SİNİRLİ FİKRİ
-- Hoşgeldiniz Fikri bey!..
-- Hoşbulduk!
-- Ben psikolog doktor Adnan Zaim..
-- Olabilir!
-- Buyrun Fikri bey,şöyle oturun,rahatınıza bakın..
-- Ben rahatım..
-- Ayakta kalmayın diye dedim..
-- Niye?
-- Peki siz bilirsiniz...Madem ayakta durmak istiyorsunuz?..
-- Ayakta durmak istediğimi söylemedim.
Zaten ayaktaydım.
-- Peki Fikri bey...Siz nasıl uygun görüyorsanız öyle olsun...
-- Öyle olacak tabi..Benimle ilgili kararları ben veririm..
-- Anlıyorum...Fikri bey,bana sizden Hilmi bey sözetti..
-- Hilmi kim?
-- Hilmi bey,eşinizin dayısı,tanımıyor musunuz?..Hilmi bey benim iyi dostumdur..Hilmi bey bana,sizin öfke sorununuz olduğunu söyledi..
-- Yok öyle bişey.
-- Peki o zaman niye bana geldiniz?...Eşinize bir doktora görünmek istediğinizi söylemişsiniz,eşiniz de dayısı Hilmi beye söylemiş,Hilmi bey de benden sizinle ilgilenmem için ricada bulundu..
-- Ben öyle bişey istemedim.
-- Peki niye geldiniz o zaman?
-- Çenesi kapansın diye.
-- Kimin çenesi kapansın diye?.Eşinizin mi?
-- Eşim değil,karım..Eşli pişti oynamak için evlenmedik,yuva kurmak için evlendik..
-- Tamam Fikri bey,sakin olun...Bişey içer misiniz?
-- İçeceğim zaman söylerim.Konuşmasını biliyorum.
-- Pekala...Tedaviye ihtiyacım yok diyorsunuz yani?
-- Yok.
-- O zaman bunu bir sohbet olarak kabul edelim...Ne iş yapıyorsunuz Fikri bey?
-- Buraya iş başvurusuna gelmedim!
-- Tamam....Eşinizin dayısı Hilmi bey bana sizin çok sinirli biri olduğunuzdan,sözlerinizle etrafınızdaki insanları kırdığınızdan sözetti..
-- Ben sinirli değilim,etrafımdaki insanlar çok sakin!.
-- Anlıyorum..
-- Neyi anlıyorsun?
-- Söylediklerinizi anlıyorum..
-- İngilizce söylemedim ki,Türkçe söyledim..Anlaşılmayacak bişey mi var?
-- Kaç yıldır evlisiniz Fikri bey?
-- Niye sordun,madalya mı takacaksın??
-- Eşinizi seviyor musunuz?
-- Seni ilgilendirmez!
-- Evliliğinizde mutlu musunuz?
-- Sanane!
-- Eşinizle herhangi bir cinsel problem yaşıyor musuz?
-- Terbiyesizlik yapma!
-- Fikri bey daha sakin olup,daha olumlu cevaplar vermeyi denemek ister misiniz?
-- İstemem!
-- Peki?...
-- Tamam mı?.Bitti mi?
-- Henüz beş dakika bile olmadı Fikri bey..En azından seansı tamamlayalım..
-- Tamamla!
-- Bana çocukluğunuzdan sözedebilir misiniz Fikri bey?
-- Niye?
-- Bugünkü olumsuz davranışlarınız,çocukluğunuzda yaşadığınız bir travmanın yansımaları olabilir..Eğer o travmayı bulup tedavi edebilirsek,davranışlarınız olumlu yönde değişebilir.
-- Ben çocukluğumda tramvay yaşamadım.
-- Tramvay değil,travma...Yani çocukluğunuzda yaşadığınız,sizi çok etkileyen bir olay bugünkü davranışlarınızın tetikleyicisi olabilir..
-- Ben çocukluğumda kötü olay yaşamadım.Çocukluğum komple kötüydü..O senin dediğin,çocukluğu iyi geçenlere olur..İyi geçerken,arada kötü bişey olursa,ondan etkilenir..Acı patlıcanı kırağı çalmaz..Zaten kötüyse,kötü olmaz.
-- Anlıyorum...Enteresan...
-- Not al bunu..Eksiğini tamamlarsın..
-- Benim eksiğim yok..Dört sene psikoloji okudum.
-- Niye dört sene?.Anlama zorluğun mu var?
-- Lütfen saygılı olun Fikri bey..Ben 18 senedir doktorluk yapıyorum,sizin gibi yüzlerce hasta tedavi ettim.
-- Ben de senin gibi çok doktor tedavi ettim.
-- Fikri bey???...Ben size yardım etmeye çalışıyorum.
-- Sen önce kendine yardım et..
-- Olmuyor ama böyle!...
-- Bırakın bu çocukluğa dönme zırvalarını...Ya benim değil de babamın çocukluğunda yaşadığı bir travma genetik yolla bana geçtiyse?..Babam öldü gitti,nasıl gideceksin onun çocukluğuna?...Not al bunu..Bunun üzerine master yap.Belki Nobel alırsın..
-- Öyle bişey mümkün değil.
-- Nasıl mümkün değil?..Babamın çocukluğunda yaşadığı bir travma,onun bütün karakterini olumsuz yönde değiştirir,onun o değişen olumsuz karakteri genetik yolla bana geçer..
-- Saçmalıyorsunuz!..
-- İnek gibi sadece başkalarının yazdıklarını okumakla olmaz..Doğruyu düşünerek bulursun...Okumuşsun ama boşa okumuşsun!
-- Sen ne biçim konuşuyosun benimle yaa??..Sen kime İnek diyosun?
-- Takke düştü,kel göründü...
-- Bana bak,terbiyeli ol,benim canımı sıkma!
-- Sen zaten kendi canını yeteri kadar sıkıyorsun,o yüzden mi?
-- Manyak mısın kardeşim sen?..
-- Maske düştü,aslına rücu etti!
-- Sittir git,tedavi etmiyorum!
-- Edemezsin,çünkü sen hastasın!
-- Bak Fikri misin nesin,kafana geçiririm şu sandalyeyi.
-- Çok da yakışır..Sandalyeyi kafama geçirirken fotoğrafını çekeyim mi.Çok yakışır sana..
-- Benim sinirimi bozma,karışmam bak!
-- Bence de..Senin hiçbişeye karışmaman,herşey için daha iyi..
-- Ulan ben senin ananı... avradını!..Yeter lan!..Doktorluğuna daaa...Hastalığına daaa...Bıktım lan sizden!..
-- Gelme üstüme!..
-- Gelirsem noolur lan?.Gelirsem naaparsın?
-- Kaçarım!
-- Lan?!..Gel lan buraya!..Ulan seni bi yakalıyım!...
............
--
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder