YAZILAR

cc

5 Ocak 2018 Cuma

TUHAF CELAL



TUHAF CELAL...

-- Hikmet abi,sana bi soru sorabilir miyim abi?..

-- Sor bakalım..

-- Taş attın da kolun mu yoruldu??

-- Lan git!..Saçma saçma...Yürü lan!..

Bu Celal'in kafada var mı biraz?

-- Var var...

-- Ne kadar var?

-- Valla ne kadar var bilmiyorum ama var..Ama iyi çocuk...TUHAF CELAL...

-- Hikmet aabi,sana bi soru sorabilir miyim aabi?..

-- Lan Celal!...Bak döverim seni!..Böyle ikide bir yanıma gelip saçma saçma konuşma;ben sinirli adamım,dalarım sana,kimse alamaz elimden!..

-- Yok aabi,Hüseyin aabiye sordum,Hikmet abine sor,o bilir dedi..

-- Neyi bilir mişim ben?.

-- Aabi bilmiyosan önemli değil, başkasına da sorarım..

-- Nedir oğlum o?.

-- Sorayım mı aabi?

-- Sor bakalım..

-- X'in oranı nedir?

-- Lan ben sana ne dedim?..Gel lan buraya!..

-- Vurma çocuğa Hikmet!..

-- Öldürürüm ulan seni!..Bela mısın lan sen benim başıma!..
                         
-- Hikmet,vurma çocuğa..Git lan Celal,uzaklaş burdan..

-- Oğlum manyak mı lan bu???

-- Abi dedim ya,kafada var biraz..
     
-- Banane oğlum onun kafasından??..

Niye ben??..Bütün manyaklar beni mi buluyo??..

İks ne oğlum??..Ne iks'i?..

-- İks işte ya..Okulda okuduk ya..İks, bilinmeyen demek..

-- Bilinmeyense,bilinmeyeni ben nerden bileyim?..

Bak hala orda durmuş bana bakıyo..Versene şu taşı bana!.

-- Oğlum Celaal,gitsene yavrum!....TUHAF CELAL

-- Hikmet aaabi???

-- Celal gelme yanıma!..Kuran çapsın döverim!...

-- Yok aabi?...

-- Celal benim tepemi attırma!..

-- Hikmet,bırak,bişey diycek herhalde..

-- Ya yok yaa,bişey diyceği falan yok.Gerizekalı,geliyo geliyo,manyak manyak sorular sorup gidiyo...

-- Ne soruyo?

-- İks'in oranı ne diye soruyo..Geçen gün geldi,Hikmet abi sana bişey sorabilir miyim dedi,ben de adam gibi sor dedim, "İks'in oranı nedir?" diye sordu..

-- Neymiş?

-- Oğlum Bahattin,manyak mısın oğlum?..İks'in oranı diye bişey yok..Herif çatlak...Ne kuruyosa kafasında?..İkide bir geliyo,manyak manyak sorular soruyo..Dövecektim,zor aldılar elimden..

-- Sen de biliyosan söyleyiverseydin iks'in oranını,çok mu zordu?

-- Ya,Bahattin!.İks'in oranı diye bişey yok oğlum!...Başı sonu yok..İks nedir,oran kimdir,ortada hiçbişey yok,geliyo,damdan düşer gibi "İks'in oranı nedir" diye soruyo..

-- Yani hiçbi anlamı yok?

-- Yok.

-- Ya varsa?

-- Ne varsa?

-- Ya söylediğinin bi anlamı varsa?..Ya adam evliyaysa?..Ya sana bişey anlatmaya çalışıyosa?

-- Olum,Bahattin,adamın canını sıkma..Adam üşütük...Ondan bikaç gün önce de geldi "Taş attın da kolun mu yoruldu?" dedi,gitti..                      
-- Yoruldu mu?

-- Ne yoruldu mu?

-- Kolun.

-- Bahattin bak,sana da çarpacam bitane şimdi..Söylediklerinin benimle ilgisi yok...

-- Emin misin?

-- Neye emin miyim?

-- Söylediklerinin seninle ilgisi olmadığına?

-- Gerçi o gün..."Taş attın da kolun mu yoruldu" dedi,ben buna kızdım kovaladım,sonra okeye oturduk arkadaşlarla, bana hiç parti kalmadı..İlk defa o kadar şanslıydım...

-- Tamam işte abi..Adam sana taş attın da kolun mu yoruldu derken,sana o gün şanslı günün olduğunu söylemiş..

-- Ne alakası var?

-- Taş işte abi..Taş dediği,okey taşı..Sana "Bugün senin şanslı günün,okey oyna" demiş..

-- Varsa öyle bi yeteneği,doğrudan söylese ya?..

-- Yok abi,evliyalar doğrudan söylemezler..Sen anlayacaksın..

-- Lan git!..Evliya mevliya değil bu,çatlak bu...
Oğlum hala burda mısın sen?

-- Bi dinle abi,bakalım ne soracak?.

-- Yok Hikmet aabi,soru sormıycaam..

-- İyi..Manyak manyak sorular sormayı bırakmış...Aferim..Gel otur,çay söyliyim...Aslında ben buna acıyorum..Baksana haline,belli,gariban..Ama ben de sinirli adamım,öyle manyak manyak sorular sorunca dayanamıyorum...
Soru moru yok Celal,kapandı o mevzu,bitti..

-- Yok Hikmet aabi,soru sormıycam...

-- Aferim..Hadi iç bakalım çayını...Ne diyeceksin?.Bişeye mi ihtiyacın var?..Elbise melbise,para mara,bişey lazımsa,söyle,sen mahallemizin çocuğusun..

-- Yok aabi,hiçbişeye ihtiyacım yok..

-- İyi peki..Ne söyliyceksen söyle..

-- Söyliyim mi aabi?

-- Söyle..

-- Alan veren gavur olsun.

-- ...............

-- Celal,git oğlum,uzaklaş burdan..Hikmet abin basacak şimdi tokadı...

-- Peki aabi...

-- Boşver Hikmet,sakin ol..Sen dedin,çatlakmış işte...

-- Ulan bu benim yanıma bi daha gelsiiiin...Anam avradım olsun...İte bak ite,köşede durmuş uzaktan bana bakıyo...Ulan ben senin!...

-- CELAL,KAAAAÇ!.....TUHAF CELAL..

-- Hikmet aabi,meraba aabi...

-- Lan yine mi sen?..

-- Top oynarken ayağımı kırdım aabi..

-- Naaptın?

-- Top oynarken ayağımı kırdım aabi..

-- Yok ya?..Geçmiş olsun..

-- Üç gündür konuşmuyo benimle aabi..

-- Kim konuşmuyo?

-- Ayağım..

-- Ne diyon oğlum sen??

-- İki kere yüzde yüzlük gol pozisyonunda topa ıska geçti,ben de kızdım,ağzıma geleni söyledim.

-- Kime söyledin?

-- Ayağıma..
                   
-- O da kırıldı??
 
-- Evet aabi..

-- Celal bak döverim seni!..

-- Neticede ayağındır aabi,sokağa atamazsın..

 -- Celal bak bugün sakin günümdeyim durduk yere beni celallendirme!...Sen benden ne istiyosun ooğlum??

-- Tek ayakla olmuyo aabi..Beni dinlemiyo,sen ayağımla bi konuşsan?

-- Yusuf,al şu herifi yanımdan,girecem şimdi,bi tarafı elimde kalacak...

-- Celal yürü oğlum git burdan!

-- Tamam Yusuf aabi...Hoşçakal Hikmet aabi..

-- Ya ben ne günah işledim arkadaş,Allah bu manyağı sardı benim başıma?...

İte bak ite,köşede durmuş bana bakıyo..Şu taşı versene bana!..Şu büyük olanı....TUHAF CELAL

-- Hikmet aabi,meraba aabi!..

-- Ulan Celal!...Bak hastayım,hiç seninle uğraşacak halim yok,benim canımı sıkma!..

-- Yok aabi,aklıma güzel bi fikir geldi,onu söyliycektim sana..İşine yarar diye aabi..

-- Ne geldi aklına Celal?

-- Ya Timuçin,Allahını seversen,sorma şuna bişey...Manyak herifin teki...Ne gelecek aklına?..Geliyo,manyak manyak konuşup beni sinir edip gidiyo...Oğlum,sen benden ne istiyosun??..

-- Demek ki çocuk seni seviyo Hikmet?..

-- Ya bırak,ne sevmesi?..Yürü git Celal,kaldırma beni yerimden!.

-- Peki aabi sen bilirsin...Sen et yemeyi seviyosun da ondan dedim...

-- Ne eti oğlum,ne diyon sen?...Hem sen benim et yemeyi sevdiğimi nerden biliyon lan?...Beni mi takip ediyon?.Sapık mısın oğğlum?!

-- Yok aabi,akşam televizyonda haberlerde dinledim,et fiyatları bitürlü düşmüyor dedi haberlerde..

-- Eee,noolmuş?

-- Benim aklıma et fiyatlarını düşürecek bi fikir geldi aabi..

-- Senin aklına??

-- Evet aabi...

-- Koskoca hükümetin,et bakanının aklına gelmeyen,senin gibi gerizekalı birinin aklına geldi öyle mi?

-- Hakaret etme çocuğa Hikmet?.

-- Gerizekalı oğlum...Gerizekalıya gerizekalı demenin neresi hakaret?

-- Bi dinleyelim bakalım,belki güzel bi fikir gelmiştir,ucuza et yeriz fena mı?

-- Timuçin hasta etme sen de adamı..Delinin aklına gelen fikirle mi ucuz et yiycez?...Sen dinle,ben içeri giriyorum..Hulusi abi,bana bi çay yapsana!

-- Ya otur iki dakka...Hulusi abi,çayları buraya ver!...Hikmet,otur iki dakka,dinleyelim,süper fikirler böyle adamlardan çıkar..Sen deli sanırsın,adam dahidir bilemezsin ki...

-- Fesuphanallaaah....Söyle lan!..Neymiş aklına gelen fikir?.Nasıl düşecekmiş et fiyatları?

-- Söyliyim mi aabi?

-- Söyle dedik ya oğlum?

-- Çoluk çocuk herkes et yesin aabi...

-- Oğlum söyle!

-- Ette protein var aabi...Büyüme için,hücrelerimizin tamiri için gerekli...

-- Oğlum başlatma hücrelerine,söylesene nasıl düşecek et fiyatları?

-- Söylüyorum abi et fiyatlarının nasıl düşeceğini..

-- Söyle!!

-- Sen arkasına geçip çömeleceksin,ben önden iticem...

-- N..ne..Ne diyon oğlum sen?.Neyin arkasına geçicem?

-- Et fiyatlarının aabi...Başka türlü düşmez et fiyatları aabi...Sen arkasına geçip çömeleceksin,ben de göğsünden ittiricem,et fiyatları sırtüstü düşecek...

-- Timuçin??
                                     
-- Efendim Hikmet?

-- Ben şimdi bu Celal'e dalacam...Eğer ayırmaya kalkarsaaan...Anam avradım ossun,bi yumruk ona,iki yumruk sana çakarım!..

-- E bu sefer haketti..Elimi bile sürmem kuran çarpsın..İstersen tutayım,rahat döv..

-- Yok yok tutmana gerek yok...Ben hallederim...

Ulan ben sana!...Nerde lan bu?...Nereye gitti bu?...

-- Tövbe tövbeee..Nereye gitti bu?..Şimdi burdaydı?..

-- Allah Allaaah?..Ya,şimdi gözümüzün önündeydi..Hatta bi elimle yakasından tutuyodum.Nasıl gider?

-- Tövbe tövbeee...Yer yarıldı içine girdi sanki...Hikmet,aklın varsa bu Celal'den uzak dur.İn midir,cin midir,gözümüzün önünde pof diye buhar oldu bi anda kayboldu gitti..

-- Yok yaa,ben senle konuşurken sıvışıp tüydü pezemenk..

-- Yok Hikmet..Giderken görürdük,ayak sesini duyardık..Bi anda yok oldu...Ben gidiyorum..

-- Nereye gidiyosun?

-- Eve gidiyorum..Korktum ben bu çocuktan..Şimdi pat diye ortaya çıkar,tutar birimizi,pat diye alır götürür..

-- Nereye götürür?

-- Nerden geldiyse oraya...Ruhlar alemine..Cinler alemine...

-- Benim de sinirlerim bozuldu,ben de gideyim eve..

-- Beraber yürüyelim..

-- Beraber yürüyelim....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder