YAZILAR

cc

7 Haziran 2018 Perşembe

SİNİRLİ FİKRİ


-- Hoşgeldiniz Fikri bey!..

-- Hoşbulduk!

-- Ben psikolog doktor Adnan Zaim..

-- Olabilir!

-- Buyrun Fikri bey,şöyle oturun,rahatınıza bakın..

-- Ben rahatım..

-- Ayakta kalmayın diye dedim..

-- Niye?

-- Peki siz bilirsiniz...Madem ayakta durmak istiyorsunuz?..

-- Ayakta durmak istediğimi söylemedim.
Zaten ayaktaydım.

-- Peki Fikri bey...Siz nasıl uygun görüyorsanız öyle olsun...

-- Öyle olacak tabi..Benimle ilgili kararları ben veririm..

-- Anlıyorum...Fikri bey,bana sizden Hilmi bey sözetti..

-- Hilmi kim?

-- Hilmi bey,eşinizin dayısı,tanımıyor musunuz?..Hilmi bey benim iyi dostumdur..Hilmi bey bana,sizin öfke sorununuz olduğunu söyledi..

-- Yok öyle bişey.

-- Peki o zaman niye bana geldiniz?...Eşinize bir doktora görünmek istediğinizi söylemişsiniz,eşiniz de dayısı Hilmi beye söylemiş,Hilmi bey de benden sizinle ilgilenmem için ricada bulundu..

-- Ben öyle bişey istemedim.

-- Peki niye geldiniz o zaman?

-- Çenesi kapansın diye.

-- Kimin çenesi kapansın diye?.Eşinizin mi?

-- Eşim değil,karım..Eşli pişti oynamak için evlenmedik,yuva kurmak için evlendik..

-- Tamam Fikri bey,sakin olun...Bişey içer misiniz?

-- İçeceğim zaman söylerim.Konuşmasını biliyorum.

-- Pekala...Tedaviye ihtiyacım yok diyorsunuz yani?

-- Yok.

-- O zaman bunu bir sohbet olarak kabul edelim...Ne iş yapıyorsunuz Fikri bey?

-- Buraya iş başvurusuna gelmedim!

-- Tamam....Eşinizin dayısı Hilmi bey bana sizin çok sinirli biri olduğunuzdan,sözlerinizle etrafınızdaki insanları kırdığınızdan sözetti..

-- Ben sinirli değilim,etrafımdaki insanlar çok sakin!.

-- Anlıyorum..

-- Neyi anlıyorsun?

-- Söylediklerinizi anlıyorum..

-- İngilizce söylemedim ki,Türkçe söyledim..Anlaşılmayacak bişey mi var?

-- Kaç yıldır evlisiniz Fikri bey?

-- Niye sordun,madalya mı takacaksın??

-- Eşinizi seviyor musunuz?

-- Seni ilgilendirmez!

-- Evliliğinizde mutlu musunuz?

-- Sanane!

-- Eşinizle herhangi bir cinsel problem yaşıyor musuz?

-- Terbiyesizlik yapma!

-- Fikri bey daha sakin olup,daha olumlu cevaplar vermeyi denemek ister misiniz?

-- İstemem!

-- Peki?...

-- Tamam mı?.Bitti mi?

-- Henüz beş dakika bile olmadı Fikri bey..En azından seansı tamamlayalım..

-- Tamamla!

-- Bana çocukluğunuzdan sözedebilir misiniz Fikri bey?

-- Niye?

-- Bugünkü olumsuz davranışlarınız,çocukluğunuzda yaşadığınız bir travmanın yansımaları olabilir..Eğer o travmayı bulup tedavi edebilirsek,davranışlarınız olumlu yönde değişebilir.

-- Ben çocukluğumda tramvay yaşamadım.

-- Tramvay değil,travma...Yani çocukluğunuzda yaşadığınız,sizi çok etkileyen bir olay bugünkü davranışlarınızın tetikleyicisi olabilir..

-- Ben çocukluğumda kötü olay yaşamadım.Çocukluğum komple kötüydü..O senin dediğin,çocukluğu iyi geçenlere olur..İyi geçerken,arada kötü bişey olursa,ondan etkilenir..Acı patlıcanı kırağı çalmaz..Zaten kötüyse,kötü olmaz.

-- Anlıyorum...Enteresan...

-- Not al bunu..Eksiğini tamamlarsın..

-- Benim eksiğim yok..Dört sene psikoloji okudum.

-- Niye dört sene?.Anlama zorluğun mu var?

-- Lütfen saygılı olun Fikri bey..Ben 18 senedir doktorluk yapıyorum,sizin gibi yüzlerce hasta tedavi ettim.

-- Ben de senin gibi çok doktor tedavi ettim.

-- Fikri bey???...Ben size yardım etmeye çalışıyorum.

-- Sen önce kendine yardım et..

-- Olmuyor ama böyle!...

-- Bırakın bu çocukluğa dönme zırvalarını...Ya benim değil de babamın çocukluğunda yaşadığı bir travma genetik yolla bana geçtiyse?..Babam öldü gitti,nasıl gideceksin onun çocukluğuna?...Not al bunu..Bunun üzerine master yap.Belki Nobel alırsın..

-- Öyle bişey mümkün değil.

-- Nasıl mümkün değil?..Babamın çocukluğunda yaşadığı bir travma,onun bütün karakterini olumsuz yönde değiştirir,onun o değişen olumsuz karakteri genetik yolla bana geçer..

-- Saçmalıyorsunuz!..

-- İnek gibi sadece başkalarının yazdıklarını okumakla olmaz..Doğruyu düşünerek bulursun...Okumuşsun ama boşa okumuşsun!

-- Sen ne biçim konuşuyosun benimle yaa??..Sen kime İnek diyosun?

-- Takke düştü,kel göründü...

-- Bana bak,terbiyeli ol,benim canımı sıkma!

-- Sen zaten kendi canını yeteri kadar sıkıyorsun,o yüzden mi?

-- Manyak mısın kardeşim sen?..

-- Maske düştü,aslına rücu etti!

-- Sittir git,tedavi etmiyorum!

-- Edemezsin,çünkü sen hastasın!

-- Bak Fikri misin nesin,kafana geçiririm şu sandalyeyi.

-- Çok da yakışır..Sandalyeyi kafama geçirirken fotoğrafını çekeyim mi.Çok yakışır sana..

-- Benim sinirimi bozma,karışmam bak!

-- Bence de..Senin hiçbişeye karışmaman,herşey için daha iyi..

-- Ulan ben senin ananı... avradını!..Yeter lan!..Doktorluğuna daaa...Hastalığına daaa...Bıktım lan sizden!..

-- Gelme üstüme!..

-- Gelirsem noolur lan?.Gelirsem naaparsın?

-- Kaçarım!

-- Lan?!..Gel lan buraya!..Ulan seni bi yakalıyım!...

............

-- 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder