-- Nermin'i senin evlendirmen lazım...Babanların durumu yok, biliyorsun...

-- Yaparız,merak etme...Ne gerekiyorsa yaparız..
.

Feyyaz'ın Yeşilşehir'deki iyi zamanlarıydı...

Güzel,olgun,iyi bir kadınla evlenmişti,Selma...

İlk çocukları Zeki,üç yaşına gelmiş,Selma,ikinci çocukları Mutlu'ya hamileydi..

Babası Fahri bey,annesi Nazlı hanım,kızkardeşi Nermin,erkek kardeşleri Necip ve Selim de onunla birlikte,Yeşilşehir'e gelmişlerdi..O alıp getirmişti hepsini İstanbul'dan..Aynı evde değillerdi ama birbirlerine yakın oturuyorlardı...

Feyyaz'ın 15 yaşında İstanbul'da babası tarafından evden kovulduğundan beri istediği şeydi bu..Bütün aileyi biraraya getirmek,herkes için birşeyler yapmak..

Bunu başarmıştı..Kendini güçlü ve lider hissediyordu..

Varlık zamanı çok cömert biri olan Feyyaz,yokluk zamanında,kimseden yaptıklarının karşılığını beklemeden,sessizce başına gelenlere razı olmuş,hep yeniden kendi başına ayağa kalkmaya çalışmıştı...

İyi zamanlardı Yeşilşehirdeki bu zamanlar...

Keşke hep öyle kalsaydı....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder