YAZILAR

cc

6 Mayıs 2018 Pazar

DOĞUM GÜNÜM


Bugün benim doğum günüm...

Bundan 55 sene önce bir 6 Mayıs sabahı dünyaya gözlerimi açmışım...

Pişman mıyım?

Hayır..

Yine olsa,yine açarım...

Gerçi zaman zaman,dünyanın haline bakıp "Acaba gözlerimi dünyaya değil de,Mars'a mı açsaydım?..Jüpiter'e mi açsaydım?..diye düşündüğüm olmuştur ama genel olarak dünyada olmaktan memnunum...

Doğduğum günle ilgili size bişeyler anlatmak isterdim ama inanın hiçbişey hatırlamıyorum...

9 ay 10 gün süren yoğun bir karanlık...

Sonra bana doğru uzanan bir el...

Sonra ışık..

Sonra kıçıma atılan bir tokat..İlk ağlayış..

Ana kucağı,Baba ocağı...

Okuldu,askerlikti,iş-güç'tü derken...

Sıfırdan-yüze,üç saniyede çıkan lüks arabalar gibi,sıfırdan-ellialtı'ya bir günde geldim sanki..

O kadar hızlı geçti zaman.

Üstelik lüks de değilim,hızlı yaşamadım..

Doğum günümü kutlayan,süre belirtmeseler de,bana uzun yıllar dileyen tüm dostlara teşekkür ederim..

İyi ki varsınız..

Sizin de,varlığınız kutlu olsun..

Varlığımı gereksiz bulup kutlamayan diğer arkadaşlara da teşekkür ederim..

(Yok efendim bugün senin doğum günün olduğunu bilmiyodum da..Görmedim de..Telefonum bozuldu da..Facebook'uma kedi girdi de...

Bunlar mazeret değil.

Bileceksin!.Göreceksin!..

Bir gözün sürekli arkadaşlarının üzerinde olacak!..

Bir göz neyine yetmiyor?

Allah bize niye iki göz verdi?

Bir gözümüzle kendimize,bir gözümüzle eşe dosta,arkadaşlarımıza,anamıza babamıza fakir fukaraya bakalım diye..

İki gözüyle birden kendine bakmak kibirdir,bencilliktir,açgözlülüktür,şudur budur..

Hele ki ne mutlu iki gözüyle birden başkalarına bakanlara.Onlar Allahın en sevdiği kullarıdır...)

Neyse...

Facebook'un bu doğum günü bildirimi,doğum günü olanı arkadaşlarına bildirme uygulaması çok enteresan bir uygulama ve ilginç bir deneyim...

Bana doğum günü mesajı yollayarak kutlayanlara bakıyorum,sanki onlar diğerlerine göre daha özel,kendimi daha yakın hissettiğim insanlar...

Duygular karşılıklı olduğuna göre,demek ki onlar da bana diğerlerine göre daha çok değer veren insanlar...

Yani sanki bu doğum günü kutlaması bir değer verme ölçüsü...

İtiraf edeyim,bunu kendimde de görüyorum...

Mesela,sabah kalkıyorum,

İlk iş facebook'uma bakıyorum...

Gece yazdığım yazılara kim ne yorum yapmış,kaç kişi beğenmiş,kaç kişi paylaşmış?..

Çünkü o gün kendimi ona göre düzenleyeceğim..

Ona göre mutlu olacağım..

Ona göre elimi yüzümü yıkayıp,ona göre kahvaltı yapacağım...

O günkü mutluluğumu ona göre ayarlayacağım...

Bazan öyle oluyor ki,

Daha yataktan kalkmadan uzanıp telefonu alıyorum,yattığım yerde facebook'uma bakıyorum,hiç beğeni yok,yorum yok,paylaşım yok..

İşte o zaman benim için gün,başlamadan bitiyor..

Yataktan kalkmak bile istemiyorum..

Beğenilmemişim ki..Kalkıp da n'apıcam?..

Kalksam bile elimi yüzümü yıkamıyorum..

Beğenilmemişim ki..Niye yüzümü yıkayayım?..

Zaten her sabah-her sabah yüzümü yıkamamak için bahane arıyorum?...

Akşam yatarken yüzüme kirletip de yatmıyorum ki..Neden her sabah yüzümü yıkamam gerekiyor hiç anlamıyorum...

İşte bunlar için sabah facebook'umu açıyorum,

En tepede facebook'tan gelen bir mesaj..

Mesela..

"Bugün Devrim Sezgin Domaniç'in doğum günü..Doğum gününü kutla.."

Kim bu Devrim Sezgin Domaniç?..

Arkadaş listeme girip bakıyorum..

Meğer facebook'ta arkadaşmışız..

Hiç hatırlamıyorum valla..

Ben buna ne zaman arkadaşlık teklif ettim,ne zaman kabul etti,yoksa o mu bana teklif etti,ben kabul ettim,hatırlamıyorum...

Sonra düşününce hatırlıyorum...

O gün sarhoştum...

Arkadaşlarla biyerde içki içtik,sonra bi cesaret geldi,ben buna arkadaşlık teklif ettim..

Bazan yapıyorum bunu..Kafam iyiyken arkadaşlık teklifi gönderiyorum,sabah kafam yerine gelince pişman oluyorum,utanıyorum...

Bakıyorum,Devrim Sezgin Domaniç öyle biri.

Arkadaş olmuşuz ama ne bir yazıma beğeni bırakmış,ne bir yorum yapmış,ne paylaşmış...

Sonra doğum günü gelince,

"Devrim Sezgin Domaniç'in doğum gününü kutla!.."

Yok yaa??

Bana mı sordu doğarken?..

Doğmasaydı!..

Zaten iki tane ismi olanları hiç sevmem...

Tanışırsın,

-- Adın ne?

-- Yücel...Senin adın ne?

-- Devrim Sezgin..

Daha kafadan 2-1 önde...İki-bir önde başlıyor arkadaşlığa...

Böyle arkadaşlık mı olur?..Arkadaşlıkta herşey eşit olmalı...

İsimleriyle etrafa korku saçan insanlardan da çekinirim...

Mesela bi abimiz var :

"YAKUP İHSAN DAĞLAROĞLU"

Hem abimiz,hem arkadaşımız..Kısaca "Abidaş" ımız..

Soruyo bana,

-- Adın ne?

-- Yücel Ziko...Senin adın ne?

-- YAKUP İHSAN DAĞLAROĞLU!..

Tırsıyorum..

Korkuyorum..

Eziliyorum..

Kendimi böcek gibi hissediyorum...

Yani bi seçime Mhp ile Akp gibi ittifak yaparak katılsak,ben ancak onun sayesinde barajı aşabiliyorum...

Gençliğini anlatır bana sık sık..

On kişi bunun etrafını sararmış..

Dövecekler..

Birinin elinde sopa,biri bıçak çekmiş,biri silah çekmiş..

Bu,şak diye nüfus kağıdını çekip,,adını gösteriyormuş,on kişi çil yavrusu gibi dağılıyormuş....

Öte yandan...

Facebook üzerinden doğum günü kutlama olayı ekonomik açıdan da çok faydalı..

Uzaktan kutluyosun işte..

Bizzat yanına gidip kutlama,yol parası verme,doğum günü hediyesi alma gibi bi derdin yok...

Teknolojinin bize sunduğu bu imkan sayesinde masraflarımız azalıyor.

Yaşasın uzak yakınlıklar!..

Yaşasın doğum günümü kutlama nezaketini gösteren arkadaşlarım!..

Doğum gününüzü kutlayanlarınız çok olsun.........

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder