YAZILAR

cc

12 Nisan 2016 Salı

TİYATRO OYUNU

_______________________

BİR KADIN BİR ERKEK BİR DE NECATİ



Konu-Hikaye : Ali Poyrazoğlu


Diyaloglar : Yücel Ziko




(Komedi)


(Lokanta....)


Necati....................Lokanta'nın sahibi

Ayşe.........................Necati'nin karısı

Oktay......................Aşçı / Necati'nin arkadaşı



Hanımeli Lokantası...

Necati ve Ayşe,35 yıllık karı-koca..

Lokantayı birlikte işletiyorlar..

Oktay usta,lokantada aşçı,aynı zamanda Necati'nin çocukluktan beri arkadaşı..



                                                     (BİRİNCİ TABLO)




Lokanta'nın sabahı...Sahnede Ayşe...Masaları,müşteriye hazırlıyor,çatal,kaşık,bardak,peçete vs.yerleştiriyor...Keyiflidir,sevdiği bir şarkıyı mırıldanmaktadır..(Herhangi bir sanat müziği şarkısı)

Bir süre,onun bu hallerini izleriz...

Soldan,Necati girer,kendisini gösterir,sonra gider,kasa olarak da kullandıkları,kapının yanındaki küçük büro masasına oturur...



AYŞE -- Hoş geldin Necati...

NECATİ -- ( Sessiz,suratsız,karısına bakar,sonra önündeki faturalarla,fişlerle ilgilenir veya masadaki günlük gazeteyi açıp okumaya başlar..)

AYŞE -- Oktay ustaaa!...Oktay ustaa!.. ( Mutfağa,aşçıya seslenir)

(Oktay usta,sağdan girer)

OKTAY -- Efendim Ayşe abla,beni mi çağırdın?..

AYŞE -- Seni çağırdım Oktay usta,su siparişi verdin mi?..Dün akşam Lokanta'yı kapatırken,söylemiştim ya sana,suyumuz azaldı,yarın gelirken toptancıya uğra,su siparişi ver diye?..Verdin mi?

OKTAY -- Vermedim..

AYŞE -- Niye?

OKTAY -- Çünkü ben onu söyleyemiyorum.

AYŞE -- Neyi söyleyemiyorsun?

OKTAY -- Suşi parisini söyleyemiyorum.Bak,söyleyemedim..Yanlış bişey getirirler diye uğramadım toptancıya.

NECATİ -- (Oturduğu yerden,düzeltme yapar) "Su siparişi.."

AYŞE -- Ay Oktay usta,toptancıya"su siparişi"demen şart mı?..Toptancıya uğrarsın,suyumuz bitti dersin,verirsin suşi parisini,onlar gönderirler...

OKTAY -- Sen de yanlış söyledin..

AYŞE -- Yanlış söylemedim, suşi...amaan..susi..suşi..

NECATİ -- "Suşi partisi....suşi..susi..su siparişi.."

AYŞE -- Ay tamam,uzatmayın..Ben alışveriş için çarşıya gideceğim zaten,ben veririm onu.

NECATİ -- Neyi?

AYŞE -- Onu işte..Su şeyini..

NECATİ --" Su siparişi.."

AYŞE -- Oktay usta,mutfaktan yanık kokusu geliyor..

OKTAY -- Eyvah!.Yandı gülüm keten helva!...

NECATİ -- Ne keten helvası?

OKTAY -- Bugün tatlı olarak "Keten helvası " yapıyorum..gideyim karıştırayım da,keteni yanmasın.. 

(Sağdan çıkar)


AYŞE -- Necati,ben bu Oktay usta'dan hiç memnun değilim,bilesin...Arkadaşım diye getirdin,koydun mutfağa...Tamam,yemekleri fena değil ama hiç hazzetmiyorum ondan..

NECATİ -- Oktay usta'dan mı hazzetmiyorsun?

AYŞE -- Evet..

NECATİ -- Oktay usta buraya yemek yapmak için geldi,bize haz vermek için gelmedi...Sen işine bak..

AYŞE -- Senin niye suratın asık bugün?..Dün gece yüzünden mi?..Dün gece yatakta istediğini yapmadım diye mi kızdın bana?..

NECATİ -- (Suratını daha da asar,kaşlarını biraz daha çatar)

AYŞE --  Ama Necati,sen de,yaşlandıkça tuhaf tuhaf isteklerde bulunmaya başladın benden...

Sen iyice azdın Necati!...

Normal sevişme yetmez oldu sana!....

Neymiş efendim,"seviştikten sonra,sarılıp da uyumak istiyormuş....."

Ne sarılması Necati,çocuk muyuz biz?...Geçti o günler...

Ayrıca sen,sarıldın mı,adam gibi sarılmıyorsun ki...Kollarınla sarılıyorsun,bacaklarınla sarılıyorsun,ahtapot gibi her tarafımı sarıyorsun..Bir de sıkıyorsun,nefes alamıyorum...

Yetmezmiş gibi bir de kulağımın dibinde sabaha kadar motor gibi horluyorsun...Tamam,horlamana bişey demiyorum,erkek adam horlar...

Hatta,ne yalan söyleyeyim,bazan horlamandan tahrik oluyorum....

Ama rahat uyuyamıyorum Necati,sabahları yorgun kalkıyorum...

( Bir an durur.Kocasına bakar.Acır.Sevgiyle yaklaşır,arkadan kollarını boynuna dolar)

AYŞE -- Çok mu ihtiyacın var sarılmaya?...Haklısın...İnsan yaşlandıkça,her gün biraz daha hayattan uzaklaştığını hissediyor.Birbirimize daha çok sarılarak,daha çok tutunarak,aslında hayata tutunmak istiyoruz...

Eskiden,seviştikten sonra,ben sana sarılıp uyumak isterdim ama sen işini bitirip,sırtını döner uyurdun.Benim uykum kaçardı,sabaha kadar sırtını seyrederdim...

Uykum gelsin diye,sırtındaki kılları sayardım...

Ben sana sarılmak istedikçe,sen beni tekmeleyip,yataktan aşağı atardın....

Şimdi de sen,beş dakka sarılayım diye geberiyorsun...

Konuşsana Necati,bişey söylesene..

OKTAY -- (Girer) boşuna uğraşma Ayşe abla,konuşmaz o..Bir kaç gündür benimle de konuşmuyor..

AYŞE -- Neden?..Kavga mı ettiniz?.

OKTAY -- Yok canım,ne kavgası?..Ben Necati'nin en iyi arkadaşıyım..Ta çocukluğumuzdan beri arkadaşız Necati'yle..Çocukken birbirimize pipilerimizi gösterirdik..

AYŞE -- Birbirinize pipilerinizi mi gösterirdiniz??

OKTAY -- Evet...Pipilerimizi pantolonumuzun içinden çıkarırdık....

AYŞE -- Oktay usta,pipinin nerde olduğunu biliyorum...Manyak mısınız siz,niye birbirinize gösteriyorsunuz?.

OKTAY -- Çocukluk işte...kiminki daha büyük diye gösterirdik?

AYŞE -- Kiminki daha bü...Ay,Oktay usta nerden soktun sen beni bu muhabbetin içine?.Bana ne sizin pipinizden?

NECATİ -- Benimki daha büyüktü..

OKTAY -- Seninki daha büyük olsa ne olur Necati?..O zaman ikimizinki de,şu kadarcık,bamya kadar bişeydi...İkisini toplasan,bi çük etmezdi..

NECATİ -- Ne var bugün yemekte?

OKTAY -- Bamya var Necati,bamya...

NECATİ -- (Oktay'a ters ters bakar) 

AYŞE -- Ay tamam,yeter,git yemeğine bak!...Ben pazara çıkıyorum,lokanta size emanet,iki saate dönerim.

OKTAY -- Tamam,sen merak etme,biz,Necati'yle idare ederiz.Servisi de ben yaparım,kasaya da bakarız,masaya da bakarız,sen güle güle git,alışverişini yap..

AYŞE -- İyi o zaman,haydi hoşça kalın...

OKTAY -- Güle güle Ayşe hanımcığım,güle güle...Yolun açık olsun,iyi pazarlar,güle güle..Güle güle git,güle güle gel....Güle güle,güle güle...

(Ayşe çıkınca,suratının şekli değişir)

İyyyy..Bu kadına nasıl katlanıyorsun Necati,anlamıyorum valla..
Sen cennetlik bir adamsın,ben sana söyleyeyim..Öbür tarafa gittiğin zaman,günahlarına karşılık,bu kadını göstereceksin,bu kadını günahlarından düşecekler,bütün günahların silinecek,doğrudan cennete gideceksin...

Necati,kusura bakma,arkadaşınım diye geldim buraya ama senin bu karından hiç hazzetmiyorum,bilesin..(Yanına oturur)

Ne oldu,kavga mı ettiniz?..

Konuşmayacak mısın?...

Peki,tamam,konuşma,ben senin konuşan halini de biliyorum...Kahvaltı yapmamışsındır,çok güzel işkembe çorbası yaptım,içer misin?..İçersin,senin bu ruh haline,işkembe çorbası yakışır...Çak bi beşlik! (Elini kaldırır,bekler)

NECATİ -- ( Ters ters bakar)

OKTAY -- Ben sana çakayım??

NECATİ -- (Ters ters...)

OKTAY -- Anlaşıldı.."Sen benim çorbamı getir" diyorsun..Tamam,getiriyorum..Orta doğunun ve Balkanların en büyük aşçısı,Hanımeli lokantasının büyük şefi Oktay Ustanın özel tarifiyle yaptığı işkembe çorbası geliyooorr....( Diyerek sağdan çıkar)

(Müzik..Perde..Birinci tablo'nun sonu.)


                                            (BİRİNCİ TABLO'NUN SONU)



                                                                    ................................




                                                     (İKİNCİ TABLO)




Ayşe,Lokanta için pazardan aldığı malzemelerle girer...Elinde bir sürü poşet vardır..

Necati,kasadadır,yine sessiz,kendi halindedir..


AYŞE -- Oktaaayy!..Oktay ustaaa!...Gel de al şunları ellerimden,kollarım koptu valla...

Necati şu an kapsama alanı dışında,Necatiye ulaşamıyorum,sen gel de al şunları elimden..

(Poşetleri sandalyeye koyar..)

OKTAY -- (Girer) Geldim Ayşe abla,geldim...

AYŞE -- Al bakalım Oktay usta,istediğin her şeyi aldım..

OKTAY -- (Poşetleri kontrol eder) Marul..Domates...Kabak...Patlıcan...Patates...Brokoli..

AYŞE -- Bırak onu!....Onu buraya almadım,eve aldım..

OKTAY -- Hıyar almamışsın,hıyar nerde?

AYŞE -- İşte orda!..(Necati'yi gösterir) Baksana,bütün gün hıyar gibi oturuyor orda...Konuştu mu?

OKTAY -- Kim konuştu mu?

AYŞE -- Kim olacak,Necati...

OKTAY -- Yok,konuşmadı..Sen gittiğinden beri de tek kelime etmedi..

AYŞE -- (Üzgün bir suratla,Necati'nin karşısına oturur) Niye böyle yapıyorsun Necati?..Niye konuşmuyorsun kaç gündür?...

OKTAY -- Valla adam haklı bence..Onun yerinde olsam,ben de konuşmam.

AYŞE -- Niyeymiş o?

OKTAY -- Konuşsa dinleyecek misin?...Konuşunca dinliyor musun Necati'yi?

AYŞE -- Dinliyorum tabi,niye dinlemeyeyim?.

OKTAY -- En son ne anlattı peki Necati sana?

AYŞE -- En son mu?..Necati,sen en son ne anlatmıştın bana?..

OKTAY -- Adam bunaldı Ayşe...Bunaldı adam...Bütün hayatı bu lokanta oldu...Sabah lokantaya geliyor,akşam eve gidiyor.Doldu adam,patlayacak,her tarafı Necati basacak..En son ne zaman birlikte bir yerlere gidip eğlendiniz?..

AYŞE -- Valla doğru söylüyorsun..Bütün hayatımız bu lokanta oldu..Bütün paramızı da buraya yatırdık,biyere gidemiyoruz ki...Necati,bunaldığın için mi böyle yapıyorsun?.Bunaldığın için mi kapandın içine?..

Necati??

Sen bi baksana bakayım benim yüzüme?...

Sende başka bişey var Necati...

OKTAY -- Nasıl başka bişey?

AYŞE -- Yok yok,bu susmasının arkasında başka bir şey var...Necati bak bakayım bana?...Necati,kaldır kafanı da yüzüme bak!...(Çenesinden tutup yüzünü kaldırır,bakar)

Hİİİİİİ!.....

Sen beni aldatıyorsun!!!...

OKTAY -- Haydaaa..Amma yaptın sen de Ayşe..Suratına bir bakışta nasıl anlıyorsun aldatıp aldatmadığını?

AYŞE -- Anlarım ben...Bu surat,o surat..Otuz beş yıllık karısıyım ben Necati'nin.Bi bakışta anlarım..

Bu surat..Bu ifade.."Ben seni aldatıyorum ama yakalanmak istiyorum" ifadesi..

Kim o Necati?? 

OKTAY -- Ayşe saçmalıyorsun...

AYŞE -- Sen karışma!...Necatinin hayatında biri var..Bak,görüyor musun cevap vermiyor..Kabul ediyor..Hayatında biri var değil mi Necati?..

OKTAY -- Ayşe saçmalama,Necati'nin hayatı yok ki,hayatında biri olsun?...Olsa ben bilirim.Bana anlatır.Ben Necati'nin çocukluktan beri arkadaşıyım,çocukken birbirimize pipilerimizi..

AYŞE -- Sussana sen be!..Ben tanımaz mıyım kocamı?...Necati,beni aldatıyorsun değil mi?..Hayatında başka biri var değil mi Necati?..

NECATİ -- Evet...

AYŞE -- Hİİİİİ!...."Evet" dedi!..İtiraf etti!...Necati beni aldatıyor!...Komşular yetişin Necati beni aldatıyor!..

OKTAY -- Ayşe sakin ol..komşuların bu işle ne ilgisi var?..Şaka yapıyordur Necati.Necati yapmaz öyle şey..

AYŞE -- Şaka mı yapıyorsun Necati?..

NECATİ --Hayır..

AYŞE -- Necati bitirdin beni Necati!...Necati,bunu bana nasıl yaparsın Necati!.Saçımı süpürge ettim ben senin için..Sana hayatımı verdim,gençliğimi verdim Necatiii..(Dövünür,ağlar)

OKTAY -- Çok enteresan bir karın var Necati,ağlıyor ama gözünden hiç yaş gelmiyor..

AYŞE -- (Ağlamaklı) Gözümde yaş mı bıraktı otuz beş senede Necati...Bana bunu nasıl yaparsın Necatii...Bitirdin beni Necatii...Hem beni,hem kendini bitirdin Necatiii...Allah belanı versin Necatiii..Kim o Necati?..Kiminle aldatıyorsun beni?.Kiminle ilişkin var Necati?...

NECATİ -- (Oktay'a bakar)

OKTAY -- Sakın!...Sus Necati...

AYŞE -- Ne oldu?...Niye Oktay usta'ya bakıyorsun?..Oktay'ın bir yakını mı?..Oktay'ın kız kardeşi mi,ablası mı?...

Oktay,kiminle aldatıyor kocam beni?..Sen mi ayarladın kocama o kadını?.Sen mi tanıştırdın?..kim o orospu?..Necati,kim o beni aldattığın orospu?

NECATİ -- Oktay...

OKTAY -- Allah cezanı vermesin Necati,tutamadın çeneni değil mi?..

AYŞE -- Ne oluyor Necati,ne diyorsun sen?..Oktay'la ne ilgisi var?..Ben sana kim o beni aldattığın orospu diye soruyorum,sen, Oktay....AMAN ALLAHIM!...AMAN ALLAHIM!!.....YOKSA SİZ???
SEN?..OKTAY??....OKTAY'LA SEN??...

OKTAY -- (Necatinin yanına gider,elini tutar) Biz de ne zamandır sana söylemek için uygun zamanı bekliyorduk...

AYŞE -- Neyin uygun zamanını?...Neyi söyleyecektiniz bana?.

OKTAY -- BİZ NECATİ'YLE BİRBİRİMİZİ SEVİYORUZ!...

AYŞE -- NASIL YANİ?...NASIL YANİ?...NASIL BİRBİRİNİZİ SEVİYORSUNUZ??..

OKTAY -- Nasılı masılı yok işte,her türlü seviyoruz!...(Necati'nin tuttuğu elini kaldırıp,öper)

AYŞE -- Aman Allahım,bana bişeyler oluyor.....(Elini başın götürür,yığılır kalır...)

(Müzik..Perde..İkinci tablo'nun sonu)



                                           (İKİNCİ TABLO'NUN SONU)



                                                                    .....................




                                             (ÜÇÜNCÜ TABLO)




Solda lokal ışık...

Ayşe,kulağında telefonla girer...

Annesiyle konuşuyor...

Üzgün..ağlamaklı....


AYŞE -- Anneeee!....Necati beni aldatıyor anneee!....Meğer Necati eşcinselmiş anneeee!...

Eşcinsel anne,eşcinsel..."Beş cinsel" değil...

Yanımızda çalışan Oktay usta var ya,aşçı bozuntusu?..Beni onunla aldatıyormuş...

Hayır anne,Necati'yi,Oktay'ın üstünde yakalamadım!.İtiraf ettiler..."Biz,birbirimizi seviyoruz" dediler...

Anne,bu öyle bildiğin sevgilerden değil...

Ben ne bileyim nasıl bi sevgi?..Aşık olmuşlar birbirlerine....

Yaaaa....

Zaten çocukken de birbirlerine pipilerini gösteriyorlarmış...

Bana değil anne,birbirlerine....

Yıllar sonra anlaşıldı niye gösterdikleri....

Yuvam yıkıldı anneee...

Hayır anne,deprem olmadı,mecazi olarak diyorum,yuvam yıkıldı

Hiç tanıyamamışım Necati'yi...Halbuki gözüm hep üzerindeydi..Gizli gizli kıyafetlerini koklar,üzerinde yabancı kadın kokusu arardım..Bilseydim böyle olacağını,erkek kokusu arardım...

Ters köşeye yatırdı beni...Bir kadınla aldatmasını beklerken,bir erkekle aldattı...

Ne mücadelesi anne?...

Nasıl mücadele edeyim?...

Ben bir erkekle rekabet edemem ki..

Kadın olsa,giyinirim,kuşanırım,makyaj yaparım,süslenirim,püslenirim,ondan daha güzel olmaya çalışırım..

Ama rakibim erkek..

Ne yapayım?.Bıyık mı bırakayım?....


( Oktay,sağdan girer..Kulağında telefon,o da gelişmeyi,yakın bir arkadaşıyla paylaşıyor...Ayşe solda,Oktay sağda,birbirlerinden bağımsız,başka başka yerlerdeler..Biri konuşurken,öteki dinlemeye geçer...)


OKTAY -- ALOOOO!...CEMAAL??..N'aber kız?...

Kız,oldu sonunda...Söyledik valla...

Necati'yle elele tutuştuk karısının karşısında,"Biz birbirimizi seviyoruz"dedik...

Yeminlen kız...Kız,Cemal,sana yalan borcum mu var kız,niye yalan söyleyeyim?...

İlan ettik aşkımızı...

Karısı Nasıl mı karşıladı?

ŞOK! ŞOK! ŞOK!

MİGROS! MİGROS! MİGROS!...

Çok mutluyum, Necati'yi,çok seviyorum Cemal abla....

(Solda Ayşe..)

AYŞE -- Çok mutsuzum,nefret ediyorum Necati'den anne...

OKTAY -- İçim kıpır kıpır..Ayaklarım yerden kesiliyor..Karnımda kelebekler uçuşuyor..Hepsi Necati'nin sayesinde,Cemal abla..

AYŞE -- Başım dönüyor,midem bulanıyor,kusacak gibiyim,hepsi Necati'nin yüzünden,anne..

OKTAY -- Necatisiz bir hayatı düşünemiyorum,,

AYŞE -- Necatiyle geçen yıllarıma acıyorum...

OKTAY -- Necati,olgun,anlayışlı,sevgi dolu mükemmel bir erkekmiş meğer..

AYŞE -- Necati,adi,şerefsiz,ahlaksız,hayvan herifin biriymiş meğer..

OKTAY -- Bir gün gel de seni Necati'yle tanıştırayım Cemal abla....Sen görmedin onu hiç değil mi?..Ay bi görsen,dibin düşer kız...Çok yakışıklı...Aşk Tanrısı Eros gibi...O da tıpkı Eros gibi,okunu tam kalbime sapladı.Okunu içimde hissedince anladım onun aradığım erkek olduğunu....

Tamam Cemal abla,tutmayayım ben seni,haydi hoşça kal,Hüseyin abla'ya da selam söyle...

(Telefonu kapatır,neşeyle,şarkı söyleyerek sağdan çıkar)

"Senden başka senden başka
sevemem ben hiç kimseyi
Senden başka senden başka
Duyamam ben hiç kimseyi
Senden başka senden başka......(Çıkar)


(Solda Ayşe,telefonda annesiyle konuşmaya devam eder)


AYŞE -- Ne yapacağım ben anne?...İnsanın kocasının,otuz beş yıl sonra eşcinsel çıkmasının ne demek olduğunu bilemezsin anne...

Ne demek "bilirim?.."

Ne diyorsun sen anne?.

Babam da mı eşcinsel çıktı?...

Ne zaman?..

Nerde şimdi babam?

Evden kovdun?..

Nereye gitti peki? Ne yapıyor?

Çalışıyor?..

Nerde çalışıyor?

E-5'te??

E-5'te ne yapıyor?.Karayollarında işe mi girdi?..

İyi,bari bi işi olsun....

Anne yaaaa...

Biz niye böyleyiz anne yaaaa??..

Niye biz hep böyle yanlış tercihler yapıyoruz anne yaaaa....(Diyerek soldan çıkar...)


(Müzik..Perde..Üçüncü tablo'nun sonu..)



                                  (ÜÇÜNCÜ TABLO'NUN SONU)



                                                              ........................



                                       ( DÖRDÜNCÜ TABLO )    



Fonda "Senden başka senden başka" şarkısının müziği girer..

Oktay,üzerinde kadın kıyafetleri,kafasında kocaman,yuvarlak bir kadın şapkası,Necati'yi elinden tutmuş,dans ederek girer,şarkıyı söylemeye başlar..

Çok mutludur..

Necati'nin etrafında dönerek,dans ederek,şarkıyı Necati'ye söyler..


OKTAY --

"Benden sorsan ummanlardır derdim
Hani gözlerin var ya
Bülbülleri susturup dinlerdim
Tatlı sözlerin var ya

Katmer katmer gül açar gönlümde
Hani gülüşün var ya
(Necati,burada acayip bir şekilde güler)
Daha mutlu olamam ömrümde
Beni öpüşün var ya

Senden başka senden başka
Gözüm görmez hiç kimseyi
Senden başka senden başka
Duyamam ben hiç kimseyi

Senden başka senden başka
Gözüm görmez hiç kimseyi
Senden başka senden başka
Olamam senden başkasıyla

Dizlerim titrer seni görünce
Aklımdan çıkmaz bütün ömrümce
O çapkın gülüşün var ya
(Necati burada,göya,çapkın bir gülüş atar)

Bir ilk bahar yağmuruydu sanki
Ardından güneş doğar ya
Yaktı bir ateş gibi sanki
O kor dudakların var ya
(Necati,seyirciye bir çapkın bakış atar)

Senden başka senden başka
Gözüm görmez hiç kimseyi
Senden başka senden başka
Duyamam ben hiç kimseyi

Senden başka senden başka
Sevemem ben hiç kimseyi
Senden başka senden başka
OLAMAM SENDEN BAŞKASIYLAAAAAAAAAA....


(..deyip,şarkıyı bitirdiği anda,soldan giren Ayşe'yle yüz yüze gelir..Karşılıklı bir an öylece kalırlar..Ayşe,Oktay'ın kendi kıyafetlerini giydiğini farkeder...)


AYŞE -- Ulan sen benim kıyafetlerimi mi giyiyorsun?!..Kocamı elimden aldığın yetmedi,bir de kıyafetlerimi mi giyiyorsun?!.. Ulan gebertirim ben seni!..

OKTAY -- Necati,imdaaat!..

(Ayşe kovalar,Oktay kaçar)

AYŞE -- Sen kim oluyorsun da benim kıyafetlerimi giyiyorsun?..Gel buraya!..Gel buraya,kaçma,saçını başını yolacağım senin!..

OKTAY -- (Necati'nin arkasına saklanır) Necati,erkeğim,şu vahşi kadını uzak tut benden..

AYŞE -- Necati,çekil önümden,ben bu kadar hakarete dayanamam..

OKTAY -- (Necati'nin arkasından) Giymeyenin malını giyerler!..

AYŞE -- Allahım,şunun tipine  bak ya rabbim..Şunun şekline şemalina bak!...Necati,Allahını seversen,bula bula bunu mu buldun beni aldatacak?..Ne buldun bunda Necati?...BENDE OLMAYIP DA ONDA OLAN NEDİR?...

OKTAY -- (Necati'nin arkasından) Gönül bu hanımefendi..Ota da konar...

AYŞE -- Ulan senin ağzını burnunu yırtarım!.Saçını başını yolarım,orospu!

OKTAY -- AAA!.AAAA!..Karın bana orospu dedi Necati!..Bana orospu dedi karın!..Bana orospu dedi!..Bana dedi orospu!..

AYŞE -- Gel ulan buraya!..Necati çekil önümden!..(Necati,engeller)

OKTAY -- Çekilme Necati!..

AYŞE -- Necati,bırak parçalayayım şunu!

OKTAY -- Bırakma Necati..

(Ayşe,Oktay'ı saçlarından yakalar,saç saça, baş başa ciyak ciyak bağırarak kavga ederler,Necati,güçlükle ayırır)

AYŞE -- Necati,ver şunu bana!..

OKTAY -- Tırnağım kırıldı...

AYŞE -- Necati,noolur,yapma böyle...Sen böyle bir insan değilsin Necati..

OKTAY -- Yanılmışsınız işte hanımefendi.Demek ki Necati,sizin bildiğiniz gibi değilmiş...Otuz beş senedir anlayamamışsınız Necati'yi..O artık senin bildiğin Necati değil.Biz birbirimizi seviyoruz.

AYŞE -- Eeee??

OKTAY -- Sevgi her güçlüğü yener...

AYŞE -- Necati bi müsade et,vallahi fazla sürmez,bi öldüreyim şunu.Ceza da vermezler,ağır tahrik var..

OKTAY -- Hadi kızım,hadi kızım..güle güle,güle güle..Geçti Necati'nin pazarı,sür eşeğini Niğde'ye..

AYŞE -- ULAN GEBERTİRİM SENİ!!....Necati lütfen...Sen erkeksin Necati...Sen eşcinsel değilsin...Eşcinsel olsan,duygulu,duyarlı,ince biri olurdun.Sen öyle değilsin.sen öküzün tekisin.Evliliğimiz boyunca bi akşam eve gelirken elinde çiçekle gelmedin..Yani sen erkeksin...

OKTAY -- Belki de Necati,sizin yüzünüzden böyle olmuştur.Hiç böyle düşündünüz mü Ayşe hanım?..

AYŞE -- Ne diyorsun sen be?.Niye benim yüzümden olacakmış??

OKTAY -- Erkeklerin eşcinselliğe yönelmelerinin sebeplerinden biri de kadınlardır..Sizde bulamadığı,cimrilik edip de vermediğiniz sevgiyi başka yerlerde arar bazı erkekler.

NECATİ -- Peki sen niye böyle oldun?.Sen de mi sevgi göremedin?

OKTAY -- Yok,benim içimde vardı...Mesele eşcinsellik meselesi değildir Ayşe hanım,mesele sevgi meselesidir...

AYŞE -- Yani Necati,bende bulamadığı sevgiyi sende mi buldu?

OKTAY -- Evet,bende buldu.

AYŞE -- Nerende buldu?..Senin her tarafın sevgi olsa ne olur be?..

OKTAY -- Benim her tarafım sevgi...Benim içim dışım sevgi..Denizde kum bende sevgi..İstersen sana da verebilirim sevgimi.Bizim gönül kapımız herkese açıktır.yalnız gönlüme girerken ayakkabılarını çıkar da,gönlümü kirletme..Hah haaayy..Espiri de yaparım,çocuk da yaparım,kariyer de yaparım.Çatla da patla!.

AYŞE -- Necati,bi izin ver,gitmeden önce yolluk niyetine,şunu bir güzel döveyim de gideyim..

NECATİ -- (Engeller)

AYŞE -- Yazıklar olsun sana Necati...35 yıl bir erkek olarak evliliğimize hizmet ettin.Cinsel kariyerini bir anda buruşturup çöpe atıyorsun..

Sen eşcinsel olamazsın.Yapma böyle..Yanlış bu..Ayıp..Günah..Cehennemde yanacaksınız Necati!..

NECATİ -- (Önüne katar,Ayşe'yi çıkarır)

OKTAY -- Aman Allahım,ne kadar homofobik bir kadın...Ne kadar ön yargılı,ne kadar bencil,başka renklere,başka düşüncelere,başka hayatlara tahammülü olmayan bağnaz bir kadın..

"Cehennemde yanacakmışız..."

Sen sanki cennette denize gireceksin!...

Sen önce kendi hayatına bak..Kendi sevaplarına,kendi günahlarına bak!..Cennet-Cehennem,kimsenin tapulu malı değil..Haksız mıyım Necoş?...

(Necati'nin elinden tutar)

"Katmer katmer gül açar gönlümdeee

Hani o gülüşüün var yaaa..."

(Necati,tuhaf bir şekilde güler)

Söz ver bana Necoş..Hayatımız hep mutluluk içinde geçsin..Hep şarkı söyleyelim,hep dans edelim..

"Aklımdan çıkmaz bütün ömrümceee
O çapkın gülüşün var yaaa..."
(Necati,çapkın gülüşünü gösterir)

(Oktay,Necati'nin elinden tutar,seke seke,şarkıyı söyleyerek mutluluk içinde sağdan çıkarlar..)


(Müzik..Perde..Dördüncü tablo'nun sonu)

                                 (DÖRDÜNCÜ TABLO'NUN SONU)


                                                             ..........................




                                               (BEŞİNCİ TABLO)




(6 ay sonra...

Fondan,"dış ses"ten "Altı ay sonra"yı duyarız...

Lokanta'da...

Oktay,yerleri paspaslıyor...(Üzerinde erkek kıyafetleri vardır ama sesi biraz daha kadınsıdır.)

Necati,her zamanki gibi,masada,sessiz,suratsız,faturalarla,fişlerle meşgul...

Oktay'ı bir süre paspas yaparken izleriz...)


OKTAY -- Elektrik faturasını yatırdın mı Necati?...

NECATİ -- (Ses yok..Kendine kapanmış..)

OKTAY -- Sana diyorum Necati,elektrik faturasını yatırdın mı?...Yarın son günü,yatırmadın mı

cezaya giriyor...

(Paspas yaparak yanına gider)

Ay Necatiii,sana kaç kere söyledim,dükkana girerken ayakkabılarını kapının önündeki paspasa sil diye?...İnadına mı yapıyorsun,anlamıyorum ki.Kaldır ayaklarını!.

(Necati,ayaklarını kaldırır,Oktay o kısmı da paspaslar.)

Akşama annem yemeğe gelecek,biyere kaybolma...

Duydun mu Necati?.Akşama annem gelecek dedim,biyere kaybolma...

Annem giderken,ben de onunla gideyim diyorum.Bayramı annemde geçireyim..Çamaşırdı,bulaşıktı,ev işleri,lokantanın işleri derken,çok yoruldum Necati,biraz dinlenmek istiyorum..Bir hafta sonra sen gelir alırsın beni annemden...
Ne diyorsun?...

Necati sana diyorum!..

Necati duymuyor musun beni??..

AY NECATİ!!!...(Cırlak bir kadınsı sesle bağırarak)

Deli edersin sen insanı!!!...

Konuşsana!..Bişey söylesene!!...

(Necati'de tık yok..)

Allahım nerden düştüm bu adama?...

(Bir yandan paspas yaparken..)

Saçımı süpürge ediyorum,yine de yaranamıyorum....

Ah güzel anneciğim söylemişti bana "Oğlum,o adamdan sana koca olmaz" demişti....

Dinlemedim annemiii...

Demişti güzel anneciğim "O adamdan sana koca olmaz oğlum" demiştiii...

Yazık ettim kendime,yazık ettiiim...

Beni ne doktorlar,ne mühendisler istedi de gitmediiim...

Beni ne mütahitler,ne mimarlar istedi de gitmediiim...

Beni ne..

NECATİ --"...marangoz."

OKTAY -- Marangozlar,mobilyacılar istedi de gitmediiim...


(Soldan,Necati'nin "eski" karısı Ayşe girer..)


AYŞE -- NECATİ??!!...

Necati,ne oldu sana?...

Ne hale gelmişsin Necati?..

Zayıflamışsın Necati...Bir deri bir kemiğe dönmüşsün...İyi bakmıyor mu bu cadaloz sana!

(Necati'ye sarılır,sever,okşar)

Vah  zavallı Necatiii..Altı ayda ahın gitmiş vahın kalmış seniin..Altı ayda yemiş bitirmiş seni bu cadaloz..Bitmiş Necati..Necati'nin "Neca"sı gitmiş,"ti"si kalmış...Ah Necatiii...Vah Necatiii..

OKTAY -- HOOP...HOOOOP...NE OLUYOR?.NE OLUYOR??...

Senin ne işin var burda??..

AYŞE -- Ne demek ne işin var?..Ben onun karısıyım.Benim yerim,onun dizinin dibi..(Dizinin dibine oturur) İşte tam da burası..Bu,kocamın dizi,burası da dizinin dibi.Bu bölge bana ait..

OKTAY -- Hadi ordan be,manyak karı,kalk git şurdan,erkeğimden uzak dur!.(Kolundan tutup,Necati'den uzaklaştırır.)

Necati'nin seninle işi bitti..Necati artık seni sevmiyor,anlamıyor musun?..

AYŞE -- Sevmiyorsa o zaman niye aradı beni?

OKTAY -- Kim aradı?

AYŞE -- Necati aradı."Gel" dedi,"Sana ihtiyacım var" dedi..

OKTAY -- NECATİ??..

NECATİ -- Efendim? (sakin)

OKTAY -- Doğru mu söylüyor?

NECATİ -- Kim?

OKTAY -- Ayşe..

NECATİ -- Hangi Ayşe?

OKTAY -- Necati,saçmalama..Karın Ayşe..Eski karın Ayşe..Karını arayıp "Sana ihtiyacım var" mı dedin??

NECATİ -- Evet..

AYŞE -- Necatim..Aşkım benim...(Yanına gider) Sen merak etme hayatım,geldim ben artık,kötü günler geride kaldı.Bundan sonra seninle ben ilgileneceğim...(Kocasının yüzünü okşar,öper)

OKTAY -- (Gücenmiştir) Demek,eski karını geri çağırdın Necati?...Benim gitmemi mi istiyorsun?

AYŞE -- (Sevgiyle kocasının yüzünü öpmeye devam eder) Aşkım benim.Necatim..Senin kıymetini bilememişim ben.Sensiz kalınca anladım,seni ne kadar sevdiğimi.Bundan sonra seni hiç bırakmayacağım..

OKTAY -- Necati,sana bişey sordum!

NECATİ -- Ne sordun?

OKTAY -- Bitti mi ilişkimiz?.Benim gitmemi mi istiyorsun?..

NECATİ -- Hayır.

AYŞE -- Ne diyorsun Necati?..Ben geldim ya hayatım?.Onun işi bitti,gitsin!.Defolsun gitsin!.

NECATİ -- Hayır.

OKTAY -- Oooh,gördün mü?..Benim gitmemi istemiyor..Asıl sen gideceksin!..Demek ki canı çekmiş,seni bikere görmek istemiş..Gördünüz birbirinizi,hadi güle güle,güle güle!...

AYŞE -- Necati,beni bir kere görmek için mi çağırdın?

NECATİ -- Hayır.

AYŞE -- Gitmemi istiyor musun??

NECATİ -- Hayır.

AYŞE -- Kalmamı mı istiyorsun?

NECATİ -- Evet.

OKTAY -- O kalıyor,ben mi gidiyorum?

NECATİ -- Hayır.

OKTAY -- Ben de mi kalıyorum??

NECATİ -- Evet.

AYŞE -- Nasıl yani Necati,nasıl yani?..İkimizin de kalmasını mı istiyorsun??..

NECATİ -- Evet..

OKTAY -- Üçümüz birlikte?..Birarada??

NECATİ -- Evet.

AYŞE -- Sen-ben-Oktay,beraber??

NECATİ -- Evet.

OKTAY -- Ne diyorsun sen Necati?..Sen şimdi,eski karını benim üzerime "kuma" mı getiriyorsun???

AYŞE -- Öyle mi oluyor?

OKTAY -- Öyle oluyor tabi,nasıl olacak başka?

AYŞE -- Ben kuma muma gelmem...Saçmalama Necati,ben kuma olmam..

OKTAY -- Sen olsan da ben ister miyim?..Hayatta olmaz!.Ben üzerime kuma istemem!..

AYŞE -- Olacak şey mi canım?.Ne kuması?..Hangi çağda yaşıyoruz?..Mümkün değil!..(Kocasının yanından kalkar,uzaklaşır,ikisi de şiddetle itiraz ederler..) Yapamam!..Ben kuma olmam!..

OKTAY -- Ben hayatta üzerime kuma istemem!..A-aa,deli mi ne?..Hem de eski karısı?..Eski karısını benim üzerime kuma getiriyor?..Asla olmaz..İmkanı yok!.Mümkün değil!.

AYŞE -- Bizim de bir gururumuz var canım..Ben kimsenin üzerine kuma gitmem.Ölürüm de gitmem..

OKTAY -- Olmaz..Mümkün değil..Kabul etmem.Hayatta olmaz..Ben üzerime kuma istemem..Hem mümkün değil,hem imkansız..Hayatta olmaz..Kesinlikle olmaz..Asla...


(Müzik..Perde..Beşinci tablo'nun sonu)



                                     (BEŞİNCİ TABLO'NUN SONU)

                                                               ........................



                                              ( ALTINCI TABLO)




(Evde...Oktay ve Ayşe yan yana oturmuşlar,örgü örüyorlar...

Oktay şapka,Ayşe kazak örüyor...)



OKTAY --Ne örüyorsun?

AYŞE -- Kazak örüyorum..

OKTAY -- Kime örüyorsun?

AYŞE -- Necati'ye örüyorum..

OKTAY -- Niye örüyorsun?

AYŞE -- Sıcak sıcak giysin diye....

(Sakinler..dikkatleri örgülerinde,sohbet havasındalar..)

AYŞE -- Sen ne örüyorsun?

OKTAY -- Şapka örüyorum..

AYŞE -- Kime örüyorsun?

OKTAY -- Necati'ye örüyorum..

AYŞE -- Niye örüyorsun?

OKTAY -- Kafasına taksın,kafayı üşütmesin diye....

(Kısa bir süre,örgü örerlerken izleriz..)

OKTAY -- Hani kimsenin üzerine kuma gitmezdiniz hanımefendi?..Ne oldu?..Kıçınızın üstüne oturup kaldınız??..

AYŞE -- Necati,kal diye yalvardı,o yüzden kaldım..

OKTAY -- Yalan söyleme,Necati sana kal diye yalvarmadı..

AYŞE -- Kalmasaydım yalvaracaktı..Yalvartmayayım dedim adamı...

OKTAY -- Gidecek yerin yok değil mi?

AYŞE -- Yok valla...

OKTAY -- İyi..Kardeş kardeş yaşayıp gideriz burda...

(Örgülerine devam ediyorlar)

AYŞE -- Sen niye razı oldun?..Hani üzerine kuma istemezdin?..

OKTAY -- Necati'yi çok sevdiğim için razı oldum..

AYŞE -- Üzerine kuma getiren adamı mı seviyorsun?

OKTAY -- Yaaani...

AYŞE -- Sen Necati'ye şapka örüyorsun ama Necati yün şapka takmaz.Eskiden bir ara fötr şapka takardı.

OKTAY -- Niye daha önce söylemiyorsun kızım?..Söylesen,fötür şapka örerdim...

(Örgüyü kenara bırakır)

Bana bak,seninle bir konuda anlaşalım,sonradan tatsızlık çıkmasın Ayşe..

AYŞE -- Ne konusu?

OKTAY -- Biliyorsun,sen,benim üzerime kuma geldin..Bu evin birinci hanımı benim..Sen ikinci hanımsın.Haddini bileceksin!

AYŞE -- Tamam canım,bişey demedim....(Kaderine razı bir tavırla)

OKTAY -- Öyle olur olmaz her işe karışmak,her şeye burnunu sokmak yok.Necati'yle ben ilgileneceğim..

AYŞE -- Ben ne yapacağım peki?

OKTAY -- Ben sana yapacak bişeyler bulurum..Benim yetişemediğim yerlerde,söylerim,yardım edersin bana..

AYŞE -- Tamam..

OKTAY -- Necati'nin yemeğini,çamaşırını,bulaşığını,herşeyini ben yapacağım.Ben söylemeden,Necati'nin hiçbişeyine dokunmayacaksın!..

AYŞE -- Çamaşırlarını birlikte yıkasak?..Kazaklarını sen yıka,gömleklerini ben yıkayayım..Atletlerini sen yıka,külotlarını ben yıkayayım..

OKTAY -- HAYIR!!...Necati'nin kıyafetlerine el sürmeyeceksin!..

AYŞE -- Hiç olmazsa çoraplarını ben yıkayayım?..

OKTAY -- Ay tamam tamam,çoraplarını yıkayabilirsin...Zaten hiç sevmem çorap yıkamayı..Nefret ederim çoraptan..Bak!..Bırak yıkamayı,giymiyorum bile..(Bir ayağını ayakkabısından çıkarır,ileri uzatıp,çıplak ayağını gösterir,kadın gibi de parmaklarını öne büker) Kendimi bildim bileli çorap giymem.

AYŞE -- Ayakların çok güzelmiş..

OKTAY -- Güzel olacak tabi...Her akşam yatmadan önce losyonlarla,kremlerle saatlerce ovalıyorum ayakcıklarımı..Yumuşacıklar valla,kuzu eti gibi..

AYŞE -- Ayakların kaç numara?

OKTAY -- SANA NE!!!...(Ayağını ayakkabısının içine aceleyle sokar) Benim ayaklarım,taraklı,o yüzden büyük görünüyor...

NECATİ GELDİ!!..

(Soldan Necati,eve gelir..Elinde bir buket çiçek vardır)

OKTAY -- (Necati'yi sevinçle karşılar) Ay elinde çiçekle eve mi gelirmiş Necati!..

Ay yerim ben senin çiçeklerini!..Benim romantik erkeğim!..

(Çiçekleri elinden alır,yanağından öper)

Hoşgeldin Necati..

(Çiçekleri koklar)

Ay çok güzel kokuyorlaaar...

Teşekkür ederim Necati,çok düşüncelisin...

AYŞE -- (Kenarda dikilmiş,acıklı bir suratla onları seyretmektedir.)

OKTAY -- KIZ NE DİKİLİYORSUN ORDA!!!

Al şu çiçekleri,götür vazoya koy!..

AYŞE -- Tamam!...(Azarlanmış bir çocuk gibi telaşla koşarak çiçekleri alır çıkar)

OKTAY -- (Arkasından) Sakın koklama çiçekleri.Kurutursun...Tıpkı Necati'yi kuruttuğun gibi...

Hoşgeldin Necati.Nasılsın?..Nasıl geçti günün?..Biz de,pazar günü diye yaydık kendimizi,dedikodu yapıyorduk kumamla..Çıkar ceketini,rahatla..(Necatinin ceketini sırtından alır,oturtur)

AYŞEEE!...

( Hizmetçiye seslenir gibi,Ayşe'ye seslenir)

AYŞE -- Geldim geldim...(Çiçekleri koyduğu vazoyla birlikte,telaşla girer) Çiçekleri vazoya koydum,vazoyu nereye koyayım??

OKTAY -- Neresi müsaitse oraya koy!..Kızım,görmüyor musun koskocaman masayı?..

AYŞE -- Tamam..

OKTAY -- Çabuk çabuk,sallanma...
Al şu Necati'ciğimin ceketini,götür dışarıya as.Gelirken de terlik getir Necatiye..

AYŞE -- Başüstüne!...(koşarak ceketi alır,çıkar)

OKTAY -- (Arkasından) ÖĞRETECEM BEN SANA EV KADINLIĞINI,ÖĞRETECEEMM!!...

Mum gibi yapacağım seni,mum gibi...

Otuzbeş sene yan gelip yatmışsın sen bu evde!..Ev kadınlığı,yan gelip yatma yeri değildir!..

AYŞE -- (Terlikleri koştura koştura getirir,Necati'nin ayaklarının önüne bırakır)

OKTAY -- Atma öyle,atma öyle!..Giydir ayağına!..

AYŞE --  Peki...(Azarlanmış çocuk gibi,dediğini yapar)

OKTAY -- Şimdi git oraya,köşede bekle!.

AYŞE -- Tamam...(köşeye gider,ellerini önünde birleştirir,ezik bir tavırla bekler)

OKTAY -- Nasıl geçti günün Necati?..Çok balık tutabildin mi?..Dur sana masaj yapayım.Masaj yapayım da rahatlatayım erkeğimi,evimin direğini...(Arkasına geçer,omuzlarına,alnına masaj yapmaya başlar)

AYŞE -- (Kıskanır) Ben de ayaklarına masaj yapayım mı?

OKTAY -- HAYIR!!..Sen yemeği hazırla!.Acıkmıştır Necati.

AYŞE -- Tamam...(Dışarı fırlar)

OKTAY -- (Masaja devam ederken) Ah Necatiii...Kimbilir 35 sene ne çekmişsindir sen bu kadının elinden?....Ay,hiçbişeyden anlamıyor bu kadın ayol.nerden aldın sen bunu?."Bi milyoncu".dan mı aldın?...Ama sen hiç merak etme,ben onu adam edeceğim..

NECATİ -- (Kafasını kaldırıp bakar)

OKTAY -- Yani,ben onu"kadın edeceğim" demek istedim.....

(masajı abartır,kaşını gözünü çekiştire çekiştire yaparken....)

( Müzik..Perde..Altıncı tablo'nun sonu)


                                        (ALTINCI TABLO'NUN SONU)


                                                                .........................




                                               (YEDİNCİ TABLO)




3 ay sonra...

Sahneden "3 ay sonra" yazan bir yazı geçirilir veya fondan dış sesle belirtilir...

Lokantada..

AYŞE VE OKTAY...

Biri,masaları düzenliyor,öbürü süpürge fırçayla yeri süpürüyor..


AYŞE -- (Masaya yaslanır,elinin tersiyle alnının terini siler) Aaaah ah!...

OKTAY -- Ne oldu kız?.Niye ah çektin?

AYŞE -- Keşke erkek olsaydım...

OKTAY -- Aaaah,ah!..

AYŞE -- Sana ne oldu?

OKTAY -- Keşke ben de erkek olsaydım...

AYŞE -- Kadınlık eziyet valla,her işi biz yapıyoruz,yine de yaranamıyoruz erkek milletine..

OKTAY -- Haklısın valla.Üstelik,her işi biz yapıyoruz,yine de yaranamıyoruz erkek milletine.

AYŞE -- Valla çok doğru söylüyorsun...Kadın olmak demek,çile çekmek demek..Kadın olmak demek,hor görülmek,aşağılanmak demek..İkinci sınıf insan yerine konmak demek..

OKTAY -- Siz yine ikinci sınıf olduğunuza şükredin...Bizi sınıfa bile almıyorlar... 
Ama şekerim,ben ne yapayım?...Ben buyum işte...olduğumdan başka biri gibi davranamam ki...
Asıl sahtekarlık,asıl ahlaksızlık,olmadığın biri gibi davranmaktır.Haksız mıyım?..

AYŞE -- Haklısın ama haklı olmak yetmiyor..Aynı zamanda güçlü olmak gerekiyor.Bu dünya,güçlülerin dünyası...Oktay,biliyor musun?..

OKTAY -- Neyi biliyor muyum?

AYŞE -- Sen aslında fena bir adam değil mişsin...Yani "adam" derken,lafın gelişi öyle diyorum.İyi bir insanmışsın,demek istedim..

OKTAY -- Gerçekten mi?..Öyle mi düşünüyorsun benim hakkımda?.(Hoşuna gider)

AYŞE -- Evet,öyle düşünüyorum...Biliyorsun,ben senin üzerine kuma geldim..

OKTAY -- Evet biliyorum,sen benim üzerime kuma geldin.

AYŞE -- Başlarda biraz sıkıntı çektik ama sonra iyi anlaştık..Bana kuma olduğumu hiç hissettirmedin,ALLAH SENDEN RAZI OLSUN...

OKTAY -- Rica ederim,ne demek?..Önemli olan insanlık...Allah var,sen de iyi kuma'sın...Senin kumaşın iyi...Bir dediğimi iki etmedin.Allah herkese,senin gibi kuma nasip etsin..

AYŞE -- Gerçi kocamı elimden aldın ama o ayrı konu..

OKTAY -- O ayrı konu,onu karıştırma..

AYŞE -- Çok kibarsın..Naziksin...Duygulusun..Anlayışlısın..Kadın ruhundan anlıyorsun.Keşke Necati de senin gibi olsaydı.

OKTAY -- Necati zaten benim gibi ayol..

AYŞE -- Öyle demek istemedim.Keşke Necati de senin gibi kadın ruhundan anlayabilseydi..
Necati,bırak kadın ruhundan anlamayı,tuz ruhundan bile anlamıyor.Bigün bakkala gönderdim tuz ruhu al diye,çamaşır suyu aldı geldi..

OKTAY -- Sen de iyi kadınsın Ayşe...Seni yakından tanıdıkça,o sert kabuğunun altında..o uyuz karının içinde..aslında çok yumuşak,çok tatlı bir insan olduğunu görebiliyorum...(Yaklaşır,ellerini tutar)  Ne derler bilirsin.En lezzetli meyveler,kabuğu en sert olan meyvelerdir...(Gözlerine bakarak)
Keşke....

AYŞE -- Keşke ne?

OKTAY -- Yok bişey..

AYŞE -- Söyle hadi,ne diyecektin?

OKTAY -- Yok,söylemeyeceğim.

AYŞE -- Lütfen söyle!.

OKTAY -- Söylemeyeceğim!.(Çocuk gibi..)

AYŞE -- Lütfen lütfen!

OKTAY -- Bana ne,bana ne!..

AYŞE -- Bak,gıdıklarım ama...(Gıdıklayacakmış gibi ellerini kaldırır)

OKTAY -- Tamam tamam,söyleyeceğim....

AYŞE -- Ne?..

OKTAY -- Keşke seninle,daha önce...Necati'den önce tanışsaydım...

AYŞE -- Niye??

OKTAY -- Ben hep böyle değildim...Seninle tanışsaydım,belki de değişmezdim,erkek kalırdım..

AYŞE -- Sahi mi??..

OKTAY -- Senin gözlerin ne renk?

AYŞE -- Kahverengi..

OKTAY -- Olsun...Senin bakışların güzel...

AYŞE -- Teşekkür ederim...AYY!

OKTAY -- Ne oldu?

AYŞE -- Gözüme bişey kaçtı..(Kırpıştırır,parmağıyla çıkarmaya çalışır)

OKTAY -- Dur,dur,karıştırma..İyice kaçıracaksın içine.Bırak,ben çıkarayım...(Gözlerine yaklaşır)
Keşke gözlerinin içine kaçan ben olsaydım...Şimdi burdan balıklama gözlerine dalsam...yüzsem yüzsem kalbine ulaşsam....

AYŞE -- Ne diyorsun Oktay??..
(gözünü kırpıştırıp,kaçan şeyi çıkarır)

OKTAY -- Valla bilmiyorum Ayşe..Son zamanlarda bana bişeyler oluyor..Seninle sürekli beraberiz,birlikte bişeyler yapıyoruz,birbirimize dokunuyoruz,sürtünüyoruz,elim eline değiyor...Seninle yakınlaştıkça bende bazı kıpırtılar olmaya başladı...

AYŞE -- "Kıpırtı" derken?..

OKTAY -- Beni heyecanlandırıyorsun...Beni değiştiriyorsun...Beni erkekleştiriyorsun...Galiba ben erkek oluyorum Ayşe...Elimde olmadan sana doğru çekiliyorum...Emin olmam için seni dudaklarından öpmem lazım,bakalım hoşuma gidecek mi?.(Öpmek için eğilir)

AYŞE -- (Göğsünden iter,engeller) Ne yapıyorsun Oktay?..

OKTAY -- Ben galiba senden hoşlanıyorum Ayşe...

AYŞE -- Peki Necati ne olacak?,,

OKTAY --Necati için benim aklımda bişey var ama...

AYŞE -- Ne var aklında?.

OKTAY -- Valla bilmiyorum ki,olur mu?

AYŞE -- Nedir,söyle sen..

OKTAY -- Pek iyi bir fikir değil gibi ama yine de işe yarar gibi geliyor bana.

AYŞE -- Söylesene,nedir aklındaki?

OKTAY -- Ben diyorum ki..

AYŞE -- Ne diyorsun?

OKTAY -- Necati'yi öldürelim!..

AYŞE -- AAAA!...Ne diyorsun sen Oktay?.Delirdin mi?..Ben karıncayı bile incitemem.

OKTAY -- İncitmeyeceğiz,öldüreceğiz...

AYŞE -- Sen aklını mı kaçırdın Oktay?.Olmaz..Hayatta olmaz.Katil olamam ben.

OKTAY -- Korkmana gerek yok,biz katil olmayacağız...

AYŞE -- Nasıl olacak peki?

OKTAY -- Kiralık katil tutacağız...

AYŞE -- Haaaa...Öyle söylesene...Kiralık katili nerden bulacağız?

OKTAY -- Benim tanıdıklarım var,ben bulurum,sen gider görüşürsün..

AYŞE -- Tamam o zaman,sen kiralık katil işini hallet,ben de mutfağa gidip yemeklere bakayım.

OKTAY -- Olur...

(Oktay soldan,Ayşe sağdan,çıkarlar..)


(Müzik..Perde..Yedinci tablo'nun sonu)



                                          (YEDİNCİ TABLO'NUN SONU)


                                                               ...........................




                                                 (SEKİZİNCİ TABLO)




( Ayşe'nin "Kiralık katil"le buluşması....

Kafe gibi bir yer...Kiralık katil önceden gelmiş oturmuş,bekliyor..

Ayşe girer...Eşarp,siyah gözlük takmış,kendisini gizlemeye çalışmış...Ürkek,tedirgin etrafını kollayarak girer,kiralık katil'in masasına yaklaşır...)



AYŞE -- İyi günler..Kiralık katil?

KATİL -- Evet benim.Hoşgeldiniz,buyrun oturun..

AYŞE -- Hoşbulduk...(Oturur) Nasılsınız?

KATİL -- Teşekkür ederim,siz?

AYŞE -- Çok mersi...Biz sizi şey için rahatsız ettik..Bi cinayet işimiz vardı da..

KATİL -- Anlıyorum..Hallederiz..Kadın mı erkek mi?

AYŞE -- Valla,erkek..diyemiyorum...Kadın da,diyemiyorum....Kendisi eskiden kocam olurdu.kocamı öldürmenizi istiyorum.

KATİL -- Kocanızı neden öldürtmek istiyorsunuz?

AYŞE -- Çünkü beni aldattı...

KATİL -- Vay şerefsiz!...Sizden yüzde on daha az para alacağım.

AYŞE -- Neden?

KATİL -- Şerefsizlere yüzde on indirim yapıyorum..

AYŞE -- Üstelik de beni,ikimizin de tanıdığı,çok yakınımızdaki biriyle aldattı..

KATİL -- Vay namussuz!...Yüzde on da "Namussuz indirimi" yapıyorum..

AYŞE -- Üstelik de beni aldattığı kişi,bir erkek.

KATİL -- Vay ahlaksız!..Yüzde on "ahlaksız indirimi" yapıyorum..

AYŞE -- O da yetmezmiş gibi,bir de beni,o aldattığı erkeğin  üzerine kuma getirdi,

KATİL -- OHAA!...Yüzde yirmi "Oha indirimi..."

AYŞE -- Çok teşekkür ederim..En son kaça olur bu iş?.Kocamı kaça öldürürsünüz?

KATİL -- Bi hesap yapalım..(Hesap makinası çıkarır,hesaplar)..Şerefsiz..Namussuz..Ahlaksız..Bir de kuma indirimini düşerseek..
Kocanız kaç yaşında?

AYŞE -- Ellibeş yaşında.

KATİL -- Yaş başına bin lira desek,ellibeş bin liraya öldürürüm..

AYŞE -- Ay,ellibeş bin lira çok değil mi?.Biraz indirim yapamaz mısınız,ayağım alışsın..

KATİL -- Olmaz hanımefendi,kurtarmaz..

AYŞE -- Lütfen ama...Ben size müşteri de getiririm.Kocasından nefret eden bisürü arkadaşım var..

KATİL -- Kurtarmaz hanımefendi.Benim bir ekibim var,bu işi birlikte yapacağız.Biri tutacak,biri vuracak,biri cesedi taşıyacak,biri gömecek,biri "hani bana hani bana" diyecek..Hepsi ayrı para.Kuran çarpsın masraflar çıktıktan sonra bana beş bin lira ya kalıyor,ya kalmıyor..

AYŞE -- Hay Allah...Valla ben bu kadar pahalı olduğunu bilmiyordum..Bizim memleketimizde insan hayatı çok ucuz olduğu için,ölümü de ucuz olur diye düşünmüştüm..

KATİL -- En son yuvarlak 47'ye yaparım..

AYŞE -- Ay o da çok...

KATİL -- Sizin ne kadar paranız var?.Nasıl bişey istiyorsunuz?..

AYŞE -- Valla hiç farketmez.Ölsün de nasıl ölürse ölsün.

KATİL -- Fiş almazsanız,40 bine olur.

AYŞE -- Ay 40 bin de çok..Bizim hiç o kadar paramız yok.Çok özür dilerim,sizi de boşuna yordum.(Kalkar)  Artık biz kendimiz bişeyler yapmaya çalışacağız..Çok teşekkür ederim.İnşallah başka bi sefer..Size hayırlı cinayetler diliyorum,hoşçakalın.....


(Müzik..Perde..Sekizinci tablo'nun sonu)



                                         (SEKİZİNCİ TABLO'NUN SONU)


                                                                ...........................


                                                 (DOKUZUNCU TABLO)




(FİNAL)




(Evde...

Necati,arkada,çekyat'a uzanmış uyuyor,motor gibi horluyor..

Bir süre izleriz...

Ayşe ve Oktay girerler...Önde Ayşe,arkasında Oktay..

Ayşe'nin elinde,iki ucundan tuttuğu bir yastık vardır.Necati'yi boğarak öldüreceklerdir..

Ayaklarının ucunda,ses çıkarmamaya çalışarak girerler.Kuş gibi ürkek ve heyecanlıdırlar.

Korkarak yaklaşırlar,alçak sesle konuşurlar...)



OKTAY -- Uyuyor mu?..

AYŞE -- Uyuyor tabi,görmüyor musun,horluyor..

OKTAY -- Doğru söylüyorsun,uyumasa horlamazdı...

AYŞE -- Sessiz ol...(Yaklaşırlar)

OKTAY -- Ayşe ben çok korkuyorum...

AYŞE -- Hani erkek olmuştun?

OKTAY -- Erkekler korkmaz mı?.

AYŞE -- Korkmaz.

OKTAY -- İyi o zaman,korkmayayım..

AYŞE -- Yastığı suratına bastıracağız,bitecek bu iş.Necati'den kurtulacağız..

OKTAY -- Ya birden uyanırsa?.

AYŞE -- Uyanmaz.Yemeğine uyku ilacı karıştırdım,top atsan uyanmaz.

OKTAY -- Yemeğine ilaç karıştıracağına fare zehiri karıştırsaydın ya?

AYŞE -- Fare zehiri benim de aklıma geldi ama sonra vazgeçtim.

OKTAY -- Niye?

AYŞE -- Necati fare değil ki..

OKTAY -- Ay yazık adama kız..Uyanıkken öldürseydik keşke.

AYŞE -- Niye?

OKTAY -- Uyanıkken öldürürsek,öldüğünü bilir adamcağız..Şimdi öldü mü,ölmedi mi,hiçbişey anlamayacak zavallı..

AYŞE -- Hazır mısın?.Birlikte bastıracağız yastığı.

OKTAY -- Çok heyecanlıyım,bu benim ilk cinayetim..

AYŞE -- Haydi!

OKTAY -- Hay Allah!

AYŞE -- Ne oldu?

OKTAY -- Tuvaletim geldi.

AYŞE -- Büyük mü,küçük mü?

OKTAY -- Büyük..Heyecanlanınca geliyor..

AYŞE -- Tut biraz.

OKTAY -- Yastığı mı?

AYŞE -- Hayır,kıçını....Hazır mısın?

OKTAY -- Hazırım.

AYŞE -- Bir..iki...


(Yastığı suratına bastıracakken,sırtüstü yatan Necati,gürültüyle onlara doğru döner,çığlık atarak kaçarlar)

AYŞE -- AYYYY!..

OKTAY -- AYYYYY!..


(Necati,uyumaya devam eder,bir süre beklerler)

AYŞE -- Ben yapamayacağım,al sen yap!..

OKTAY -- Olmaz,ben yapamam..

AYŞE -- Ne demek "Ben yapamam"?..Erkek olmadın mı sen?.Erkek değil misin?.Hadi yap şunu,sen erkeksin,yaparsın..

OKTAY -- Ver gazı,ver gazı.Erkekler gazla çalışıyor nasıl olsa...Tamam,ver,uyanacak şimdi,ikimizi de yakalayacak...

(Yastığı alır,Necati'ye yaklaşırlar,tam yastığı bastıracaklarken,Necati yine gürültüyle,yan pozisyonundan,sırtüstüne döner,çığlık atarak kaçışırlar)

OKTAY --AYYYY!...

AYŞE --AYYYY!...

OKTAY -- Yok kız,yapamam ben..(Yastığı atar)  Ben kimseyi öldüremem.Katil değilim ben.

AYŞE -- Ben de değilim...

OKTAY -- Ben bundan sonraki hayatımı bir cinayetin üzerine kuramam..

AYŞE -- Ben de öyle..

OKTAY -- Mutlu olmak için bizim buna ihtiyacımız yok.

AYŞE -- Haklısın.Mutlu olmak için,Necati'nin dirisine de,ölüsüne de ihtiyacımız yok..

(Necati uyanır)

NECATİ -- (Esner)  Amma uyumuşum..Sanki yemeğime uyku ilacı katılmış anasını satayım,ceset gibi uyuyup kalmışım...N'apıyorsunuz??

OKTAY -- İyiyiz Necati..Hazır uyanmışken vedalaşalım senle..

NECATİ -- Ne vedası?.Biyere mi gidiyorsun?

AYŞE -- Yalnız gitmiyor Necati,ben de onunla gidiyorum..

NECATİ -- Nereye?

OKTAY -- Mutlu olmaya....Az daha yanlış bişey yapıyorduk,seni uykunda boğacaktık.

NECATİ -- Niye?

AYŞE -- Bize engel olma diye...

NECATİ -- Size niye engel olayım ki?

OKTAY -- Çünkü biz birbirimizi seviyoruz..

NECATİ -- Sen?..Ayşe'yle birbirinizi seviyorsunuz?..

OKTAY -- Evet...

NECATİ -- Bunu bana yapamazınız.Beni bırakamazsınız..

OKTAY -- Yaptık bile...Hoşçakal Necati...

AYŞE -- Hoşçakal...

NECATİ -- Gidemezsiniz!..Beni bırakamazsınız!..Ben sensiz..pardon,ben sizsiz yaşayamam!

(Oktay ve Ayşe çıkarlar)


NECATİ -- (Ağlamaklı) Yapmayın!..Etmeyin!..Gitmeyin!..Beni yalnız bırakmayın,size ihtiyacım var!...

(Bekler..Gittiklerinden emin olduktan sonra,telefonunu çıkarır,yeni sevgilisini arar)


NECATİ -- "ALOOO???...HASAN??...NERDESİN AŞKIM?. BURDAYIM AŞKIM...

Evet,gittiler..Ben onlardan nasıl kurtulacağımı düşünürken,onlar benden kurtuldular...Evet yalnızım.

(kulağında telefonla konuşarak çıkışa yürür)

Hasancım,aşkım,sana bişey soracaktım.senin bir kız kardeşin vardı,ne oldu o?..Yarın akşam birlikte bana gelsenize..Oturur televizyon seyrederiz......(Çıkar)



(Müzik..Perde..Oyun sonu)



                                       BİTTİ






Yazan : Yücel Ziko                                                                                                              










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder