YAZILAR

cc

25 Şubat 2018 Pazar

AÇILIŞ


Bugün beni çok sevindiren birşey oldu...

Mahallemizde,cadde üzerinde yeni bir dükkan açıldı..

Bir börekçi...

Böreği çok mu seviyorum?

Hayır..

Dükkanı açan,tanıdığım biri mi?

Yooo...

O zaman niye seviniyorum?

Beni sevindiren,yeni bir dükkanın açılıyor olması...

Öyle demeyin,

Yeni dükkan,yeni umutlar demektir..

"Dükkanı açanı tanımıyorsun,sanane başkasının umudundan" diyemezsiniz..

Çünkü umut bulaşıcıdır..

Börekçi işlerinin iyi olduğu bir gün yanımızdan geçerken beni de aura'sıyla etkileyebilir.

Ondan bir enerji alabilirim,

Sinerji alabilirim..

Olmadı,dükkanına gider bikaç kere börek yer,nerelisin-merelisin,samimiyet kurar,sıkıştığım zaman borç para alabilirim..

Verir vermez,o ayrı konu...

Üç ay önce aynı cadde üzerinde,biraz ileride bir "Açık parfümcü" açılmıştı..

Onun açılmasına da çok sevinmiştim..

Ama o açık parfümcü,bir hafta önce kapandı..

Hayatla inatlaşmamak gerek..

Kapalı parfümcü olsaydı,belki de açık kalırdı...

Önünden geçerken içerde müşteriler görüyordum,işleri iyi gidiyor sanıyordum,bi anda kapandı!..

Bir akşam eve giderken bi baktım, "A-a!..Parfümcü yok!.."

Nerde?

Kapattı!

Niye?

Ne biliyim niye?.Ben parfümcünün bekçisi miyim?

Bunu bitişikteki bakkal söyledi..Kapının önündeydi o sıra,ona sorduydum..

"Parfum mu alacağdın?" dedi,

"Yooo" dedim,

"O zaman niye soruyon parfumcuyu" dedi,

"Ben soru soru sormayı seviyorum,merak etmeyi seviyorum" dedim.

Biraz ilerde de bir mobilya mağazası açılmıştı..

Onun ömrü dört ay sürdü.

Oysa onlar da ne güzel başlamışlardı.

Açılış muhteşemdi...

Mağazanın üzerinden,caddenin karşısındaki direğe saç örgüsü şeklinde turuncu-mavi balonlar bağlamışlardı.

Hem de iki sıra..

Mağazanın iki yanına koydukları dev kolonlarla,mahallenin en ücra köşelerine kadar popüler müziğin tempolu örneklerinden yayın yaparak,o saatte evlerinde uyuyan bebekleri,hasta insanları ,gece çalışıp gündüz yatanları coşkuyla sarıp sarmalamışlardı.

İki tane palyaço kılıklı genç de mağazanın önünde müziğin ritmine uygun dans etmiş,göbekler atmıştı..

Dört ay sonra iş yapamadığı için kapandı mağaza..

O umutlar,o hevesler,geleceğe dair planları,asılan balonlar,çalınan müzikler,atılan göbekler,hepsi boşa gitti..

O gün ben açılışta,balonların renginden,müziklerin şerrinden,göbeklerin seyrinden bir terslik olacağını,mağazanın çok geçmeden kapanacağını hissetmiştim ama bunu kendime bile söylemeye korkmuştum..

Çünkü,çaldıkları müziğin şiddetinden rahatsız olan bir kaç civar apartman malikinin,önce pencerelerini açıp baktıklarını,birşey yapamayacaklarını anlayınca da iki ellerini açıp bişeyler mırıldandıklarını görmüştüm.

Sanırım beddua etmişlerdi...

Aynı yere daha sonra lokanta açıldı...

Yine balon,yine müzik,yine göbek,

O da olmadı,iki ay sonra kapandı..

Ayrıca bir de açılış günü,bedava çeyrek ekmek arası döner vermişlerdi.

Abartmış olmayayım,lokantanın önündeki beleş döner kuyruğu döne döne Pendik'ten,taa Maltepe girişine kadar uzanıyordu..

O da fayda etmedi...

Neden böyle oluyor?..

Açılış yaparken balonların rengini mi doğru seçemiyorlar,müzik tercihleri mi yanlış?..O sıraya açılan dükkanlar seneyi doldurmadan kapanıyor...

Belki o dükkanların önünde,o elli metrelik kısımda bir uğursuzluk vardır,kurşun döktürmek gerekir,bilemiyorum..

Oysa biraz daha aşağıya iki sene önce bir spor salonu açıldı..

Bangır bangır müzik çalıp gürültü yapmadan,kimseyi rahatsız etmeden alçakgönüllü bir açılış yaptılar,iki seneyi doldurdular..

Gelene gidene bakılırsa,oniki sene daha ordalar...

Öyle mi yapmak lazım acaba?..

Etrafı rahatsız etmeden,beddua almadan...

Ama öyle de güzel olmuyor ki...

Bir mobilya mağazasının açılışında insan göbek atan insanlar görmek istiyor,müziğe doymak istiyor...

Açılışlarda dükkanların önünde göbek atan palyaço kılıklı gençlere,yoldan gelip geçen keyfi yerinde tipler de katılır,bir süre karşılıklı göbek atarlar..

Ben de hep özenirim ama medeni cesaretim yetmez onlara katılmaya..

Bu bende bir boşluktur..

Bir mobilya mağazasının açılışında,dükkanın önündeki kaldırımda göbek atamamak kendimi hep eksik hissettirir bana......

.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder