MİHRİBAN
Bu ülkede yaşayıp da Mihriban türküsünü sevmeyen var mıdır?...
Sanmıyorum..
Varsa da sevmesini bilmiyordur.Öğrenince bunu da sever..
Belli ki yazanın yaşadığı bir hikayedir Mihriban..
Musa Eroğlu da,sesiyle o hikayeyi motif motif yüreğimize işler...
Şu sözlere bakın Allahaşkına : "Sarı saçlarını deli gönlüme/bağlamışım çözülmüyor Mihriban..."
Bu nasıl bir deli dizedir?..
Saçlarını gönlüne bağlamak nasıl tutkulu bir aşığın hayal gücüdür?..
Bu dizeyi ben yazmış olsam..
Sadece bu dizeyi yazmış olsam,
"Tamam..Benim yazarlıktaki işim bitti..Görevimi,misyonumu tamamladım.." der,kağıdı,kalemi,yazmayı bırakır,sigortalı bi işe girerim...
Zaten dikkat edin,en güzel şarkılar,türküler,sözleri güzel olanlardır.
İyi besteci,o sözlere müzik bulmaz,o sözlerdeki müziği ortaya çıkarır...
Her güzel sözün içinde kendi müziği vardır zaten..
"Yar deyince kalem elden düşüyor..." yaşanmadan söylenecek söz değil..
Sevgiliye mektup yazarken,sevgilinin adının geçtiği yerlerde eli titrer.Parmakları zayıf düşer,kalemi tutamaz olur,kalem elden düşer..
Doğrudur,gerçektir.Yar dedin mi kalem elden düşer.Düşmüyorsa yar değildir..
Halihazırda bir ilişki yaşayanlar..Sevgilisi olanlar..Duygularından emin olamayanlar..Oturup sevgilinize mektup yazın.
Sevgilinizin adı Ayşe olabilir,Fatma olabilir,Müzeyyen olabilir,hiç farketmez.Kalemin elden düşmesi için sevgilinizin adının ille de Mihriban olması gerekmez.
Eğer aşk varsa bütün kadınlar Mihribandır...
Oturdun başladın sevgiline mektup yazmaya..
Mesela diyeceksin ki : "Seni düşünmekten sabahlara kadar uyuyamıyorum Fatma..."
Demeye başladın..Fatma'ya geldin..Fat yazdın,ma'yı yazamadın,kalem kaydı düştü elinden : Sen aşıksın arkadaş!..
Emin olmak için yeniden dene!.
Hava sıcak olabilir,elin terlemiştir,eline kramp girmiştir,o yüzden kalem elinden kayıp düşmüş olabilir..
Yeniden yazdın,Fatma'ya geldin,Fat'tan öteye gidemiyorsan,sen kesinlikle aşıksın,geçmiş olsun!..
Ama eğer Fatma yazdın kalem düşmedi..
Bi daha yazdın,yine düşmedi..
Büyük harflerle yazdın,düşmedi..Küçük harflerle yazdın,düşmedi..Tersten yazdın,yukardan aşağı yazdın,düşmedi,sen aşık değilsin..
Sabaha kadar uyuyamamanda kızın bi suçu yok.Yatmadan önce ılık süt iç,olmadı bi doktora git..Uykusuzluk çağımızın hastalığı..
Mektup eskide kaldı,mektup yazamam,telefondan mesaj atsam olur mu,dersen,o da olur..Mesajı yazarken telefon elden düşüyorsa aşıksın..
Ayrıca birinin sizden hoşlanıp hoşlanmadığını da bu yolla anlayabilirsiniz.
Sizinle konuşurken onu gözleyin.O sırada elinde bişey varsa,düşürüyorsa,birtakım sakarlıklar yapıyorsa,sizden hoşlanıyor demektir..
Çünkü aşk böyledir..
Elimizde ne varsa düşürür.Ellerimizin boş kalmasını,o ellerle sadece ama sadece sevgiliyi tutmamızı,ona sarılmamızı ister...
Yar deyince bunun için kalem elden düşer..
Yar dediğin aşktır,aşk'a kalem mi dayanır...
(Burda bir katkı yapmak isterim...Mihriban türküsü,"Mihriban" dan dolayı,erkekten yana bir türkü..
Kadınları bu güzel türkünün duygusundan mahrum etmemek için,onların bu türküyü dinlerken Mihriban'ın yerine mesela "Mihri bey"i koymalarını öneriyorum..
"Mihri bey" pek sık rastlanan bir isim ve şahsiyet değil ama rastlandığında da kolay bırakılacak biri değil..
Mihri bey isimli biri bence son derece kibar,saygılı,ince ruhlu,aşktan,sevgiden anlayan,biraz zorlanırsa,sevilip aşık olunacak biri..
Kadınlar mesela türküyü kendi kendilerine söylerlerken "Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban.." yerine "Aşk kağıda yazılmıyor Mihri bey.." diyebilirler..
Türküye alay bulaştırdığım sanılmasın,en sevdiğim türküdür,sadece türküyü seven kadınlara bir kolaylık,bir rahatlık sağlamak istedim.Saygılar...)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder